Bu hafta sonu Contemporary Art ve İstanbul Tasarım Bienal’ini gezdikten sonra bu kadar ilham fazlalığına zıt olarak Pazartesi sendromunu daha baskın yaşadım. Ama yılmak yok yola devam! Sizi biraz ofis ortamından alıp götürecek yeniliklerle karşınızdayım… Haydi excelleri kapatın ve mailleri cevaplamaya ara verin! Nefes alma sırası sizde…

Buse Terim bu sefer güzellik ürünleri ile ortalıkta!

The House Hotel Nişantaşı 2. katında Buse Terim’in Beauty Pop-up Store’u vardı. Sally Hansen, John Frieda, Murad, Bliss, Femfresh, Burt’s Bees gibi seçkin kozmetik markalarının olduğu standlarda misafirler Buse’nin önerilerini dinledi. O günlere özel hediye setleri tüm markaların konsept ürünleri ile tamamlanmış şık paketlerinde sunuldu. Bu arada sürpriz hediyeler sayesinde misafirler gülen yüzlerle geri dönüyordu… Başarılı bir iş birliği herkese ve sektöre örnek olmalı!

Yaz bitti ama izlenimleri asla!

Jimmy Choo’nun zebra desenli rengarenk topuklu ayakkabısı benim olmalı! Bu tarz ayak parmaklarını ön plana çıkaran sandaletlerden uzak dursam da buna bayıldım! Lütfen ayakları güzel olanlar satın alsın… Teşekkürler!

Klişeleri kenara bırakın, yeni bir marka doğdu!

Heyecanlı bir markayla tanışmaya ne dersiniz sloganıyla hayatımıza giren iki kız kardeşin oluşturduğu Karahasans markası ilk koleksiyon çekimi gerçekleştirdi. Çekimin ilk görselleri magger okurlarının oldu. Tema zamansızlık! Pastel renkler küçüklüğümüzü, siluetler ise kadınlığımızı zamansızlaştırdı.

Lancome’dan beklenmeyen bir modern kadın figürü…

Julia Roberts’ın yüzü olduğu Lancome La vie est Belle kadın parfümü ile tanıştığımda çiçek kokularına benzer bir his bıraktığı için koklamaya tedirgin oldum. Ama boşuna ön yargılı davranmışım! Ana içerik İris dişilik tadını barındıran, zambağın baskın olduğu ilk koku. %50 oranındaki doğal kaynaklı içeriğiyle, gerçek lüksün en yoğun halini barındıran bir parfüm. Pallida süseni, Yasemin zambak özütü, Portakal çiçeği özütü, Paçuli esansı konsantrasyonundan oluşan bir formül. İnce lezzetleri bir arada barındıran bir parfüm.

Erkeklerin mücevheri olur mu demeyin!

Kadın ve erkek eşitliğinin taraftarı erkek mücevher tasarımcısı Jan Leslie’nin kol düğmelerine akıl sır ermiyor. Erkekleri sıradanlıktan kurtaran renkli, sembollerden oluşan bu koleksiyon kadınları kendine özendiriyor. Dipnot: Kaynağı; New York Fifth Avenue (Erkekler! Lütfen düğünlerde giydiğiniz yuvarlak, kare, isim baş harfli tek renk kol düğmelerinizden sıkıldık…)

17:00 Çay Saati ve Kurukafalı Şekerler!

Tamam kabul ediyorum biraz İngiliz Kraliyet Ailesi’ne özenmiş olabilirim. Ama bizim de simit çay saatlerimiz var. Bu çay saatlerini farklı kılan İskelet şeklindeki şekerlere de sakarin kullanmama rağmen hayır diyemem!

Evim yok ama dekorasyon Çok!

Gözüme takılanların ilkinde bahsetmiştim. Evet evim yok ama bu dekorasyon endüstrisine karşı koyamıyorum. Ben ki geceleri kapım kapalı yatamam, bu kağıttan yapılmış uçak şeklindeki kapı sabitleyici fazla yaratıcı!

Moleküler Gastronomi’ye takıldım! Mutfakta bir devrim!

“Biyolojiye geri adım mı atıyorsun” demeyin. Bu bahsettiğim bir yemek üretim çeşidi diyelim. Türkiye’de buna uygun menü yok ama ben yine de kulaktan dolma bilgilerimle bu işin bir ucundan tuttum. Araştırmaya başladım. Hemen sizinle paylaşayım: Bu yeni mutfağın en önemli özelliği teknoloji kullanmak suretiyle malzemelerin moleküler yapılarıyla oynamak ve aynı zamanda da bir araya gelmesi düşünülmeyecek olan malzemeleri birlikte sunmaktır.

Genel olarak yemeğin pişmesi sırasında, başından sonuna kadar her aşamada oluşan fiziksel ve kimyasal değişimlerin arkasındaki bilimsel gerçeklerin anlaşılması olarak tanımlanıyor. Prof. Harold McGee, MG’yi, “Yiyecek ve içeceklerin insana zevk ve keyif veren özelliklerinin bilimsel incelemesi” olarak tanımlıyor. Bu yeni mutfak akımına da “avant-garde” ya da “ilerici mutfak” deniyor. Bu akımın önde gelen dünyaca ünlü restorantları İspanya’daki El Bulli ve ingiltere’deki Fat Duck… Aşçılar adeta laboratuarlardaki bilim adamları gibi çalışıp deneysel çalışmalar yapıyorlar. Örneğin, içine karbondioksit basarak köpürtme yöntemiyle her şeyi bulut haline getirmek çok moda!

Bu arada Fat Duck hakkında neler demek istediğimi aşağıdaki linkten anlayabilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=uyoKUaagRqM

La Mer saatleri tüm kolları sarmaya başladı; bence korkmalısın Rolex!

Artık tek sefer kolu saran, deri, metal ya da plastik siyah, bej, altın gümüş renkli saatlerden sıkıldıysanız sizi lamercollections.com‘a davet ediyorum. Fark yaratmayı seven ve azıcık cesareti olanlar La Mer’leri takmak için sıraya girebilirsiniz. Afrika’nın marketlerinde, Bali’nin çiçeklerinden, Thailand’ın okyanusundan esinlenerek yapılan bu deri saatler tüm kolunuzu saracak.

Kenneth Jay Lane’i duydunuz mu?

Duymadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz. Elizabeth Taylor, Sarah Jessica Parker’ın vazgeçilmezi lüks takılar, kristalin zerafeti ile renk cümbüşü arasında gidip geliyor. Artık minimalist ince altın zincirlerden kurtulun!

“Elegance, good taste and luxury never go out of style” – Kenneth Jay Lane

Haftaya görüşmek üzere,

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x

Newsletter'a üye olmadınız mı?