Hicazın Caza Karıştığı Gece: İş Sanat'ta Virtü-Öz Türküler

Müzik bazen türler ve kültürler arasındaki sınırların, sınıflandırmaların ortadan kalktığı bir noktaya ulaşıyor ve dinleyiciye uzak olduğu (ya da uzak olduğunu düşündüğü) farklı türlerle tanışma, onlardan zevk alma imkanı sağlıyor. Geçtiğimiz gece İş Sanat’ta gerçekleşen, Hüseyin Sermet, Fora Baltacıgil, Hüsnü Şenlendirici ve Kubat’ı aynı sahnede buluşturan Virtü-Öz Türküler konseri de tam olarak böyle bir deneyim yaşattı.

Dinlediğim, dinlemeyi sevdiğim müziğin büyük bir bölümü klasik müzik, indie-rock, alternatif rock ve 90’lar popundan oluşuyor. Fakat dinlemeyi çok daha sevdiğim bir müzik var ki, o da kalıplaşmış tür sınıflandırmasının dışına çıkan, türler ve kültürler arasındaki sınırları yıkan müzik. Hiç dinlemediğim, dinlemeye alışık olmadığım, hakkında çok az şey bildiğim, hatta ve hatta dinlemeyi sevmediğim müzikleri, sevdiğim türlerin içine karıştırarak önüme koyan bir müzik bu… Bu yüzdendir ki en sevdiğim albümler arasında Trans-Siberian Orchestra’nın klasik müziği metal ile birleştiren Beethoven’s Last Night‘ı, The Swingle Singers’ın klasik müziğe beatbox eklediği Beauty and the Beatbox‘ı, Cem Adrian’ın Anadolu ve Azeri türküleri söylediği Essentials / Seçkiler‘ini her zaman sayarım. Jülide Özçelik’in birçok türkünün caz yorumuna yer verdiği JazzIstanbul Vol.1 ve Vol.2 albümlerinde en sevdiğim parçalar bu türkülere aittir. Kaybolan Yıllar’ı Sezen Aksu’dan ya da Kara Kışlar‘ı Ercan Saatçi’den değil Kibariye’den dinlemeyi tercih ederim.












