Yılın herhangi bir döneminde otomobile atlayıp İtalya’yı karış karış dolaşmak için bahane çok! Hedefiniz ister İtalya’daki müzeler olsun, ister İtalya’nın gizli kalmış kasabaları, ister İtalyan mutfağı olsun ister İtalya’daki az bilinen tarihi yerler, sizi her durakta yeni sürprizler, yeni deneyimler bekliyor. Bu deneyimleri unutulmaz kılan, İtalyan ruhunu en iyi hissetmenizi sağlayan festivallerse yıl boyunca sürüyor. Hatırlarsanız daha önce Alfa Romeo ile İtalya’daki yemek festivalleri rotasıyla şehir şehir, bölge bölge lezzetin peşinden gezmiştik; sırada biraz ruhumuzu müzikle doyurmak var. 

Verona Opera Festivali | Fotoğraf: telegraph.co.uk

İtalya ve müzik dendiğinde akla kuşkusuz ilk olarak opera geliyor. Verdi, Rossini, Puccini, Bellini, Scarlatti, Monteverdi gibi opera bestecilerinin vatanı olan İtalya’da bu gelenek sezon süresince birçok opera festivaliyle de yaşatılıyor. İtalya’daki ilk opera festivali, 1933’ten beri düzenlenen, ilk başlarda iki yılda bir olarak planlansa da artık her yıl gerçekleşen Floransa’daki Maggio Musical Fiorentino. Her yıl Nisan sonundan Haziran başına kadar devam eden festival süresince dört opera sahneleniyor. Ayrıca Roma Operası’nın her yaz Roma’daki tarihi Caracalla hamamlarının kalıntıları arasında düzenlediği opera festivali de atmosferi ve mekanıyla büyüleyici bir seçenek. Yaz aylarında Umbria’daki Spoleto’da Spoleto İki Dünya Festivali, Lucca yakınlarındaki Torre del Lago’da Puccini Festivali, Pesaro’da Rossini Opera Festivali ve sonbahar döneminde Parma’daki Verdi Festivali İtaya’daki opera festivalleri arasında öne çıkan diğer örnekler. Fakat hem organizasyonun büyüklüğü ve görkemiyle hem de dünyanın en etkileyici amfitiyatrolarından birinde opera izleme deneyimi yaşatmasıyla, sizin için önerimiz Verona Opera Festivali olacak. Festival her yıl Temmuz – Eylül ayları arasında Roma döneminden kalma antik Verona Arenası’nda dev prodüksiyonlara ev sahipliği yapıyor. 

İtalya’da operanın çok daha ön planda olması klasik müziğin yabana atıldığı anlamına gelmiyor tabii. Neredeyse tüm şehir ve kasabalarda yıl boyunca ücretli ya da ücretsiz klasik müzik konserleri bulmanız mümkün. Fakat illa ki bir klasik müzik festivaline uğramak, birkaç gün boyunca üst üste ünlü solist ve orkestralarla buluşmak istiyorsanız, direksiyonu Ravenna’ya çevirin. Her yıl Haziran ve Temmuz aylarında gerçekleşen Ravenna Festivali, şehrin Roma ve Bizans’tan miras mimari başyapıtlarından da sonuna dek faydalanıyor. Festivalin ana mekanı Alighieri Konser Salonu olsa da, San Vitale, San Apollinare in Classe, San Apollinare Nuovo, San Francesco bazilikaları da festivale kapılarını açıyor, birçok konser meydanlara taşıyor. Eğer yaz değil, kış aylarında yolunuz Ravenna’ya düşerse Ravenna Festivali’nin Kasım aylarında opera özelinde bir programla daha kısa bir süreliğine geri döndüğünü de ekleyelim.

Klasik müzik ve operadansa caz dinlemeyi tercih ediyorsanız da İtalya’da seçenek çok! Kasım ayındaki Roma Caz Festivali ve Nisan-Mayıs aylarındaki Torino Caz Festivali gibi büyük şehirlerde de, 1969’dan beri Abruzzo’daki Pescara’da Temmuz ayında düzenlenen Pescara Caz Festivali, Toskana’daki Orta Çağ kasabası Barga’da ağustos ayında düzenlenen Barga Caz Festivali ve Kuzey İtalya’daki Garda Gölü kıyısındaki Trentino’da Ağustos ayında düzenlenen Garda Caz Festivali gibi daha ufak kent ve kasabalarda da caz festivalleri büyük ilgi görüyor. Kaçırmamanız gerekense Umbria Caz Festivali. Festivalin adı tek bir şehri değil tüm bir bölgeyi işaret ediyor çünkü 1973’ten beri düzenlenen bu festival, Perugia’daki konserlerle sınırlı kalmayarak tüm bölgeye cazı taşıyor. Her Temmuz ayında gerçekleşen bu renkli festivalin ekibi, aralık ve ocak döneminde yolu Umbria’ya düşecekler için de Umbria Jazz Winter Festival adlı bir kış etkinliği düzenliyor.

italya müzik festivalleri - umbria jazz

Rock müzik içinse rotayı İtalya’nın büyük şehirlerine çevirmek en doğrusu. Roma’da yaz ayları boyunca devam eden Rock in Roma, Capannelle Hipodromu ve Circo Massimo başta olmak üzere Roma’daki birçok açık hava sahnesinde dünyaca ünlü rock gruplarını ve sanatçılarını ağırlıyor. Festivalin 2009’daki ilk yılından beri Rolling Stones, Bruce Springsteen, David Gilmour ve Roger Waters gibi isimlerin yolu Roma’dan geçmiş. Torino’daki Kappa Futurfest ise Temmuz ayında düzenlenen bir techno, tech-house ve elektronik müzik festivali. Bizim önerimizse Floransa’daki Firenze Rocks festivali olacak. Henüz üçüncü yılında olmasına rağmen festivalin bu üç yılda sahnesinde konuk ettiği isimler ağzınızı açık bırakacak cinsten: Aerosmith, Placebo, Eddie Vedder, System of a Down, Iron Maiden, Ozzy Osbourne, Judas Priest, Foo Fighters, Guns N’ Roses ve daha fazlası… Haziran ayı için bir Toskana seyahati planlıyorsanız, bölgenin klasik atmosferi, huzurlu bağları, Rönesans’ı yaşatan sanat eserleri ve tarih kokan sokaklarından bir gününüzü modern yaşama ve rock tutkusuna ayırın diyoruz.

 

Müzikten, sanatın farklı dallarına geçelim ve İtalya’daki bienallerle devam edelim. Kuşkusuz dünyadaki bienaller arasında en önemlisi olan Venedik Bienali, 1895 yılından beri düzenlenen dünyanın ilk bienali olarak hemen akla geliyor. Tek sayılı yıllarda sanat bienali, çift sayılı yıllarda mimarlık bienaline ev sahipliği yapan, o masalsı şehrin tamamını sanat ve tasarım odaklı bir sergi alanına çeviren Venedik Bienali dışında İtalya’da uğrayabileceğiniz birkaç bienal daha bulunuyor. Örneğin başkent Roma’da dört yılda bir gerçekleşen Roma Quadrienali (bir sonraki edisyonu 1 Ekim 2020’de açılacak) ve Toskana bölgesindeki Carrara’da, Plastik Sanatlar Merkezi’nin (CAP)  düzenlediği Carrara Uluslararası Heykel Bienali.

Bu yıl rotanıza dahil edebileceğiniz bienal ise Fortezza de Basso sergi alanında gerçekleşen Floransa Bienali. 18-27 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek Floransa Bienali’nin teması, Latince “sanat ve kültür” anlamına gelen Ars et Ingenium olacak.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN