İstanbul dopdolu bir şehir… Meyhanesinden sushi restoranlarına, dönercilerinden mantıcılara, ev yemeklerinden şık cafelere kadar yüzlerce bu farklı mekan var bu şehirde. Peki hangileri benim favorilerim, sizlerle paylaşmak istedim…

*Yazıda geçen Safi Meyhane kapandı.*

Favori Mantı Mekanım: Aşkana, Ulus

Aşkana Mantı - fotoğraf: theguideistanbul.com

İtiraf edelim, hepimiz mantıya bayılırız. Yapılış süreci çok emekli olan mantının tarifi kolay gözükse de hiç de öyle değil. O yüzden mantı konusunda biraz pimpirikli olduğumu söyleyebilirim…. Şimdi söyleyeceğim yeri muhtemelen duymuşsunuzdur, şunu bilin ama Aşkana’da daha mantı yemediyseniz “gerçek” mantıyı bilmiyor olabilirsiniz. İstanbul’un en ama en güzel mantıcısı Aşkana’da yiyebileceğiniz sınırlı yemek var. Mantının yanında bir de çiğ börek isteyin, o da gerçekten çok lezzetli!

Önemli 2 not: Aşkana’da kredi kartı geçmiyor ve mekan salı günleri kapalı.

Favori Sushi Mekanım: İtsumi, Levent

Itsumi Sushi - İş Kuleleri

Şunu söylemeliyim; ben bir sushi delisiyim! Daha sık yiyebilmek için zamanında sushi kursuna bile gittim; senede bir de olsa arkadaşlarıma sushi partileri veririm. Tutkum doğrultusunda kitaplar aldım onları inceledim, sushi kültürünü iyice öğrendim. Bu konuya bu kadar meraklıyken İstanbul’da en sevdiğim sushi restoranı neresi peki? Levent İş kulelerinin girişinde yer alan İtsumi adlı restoran, şüphesiz en lezzetli sushiyi yapıyor. Pirincinin hafifliği, kullanılan malzemelerin kalitesi kusursuz sushiyi ortaya çıkarıyor. Ulus’taki Sunset ve İstinye’deki İoki’yi de unutmak istemem onlar da çok lezzetliler ama İtsumi çok başka…

Favori Döner Mekanım: Bayramoğlu Döner, Kavacık

Bayramoğlu Döner Kavacık

Ben de her Türk insanı gibi, tabii ki döneri çok severim. Hele döneri, güzel bir lavaşın içerisinde dürüm olarak yiyorsam benden mutlusu yok! Yaklaşık 2 sene önce keşfettiğim ama aslında senelerdir birçok dönerseverin favorisi olan Bayramoğlu döneri ilk tattığımdan beri diğer dönerlerden pek tatmin olmamaya başladım. Bayramoğlu’nda oturduğunuz anda önünüze küçük bir çoban salatası ve ev tarzında – anneannelerimizin yaptığı gibi :) – kızarmış patates geliyor. Daha sonrasında sıcacık lavaş üzerinde gelen bonfileye benzer döneri, lavaşın içine koyup dürüme bir de domates ve patates ekliyorsunuz. Genelde pazar günleri öğlen gittiğim bu mekanda, gerçek döner lezzetini tadacağınıza garanti verebilirim!

Favori Kahve&Manzara Mekanım: Gazebo, Yeniköy

Gazebo Yeniköy

İstanbul’da favori mekanları anlatırken boğaz manzarası olan bir yeri de eklemeden olmaz. Fikrimce, İstanbul’un en elit semti olan Yeniköy’de yer alan Gazebo, bir yalının caféye dönüştürülmüş hali. Muhteşem bir boğaz ve köprü manzarasıyla kahvenizi yudumlarken İstanbul’u derinden yaşayacağınıza emin olabilirsiniz. Lezzetli kahveleri, başarılı servisi, şık ortamı ve dillere destan manzarasıyla Gazebo’nın bende her zaman ayrı bir yeri vardır. Buraya daha gitmediyseniz, en yakın zamanda sevdiklerinizi alıp gidin; Gazebo, kahve içerken denize baktığınızda göreceğiniz balıklarla enerjinize pozitiflik katacak.

Favori Meyhanelerim: Safi Meyhane, Şişhane & İnciraltı Meyhanesi, Beylerbeyi

“Artsın eksilmesin,

Taşsın dökülmesin,

Allah kimseyi,

Meyhanesiz memlekete

Düşürmesin.” – Bektaşi Duası

İnciraltı Meyhanesi, Beylerbeyi

Beylerbeyi’nde bulunan İncir Altı meyhanesi, arkadasındaki bahçesinin şirinliği ve güzelliğiyle seneler önce beni benden almıştı. Türk müsikisi şarkıları çalan mekanda, farklı mezeleri ve balıkları gerçekten çok lezzetli. Özellikle balık turşusunu ve likörlerini denemenizi tavsiye ederim. İnciraltı’nda kendinizi eski Türk filmlerindeki mutlu meyhane sahnelerinde hissedeceksiniz…

Safi Meyhane, Şişhane

Safi Meyhane Şişhane

Safi favorilerim arasına hem yeri hem de anılarımdan dolayı giriyor. 1buçuk sene önce Şişhane’de Meşrutiyet Caddesi’nde açılan Safi, “modern meyhane” sınıfına giriyor. Eski Türkçe şarkıların çalındığı, rakı-meze keyfinin çok güzel bir şekilde yapılabileceği bu mekanın ortamı normal meyhanelere göre daha modern. İstanbul’da en sevdiğim caddelerden olan Meşrutiyet Caddesi’nde yer alması, hayatımdaki çok önemli bir insanla oranın önünde tanışmış olmam, kışın bile kavun bulundurmaları Safi’yi İstanbul’un en güzel “modern” meyhaneleri arasında sokuyor benim için. Hala gitmediyseniz, Eylül-Ekim aylarında denemenizi kesinlikle öneririm.

Bunların hepsi harika… Ama itiraf edelim, annelerimizin yemeğinin lezzeti hiçbir yerde yok… Herkese iyi 30 Ağustos’lar!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Butun onerilerin istahimi kabartti Lisya :) hepsini en kisa zamanda gidilecekler listeme ekliyorum, ellerine saglik!

  2. Lisya, önerilerine bayıldım! Özellikle de Aşkana Mantı kısmına:) Bir mantı aşığı olarak İstanbul’da daha iyi bir mantıcı tanımıyorum. ’99 senesinde üst sokaklarına taşındığımızda tesadüfen keşfetmiştik burayı ve o gün bugündür hala aynı lezzeti alıyorum orada mantı yerken:)

    • Deniz! Cevabım geç oldu özür diliyorum.

      Beğenmene çok sevindim! Aşkana benim için çok fazla şey ifade ediyor; uzun yıllar oradan başka mantı ve çiğbörek yiyemedim. Bu kadar güzel bir tat hiçbir yerde yok, gerçekten! Özellikle hafta sonları “Aşkana krizlerim” tutar ve 1 saat sonra kendimi orada harika bir mantı yerken bulurum :)

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?