Her mevsimi ayrı güzel İstanbul’un sokaklarında dolaşırken, kışın sıcak bir mola vermeye ihtiyacımız oluyor. İşte bu yüzden, size içinizi ısıtacak önerilerimiz var!

Şehrin dört bir yanı üçüncü dalga kahvecilerle sarılmış olabilir ama içinizi ısıtacak tek içecek bir latte ya da filtre kahve değil… İşte önerilerimiz:

***

İstanbul’da İçinizi Isıtacak 10 Durak

Boza | Vefa Bozacısı

İlk önerimiz hem tarihi bir semtte İstanbul sokaklarını arşınlamak ve tarihe tanıklık etmiş binaları, dükkanları keşfetmek hem de İstanbulla ve o semtle özdeşleşmiş bir içecekle ısınmak için… Vefa’dan ve Vefa Bozacısı’ndan bahsediyoruz tabii ki. 1876 yılında Hacı Sadık Bey tarafından temelleri atılan bu markanın farkı, kalıpları değiştiren formülü. Hacı Sadık Bey, o yıllarda İstanbul’da sulu kıvamda, esmer renkli ve ekşi lezzetli olarak bilinen haline karşın bozayı yeni bir formülle koyu kıvamlı, açık sarı renki ve hafif ekşi lezzetli, bugünkü bildiğimiz haline getirmiş. Saraylı, aristokrat ve bürokratların yaşadığı Vefa semtinde açılan Vefa Bozacısı da, bu içeceğin dünyadaki ilk resmi ticarethanesi olmuş. Üzerine leblebi serpeceğiniz sıcacık bozanızı içmek bahane, nesiller sonra aynı tadı yakalayarak eski İstanbul’a geri dönmek şahane…

Fotoğraf: keyifname.com

 

Sahlep | Ali Muhiddin Hacı Bekir

Çeşit çeşit lokum, şeker, şekerleme, akide, ezme, cezerye, helva, pişmaniye, çikolata, badem ezmesi, hatta reçel… İstanbul’un en sevilen şekercilerinden Ali Muhiddin Hacı Bekir, Eminönü’ndeki merkezinin dışında Beyoğlu ve Kadıköy’de şubelere sahip. Eminönü’ndeki şubede hızlı bir alışveriş ve ayaküstü tadımlar yapmak dışında fazla bir seçenek olmasa da Beyoğlu ve Kadıköy’de biraz soluklanarak sahlep içerek ısınmanız mümkün. İstanbul’da bulabileceğiniz en lezzetli sahleplerden birinin sırrı, muhtemelen sadece taze sütü değil.

Fotoğraf: herzamangenc.com

 

Türk Kahvesi | Mandabatmaz

İstiklal Caddesi’ndeki Olivya Geçidi’nde, gerçekten kolay fark edilemeyecek mütevazılıkta, ufacık, tek bir ocaktan ibaret bir dükkan Mandabatmaz. Sokağa girmezseniz kaçıracağınız çok şey var, sokağa girdiğiniz anda ise buradan yayılan kahve kokusu sizi kendine çekecek. Mandabatmaz’ın farkı, bilinenden farklı yöntemlerle kavrulup çekilen çekirdeklerden üretilen Türk kahvesi. 19676’den beri sadece Türk kahvesi pişiren ve çay demleyen Mandabatmaz’ın ocağı yıllardır aynı isme emanet.  Burada içeceğiniz Türk kahvesinin gerçekten de farklı, gerçekten de daha sert olduğunu ve tabii çok daha cezbedici koktuğunu unutmayın.

Fotoğraf: culinistanbul.wordpress.com

 

Türk Kahvesi | Fazıl Bey’in Türk Kahvesi

Kadıköy’de Türk Kahvesi deyince akla gelen ilk adres Fazıl Bey’in Türk Kahvesi… İlçede Kadıköy Çarşı’dan Bağdat Caddesi’ne Feneryolu’ndan Moda’ya farklı noktalarda beş şubesi bulunan bu kahvecinin menüsünde klasik Türk kahvesinden fazlası var. Alıştığınız Türk kahvesini de eşsiz lezzeti ve kokusuyla bulabilirsiniz evet, fakat damla sakızlı, çikolatalı veya kakuleli çeşitleri de denemeden geçmemek lazım.

Fotoğraf: yiyosiciyosyaziyos.blogspot.com

 

Çay | Pierre Loti

İstanbul’da yaşayan herkes en az bir kez yolunu Eyüp’e düşürmeli, teleferikle Pierre Loti  tepesine çıkmalı ve muhteşem bir Haliç manzarası eşliğinde sıcacık çayını yudumlamalı. Adını uzun yıllar İstanbul’da yaşayan ve bu şehre aşık olan Fransız yazardan alan bu tepede, yine onun adını taşıyan bir kahvehane bulunuyor. 19. yüzyılda Pierre Loti’nin “Aziyade” adlı romanını, o dönemde Rabia Kadın Kahvesi olarak bilinen bu kahvehaneye sık sık gelerek Haliç manzarasına karşı yazdığı söyleniyor. Bugün Pierre Loti’nin gördüğü manzara çok daha az yeşil, çok daha az cezbedici belki; ama yine de şehrin ayaklarınızın altında olduğu o manzaraya karşı sıcak bir çay yudumlamanın hafta sonunuzu güzelleştirecek farklı seçeneklerden olduğu kesin.

Fotoğraf: galaksirehberim.com

 

Çay | Dem

Bugün tüm İstanbul’u sarmış üçüncü dalga kahvecilerin yükselişe geçtiği bir dönemde, Eylül 2013’te Karaköy’deki tarihi bir binada kapılarını açan ve çaya odaklanmayı tercih eden Dem, bugün (Ekim 2017’de yeni bir binaya taşınan) Karaköy şubesinin yanı sıra Moda’da da türlü çeşit çayı çay tiryakileriyle buluşturuyor. Dem’in menüsünde beyaz, yeşil, oolong, siyah, tütsülenmiş, pu-erh, kırmızı çay ve bitki çaylarından oluşan 60’ı aşkın çeşit var. Her biri ait oldukları kültürü yansıtan özel sunumlarıyla sıcak ve otantik bir mola vermenizi sağlayacak.

Fotoğraf: dem-istanbul.com

Henüz kapılarını açtığı ilk haftalarda, Lisya Kalma Dem’i theMagger’da anlatmıştı. Lisya’nın yazısını, buraya tıklayarak okuyabilir, Dem’in ilk günkü güzelliklerinin tümünü koruduğunu görebilirsiniz.

 

Çay | Melez Tea

Reşitpaşa, her gün yeni bir keşfimize mekan olan bir semt bu aralar… Semtteki dikkat çekici mekanlardan biri de hem yerinde hem de evinizde tadına varabileceğiniz çaylarıyla Melez Tea. İşe 2015 yılında lüks otellere ve kafelere tasarım çay satışı yaparak başlayan Melez Tea, geçtiğimiz yıl Reşitpaşa’da açtıkları mekanda hem perakende satış yapıyor hem de özel tariflerini yerinde deneyimlemenizi sağlıyorlar. Bu özel tariflerle, dünyanın farklı köşelerinden gelen çay yaprakları kendine has demleme şekilleriyle masanıza gelecek ve keşif dolu hafta sonunuzda içinizi ısıtacak bir mola vermenizi sağlayacak.

Fotoğraf: theguideistanbul.com

Melez Tea, Eda Geven’in Reşitpaşa Keşifleri dizisinin ilk durağı olmuştu. Eda’nın yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

 

Zahter Çayı | Çiya Sofrası

Haklı olarak, daha önce Her İstanbullu’nun Bilmesi ve Uğraması Gereken 10 Yöresel Lokanta listemizde yer vermiştik Çiya Sofrası’na. Buraya uğramak için kolaylıkla yüzlerce sebep saymak mümkün, bunlardan biri de bugünkü listemizle kesişiyor. Farklı yörelerden muhteşem lezzetlerle dolu zengin bir sofranın ardından Çiya Sofrası’ndaki yemekleri sonlandıran üç seçenek oluyor genellikle. Türk kahvesi, çay ya da zahter çayı. Gaziantep yöresine özgü zahter çayı, mideyi rahatlatıcı ve yorgunluk alıcı etkisiyle hem ısınmak isteyen bünyenize hem de tıkabasa dolmuş midenize iyi gelecek.

Fotoğraf: dilekita.com

İstanbul’da lezzetin doruğuna ulaşmak için, Çiya Sofrası’nın da yer aldığı Her İstanbullu’nun Bilmesi ve Uğraması Gereken 10 Yöresel Lokanta listemizi incelemeyi unutmayın!

 

Edebiyat Kıraathanesi

Herhangi bir Tarihi Yarımada ziyaretinizde tramvaydan Sultanahmet durağında iner ve meydana doğru yürürseniz önce Türk Edebiyat Vakfı’nın dikkat çekici binasını, ardından bu binanın vitrinlerinde yer alan binbir çeşit tatlının cezbedici çağrısını göreceksiniz. Hafız Mustafa’nın Edebiyat Kıraathanesi adıyla bilinen Sultanahmet Şubesi’nin bu listede yer alması için bir değil, birçok sebep var. Dört bir yanda geleneksel Türk tatlılarının davetkar bir şekilde durduğu bu tarihi mekanda çayın da, sahlebin de sade ya da damla sakızlı Türk kahvesinin de tadı bir başka.

Fotoğraf: turkedebiyati.com.tr

 

Sıcak Çikolata | Jadore

İstanbul’un en iyi butik çikolatacılarından biri, İstiklal Caddesi’ni kesen sokaklardan birinde yer alan J’adore Chocolatier. Çeşit çeşit çikolatası, çikolata fondüsü ve imza tatlısı Beatrice ile çikolata seviyorsanız sizi mest edecek bu mekanı kış aylarında daha da tercih edilir kılan bir özelliği ise sıcak çikolata çeşitleri. Sade içebileceğiniz gibi çilekli, muzlu, portakallı, fıstıklı, karamelli, vanilyalı, naneli, biberli, fındıklı ve hindistancevizli olarak tercih edebileceğiniz sıcak çikolatalar, sadece ellerinizi ve içinizi değil kalbinizi de ısıtacak.

Fotoğraf: yelp.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?