Hobbit, Silmarillion ve Yüzüklerin Efendisi üçlemesi gibi fantastik edebiyatın başyapıtlarına hayat veren, Orta Dünya’yı yaratan ve romanları onyıllar sonra fantastik sinema için büyük bir dönüm noktası olan The Lord of the Rings üçlemesine evrilen deha J.R.R. Tolkien, edebiyat dünyasının sahip olduğu en yaratıcı, en yetenekli yazarlardan biri kuşkusuz…

Fantastik türüyle haşır neşir olan herkes gibi onun da yaratıcılığını gerçek dünyanın karanlığı, kötülüğü ve zorluklarıyla başa çıkmak için bir alternatif olarak kullandığını tahmin etmek güç değil. Yaşamındaki birçok detayın, ama en çok da I. Dünya Savaşı’nın Orta Dünya’nın temellerini atmasında ona ilham verdiği bilinenler arasında. Bu yazımda, 5 Temmuz’da vizyona girecek Tolkien filmi ile çok daha yakından tanıyacağımız yazara olan hayranlığımı dile getirmek ve onunla ilgili bazı ilginç bilgiler vermek istedim.

Önce merak edenler için filmin fragmanını paylaşayım:

Adıyla başlayalım; J.R.R.‘ın açılımı John Ronald Reuel. Tolkien, yaşamının büyük çoğunluğunu İngiltere’de geçirmiş olmasına rağmen 3 Ocak 1892‘de Güney Afrika‘da dünyaya gelmiş. 12 yaşına gelmeden hem annesini hem babasını kaybeden Tolkien’i Katolik bir rahip büyütmüş. Çocukluk aşkı Edith Bratt ile 16 yaşında evlenmiş; hatta o sırada 19 yaşında ve nişanlı olan Edith, Tolkien’le evlenmek için nişanı atmış. Okuma ve yazmayı dört yaşında söken Tolkien, dil ve edebiyata daima yetenekli olmuş. Ama fantastik edebiyat, onun için yalnızca bir hobiymiş aslında ve işini, yani akademisyenliği oldukça seviyormuş. Hatta kendisine en önemli eserleri sorulduğunda İngiliz edebiyatının klasiklerinden Beowulf üzerine yazdığı bir makale, bazı çevirileri ve hazırladığı Eski İngilizce sözlüğünü gösteriyormuş.

jrr tolkien

Yazar hakkında en ilginç bilgiler, genellikle dile olan yeteneği hakkında… Almanca, Danca, Fransızca, Galce, Hollandaca, İspanyolca, İsveççe, İtalyanca, Norveççe, Rusça, Sırpça ve Yunanca konuşan yazar, bunların yanı sıra eski dillere de aşırı ilgili ve yetenekliymiş. Bildiği, sadece bilmekle kalmayıp öğrettiği ve üzerine araştırmalar, sözlükler yazdığı eski diller arasında Antik İngilizce, Eski İngilizce, Latince, Ortaçağ Galcesi, Eski Norveççe, Got dili ve Lombardiya dili bulunuyor. Tolkien, artık kullanılmayan bu ölü dillere yeni eserler bile katmış; özellikle Ortaçağ Galcesi ve Lombardiya dilinde yazdığı şiirler, düzyazılar bulunuyor; Got dilinde yazdığı BagmÄ“ BlomÄ başlıklı şiiri ise son 1000 yılda bu dilde yazılan ilk ve tek eser olma özelliği taşıyor! Bununla da kalmıyor; eserlerinden bildiğiniz üzere Tolkien, kurmaca diller yaratmakta da usta. Yarattığı diller arasında en ünlüsü, Orta Dünya dillerinden Elfçe. Üstelik bu tek bir dil de değil, farklı dönemlerde en az 15 ayrı Elf dili ve diyalekti yaratmış. Eldarin, Quenya, Goldogrin, Noldorin, Telerin, Ilkorin, Avarin, Sindarin gibi kurmaca dillerin hepsi, onun yarattığı Elf dilleri. Yarattığı dil derken “uydurmaktan” da bahsetmiyorum; bu dillerin hepsi kendi gramer yapıları olan ve kendi içlerinde sistematik bir şekilde çeşitlendirilebilen, Tolkien’in konuştuğu tüm diğer dillerden ve dil yapılarından ilham alan diller. Orta Dünya’da sadece Elflerin olmadığını, bu yüzden daha birçok Orta Dünya dili olduğunu da tahmin ediyorsunuzdur. Cüce dilleri, insan dilleri gibi birçok dil, Tolkien’in Orta Dünya eserlerinde karşımıza çıkıyor.

jrr tolkien

J.R.R. Tolkien hakkında hepsi çok ilginç ama çoğu hayranları tarafından dahi az bilinen bu kadar bilgi olunca, ünlü yazarın yaşamının sinemaya uyarlanması da kaçınılmazdı. Yıllar süren çalışmalar sonucunda, hem Tolkien’in kişisel yaşamını, duygularını ve kişiliğini yansıtan hem de onun eserlerine ve fantastik edebiyata katkılarına ilham verenleri yansıtmayı amaçlayan bir film ortaya çıkarıldı: Tolkien. ABD’de mayıs ayında vizyona giren filmi biz de sonunda bu ay, 5 Temmuz‘dan itibaren izleyebileceğiz. En son geçtiğimiz yıl yine bir biyografik filmini, dünyaca ünlü kuir ikonlarından Tom of Finland’ın yaşamını anlatan Tom of Finland filmini izlediğimiz Finlandiyalı yönetmen Dome Karukoski‘ye emanet edilen filmde yazarı genç ve yetenekli oyuncu Nicholas Hoult, büyük aşkı ve eşi Edith Bratt’i ise Lily Collins  canlandırıyor.

tolkien filmi

Film, en büyük ağırlığı Tolkien‘in gençlik ve I. Dünya Savaşı yıllarına veriyor. Yazarın gençliği, yani bir anlamda Yüzüklerin Efendisi üçlemesindeki gibi bir kardeşlik diyebileceğimiz yakın dostluklar kurduğu arkadaşları ve sonradan eşi olacak Edith Bratt ile tanıştığı dönemler… I. Dünya Savaşı’nda cephede geçirdiği zorlu günlerin ise tüm bunları tehlikeye soktuğunu ama Tolkien‘in Orta Dünya‘yı yaratmasındaki en büyük ilham kaynaklarından biri olduğunu söylemek mümkün. Fragmanın beni en çok heyecanlandıran yanı da yazarın yaşamı ve özellikle geçirdiği savaş travmaları ile Yüzüklerin Efendisi filmleri arasındaki görsel paralelliklere yer veren bir filmle karşı karşıya olduğumuzu göstermesi oldu. (Tolkien’in, hayranı olduğum bir diğer fantastik edebiyat ustası C.S. Lewis’le olan dostluğunu ve bu karakteri de beyazperdede görmeyi çok isterdim açıkçası, ama belli ki bu dostluğun ve fantastik edebiyata katkılarının başka bir filme konu olma potansiyeli var.) Tolkien, 5 Temmuz’da vizyonda!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN