33. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin programı geçtiğimiz hafta açıklanmıştı. Festivalin biletleri ise 22 Mart Cumartesi günü satışa çıkacak. Festival programını sizin için inceledik.

200’ün üzerinde filmin yer aldığı programdan seçim yapmanın kolay olmadığı bir gerçek: Dünya festivallerinden ödüller ve büyük ilgi ile dönen uluslararası yapımlar, bazısı ilk kez festivalin uluslararası ve ulusal yarışma bölümlerinde gösterilecek filmler, tanıyacak yeni yönetmenler, hasret giderilecek ustalar ve nefes kesici belgeseller…

33. İstanbul Film Festivali programından sizin için seçtiğimiz 10 film şöyle:

Festivalle ilgili daha fazla bilgi ve farklı öneriler için “33. İstanbul Film Festivali Önerileri” yazısına göz atabilirsiniz.

***

33. İstanbul Film Festivali Filmleri

The Grand Budapest Hotel (Büyük Budapeşte Oteli, Wes Anderson, ABD)

Ülkemizde de hatrı sayılır bir hayran kitlesi olan, ustaca yazılmış senaryoları, ilginç karakterleri, pastel tonlardaki renk paleti ve dehası ile tanınan yönetmen Wes Anderson’ın geçtiğimiz ay Berlin Film Festivali’ni açan yeni filmi “The Grand Budapest Hotel” festivalin gözdesi olacağa benziyor. Jude Law’dan Edward Norton’a, Ralph Fiennes’tan Tilda Swinton’a birçok ünlü oyuncuyu buluşturan film, Orta Avrupa’daki büyük bir otelde geçen eğlenceli bir polisiye. Film, Berlin Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü ile ayrıldı. (IMDb Puanı: 8.4/10)

 

Philomena (Umudun Peşinde, Stephen Frears, İngiltere)

Philomena Lee’nin gerçek hikayesinden esinlenilen senaryosunu Steve Coogan ve Jeff Pope’un yazdığı “Philomena”, yıllar önce kendisinden alınan oğlunu arayan bir anne ve onun hikayesini araştıran bir gazetecinin kesişen yollarını konu alıyor. “The Queen” ve “Dangerous Liaisons” gibi filmlerle tanıdığımız İngiliz yönetmen Stephen Frears’ın yönettiği filmde başrolleri efsane oyuncu Judi Dench ve İngiliz komedyen Steve Coogan paylaşıyor. En İyi Film dahil 4 dalda Oscar’a da aday gösterilen “Philomena”, aynı zamanda 33. İstanbul Film Festivali’nin açılış filmi. (IMDb Puanı: 7.8/10)

 

La Vénus a la fourreure (Venus in Fur | Kürklü Venüs, Roman Polanski, Fransa & Polonya)

“Chinatown”, “Rosemary’s Baby” ve “The Pianist” gibi filmlerle tanıdığımız usta yönetmen Roman Polanski’nin geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde yarışan filmi, 1870 tarihli Leopold von Sacher-Masoch romanının uyarlandığı tiyatro oyununa dayanıyor. Bir yönetmen ve sahneye koyacağı oyunda başrolü kapmaya çalışan bir aktrisin zekice yazılmış diyaloglarının yer aldığı filmde başrolleri Mathieu Amalric ve Emmanuelle Seigner paylaşıyor. (IMDb Puanı: 7.5/10)

 

Tom à la ferme (Tom at the Farm | Tom Çiftlikte, Xavier Dolan, Kanada & Fransa)

İlk filmi “J’ai tué ma mère” de İstanbul Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma bölümünde yarışan, Kanadalı yönetmen, senarist, yapımcı ve oyuncu Xavier Dolan’ın dördüncü filmi, Hitchcockvari bir psikolojik gerilim. Sevgilisinin cenazesi için Quebec kırsalındaki bir çiftliğe giden ve burada kendini ilişkisinden haberdar olmayan bir aileyle oynadığı oyunun içinde bulan Tom’un hikayesini anlatan film Venedik Film Festivali’ndeki ilk gösteriminin ardından FIPRESCI ödülünün sahibi oldu. (IMDb Puanı: 7.1/10)

