Kadife Kedi: Sade

Kendisi ile tanışmam, İstanbul’a 1995’te yerleştiğimiz zamanlardan kısa bir süre sonra müzisyen babam ve benim gibi üniversite yıllarında müzikle haşır neşir olmuş annemin arşivlerini karıştırırken olmuştu. İsmi enteresan geldiği için raftan alıp dinlemek istedim. Sade’nin ‘o ses’ olduğunu, o an anlamıştım.
Tam olarak başlığın hakkını veren, yumuşacık sesiyle gönülleri fetheden Londralı, Nijerya asıllı, gerçek adı Helen Folasade Adu olan, nev’i şahsına münhasır Sade’nin 84 yılından günümüze eskimeyen sesinden bahsedeceğim size. Sade, benim çocukluğuma, büyürken yaşadığım acılarıma, iştahlarıma, kaygılarıma, mutluluklarıma, kısacası benim var olduğum, kendimi bildiğim süreçlerime tanıklık etmiş bir ses. Evde sürekli onun, ruhuma işleyen sesini duyuyordum. CD’sini, ismi enteresan geldiği için raftan alıp dinlemek istedim. Sade’nin ‘o ses’ olduğunu o an anlamıştım. O günden beri, dönem dönem, arşivlerini aldım, baştan sona dinledim, başa aldım, yine aldım. Hiçbir zaman sıkılmadım, eskitmedim onun sesini. Neden mi bu kadar çok yeri var hayatımda, neden mi böylesine farklı?