 

Les garçons et Guillaume, à table! (Me, Myself and Mum | Ben, Kendim ve Annem, Fransa & Belçika)

Guillaume Gallienne’ın otobiyografik filmi, başta annesi olmak üzere herkes tarafından eşcinsel olduğu söylenen ve kabul edilen bir erkeğin gençlik dönemini mizahi bir dille anlatıyor. Fransa’nın en önemli sinema ödülü César Ödülleri’nde En İyi Film dahil 10 dalda adaylık elde eden ve bunlardan 5′ini “La vie d’Adèle / Blue Is the Warmest Color” ve “Le passé / The Past” gibi güçlü rakiplerine rağmen kazanan film festivalin yarışma filmlerinden. (IMDb Puanı: 6.9/10)

İtirazım Var (Onur Ünlü, Türkiye)

Bir önceki filmi “Sen Aydınlatırsın Geceyi”, geçtiğimiz yılki İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film, En İyi Senaryo ve FIPRESCI ödüllerini kazanan, biletleri anında tükenen Onur Ünlü’nün yeni filmi de bu yıl Altın Lale için yarışacak yerli yapımlar arasında. Bir cinayetin izini dedektif gibi süren imamı canlandıran Serkan Keskin’in başrolde yer aldığı filmde aynı zamanda Sırrı Süreyya Önder, Güler Ökten, Hazal Kaya, Büşra Pekin, Öner Erkan, Osman Sonant ve Serdar Orçin gibi oyuncular da rol alıyor.

 

Bai Ri Ya Huo (Black Coal, Thin Ice | İnce Buz, Kara Kömür, Diao Yinan, Hong Kong & Çin)

Geçtiğimiz ay Berlin Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Aslan’ı kazanan ve aynı zamanda En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi olan Çin yapımı, 1999 yılında geçen bir polisiye. Dizi parçalanmış bir cesedin bulunması ile başlayan olaylar, entikalarla karışıyor, şekilleniyor ve başarılı bir kara filme dönüşüyor. (IMDb Puanı: 6.8/10)

 

Aimer, boire et chanter (Life of Riley | Riley’nin Hayatı, Alain Resnais, Fransa)

Çok yakın bir zamanda, geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden Yeni Dalga’nın öncü yönetmenlerinden Alain Resnais, Alan Ayckbourn’un oyunundan uyarladığı son filmi ile Berlin Film Festivali’ne konuk olmuştu. Amatör bir tiyatro grubunun, kansere yakalandığını öğrendikleri arkadaşlarını umutla yeni oyunlarına dahil etme çabasını konu alan film Resnais’nin kaybının ardından “Ustalar” bölümünden “Anılarında” bölümüne taşınmış. (IMDb Puanı: 7.9/10)

 

20 Feet from Stardom (Yıldız Olmaya Ramak Kala, Morgan Neville, ABD)

En İyi Belgesel dalında Oscar’ın galibi olan “20 Feet from Stardom”, albüm ve konserlerde dünyaca ünlü yıldızlara geri vokal yapan şarkıcıların öyküsünü anlatıyor. Müzik piyasasının en iyi vokalistlerinden birkaçının kariyerini izleme, onları tanıma ve piyasayı sorgulama şansı veren belgeselde röportaj yapılan konuklar arasında Bruce Springsteen’den Stevie Wonder’a, Sting’den Mick Jagger’a birçok efsane isim var. (IMDb Puanı: 7.5/10)

 

Sacro GRA (Çevreyolu, Gianfranco Rosi, İtalya & Fransa)

Venedik Film Festivali tarihinde, festivalin büyük ödülü Altın Aslan’ın layık görüldüğü ilk belgesel olma özelliği taşıyan film, adını Roma’yı çevreleyen otoyoldan alıyor. Otoyol çevresinde yaşayan insanların gündelik hayatından kesitlere yer veren belgesel, kimi mizahi kimi duygusal yönden güçlü hikayeler anlatıyor. (IMDb Puanı: 6.5/10)

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN