Son zamanlarda, kafanın içinde dönüp duran o uçsuz bucaksız hayallerin dönüştürülebileceği en görkemli somut ifadenin peşindeyim: Cam

Camın yapım aşaması başlı başına dönüşümün mucizesiyken, bir de bu aşamanın kendi içerisinde ayrıldığı dalları var. Sanatın sanatla bölündüğü bu güzel coğrafyaya bir adım atmak ister misiniz?

kathre1

Tam 2 yıl önce, özel bir gün için hediye arayışına koyulmuştum ve arkadaşım aklıma yatan bir öneriyle geldi. Beykoz Cam Ocağı Vakfı’nda tek günlük bir atölye sonucu, bir çocuk doğacaktı.  Bir çocuk diyorum; çünkü içinde çocuğun gibi beslediğin hayalini, neye benzeyeceğini, kime çekeceğini bilmeden hayata getiriyordun. Nefesini bıraktığında onu tutmayı düşünen kaç kişi olabilir ki yeryüzünde?

kathre10

Ben üfleyerek hayat vermeyi seçtim ve cama nefesimi üfledim, kanlı canlı bir “kalp” yaptım.  Verdiğin nefesi bir yere kapatıp, onu sonsuz kılmak ve sadece vereceğin kişiye ait olmak üzere ona vermek yapım aşamasından bile daha heyecan vericiydi. İşte bu merak, bu anıyla başladı. Cam ustası olmaya karar vermedim; ama ne oradan ayrılmak istedim, ne de cam sanatını icraa eden birine karşı duyduğum hayranlıktan, ağzımı kapatmayı öğrenebildim.Bu aşamayı sizlere bir dahaki  cama hayat verme çalışmamda detaylıca geçmeyi çok istiyorum, ama şimdi konumuz bu değil. Sizi hayallerini camdan inşaa eden bir kadınla tanıştırmak istiyorum: Berna Terziahmetoğlu.

bernaBerna’yı, sosyal medya üzerinden konuştuğumuz bir konuya, fikrini beyan ederek dahil olması sonucu tanıdım. Zamanla konuşa paylaşa, kendimizi kahve içerken bir arkadaşlığın eşiğinde bulduk. Tabii ki fikir aşamasından üretim aşamasına kadar neler yaptığını, keyifli bir sohbet eşliğinde atölyesinde dinledim. Konservatuarda bale geçmişi olan bir jeoloji mühendisiyken, onu cam dünyasına adım attıran olay ise hayli ilginç.  Jeoloji mühendisliğini okumakla kalmamış bir de Marmara Üniversitesi’nde MBA yapmış; haliyle de kendini iş dünyasında bir beyaz yakalı olarak bulmuş. Hayat amacının bu olmadığını anlaması uzun sürmediği için, arayışını nereye yönlendirebileceğini düşünmeye başlamış ve bir gün işyerinde masasının üzerindeki renkli cam bardağa vuran güneş ışığının yarattığı büyülü dans onu içine çekmiş. “Eureka!” çığlığı gecikmemiş ve önce Kurshuni Cam Atölyesi’nde eğitim almış, daha sonra da Beykoz Cam Ocağı Vakfı’nda programını tamamladıktan sonra yurtdışında birkaç workshop’la gelişimini tamamlayarak “Kathre”yi yaratmış. Kendiliğinden olanın güzelliğinden olsa gerek “Kathre” markası adı altında başarılı işlere imza atmış ve kendi kitlesini oluşturmuş.  Arapça kökenli katre kelimesi “damla” anlamına geliyor ve Kathre ürünlerini; kolye, küpe, yüzük gibi takılar ve dekoratif ürünler halinde sunuyor.

kathre14

Berna’yı camdan bir kolye ucu yaparken izleme şansı buldum. Hayal ettiğini tam olarak yansıtamama tedirginliğini taşımadığını, cam külde soğuduktan sonra aldığı son hale bakarken, yüzündeki olmuşluk ifadesinden belli ediyor.Aşkın onunla cam yoluyla iletişime geçtiğine inanıyorum. İnce ince cam çubukların aldığı şekiller ve figürler, kafasındaki baloncukların somut hali. Soyutu somutlaştırmak yetisini cam sanatıyla kazanmayı tesadüf dediğimiz olayın ışığında yakalamış olmak şans ama “Kathre”yi bir marka haline getirmek ve ona bir marka değeri yüklemek; azmi de tetikleyen o yüce duygu: Tutku.

kathre13

Hayallerini yaratırken hissettiklerini, bir de çıkan ürünleri incelerken o hayallere ortak olmak isteyenler paylaşıyor. Bir hikaye yazıyorsun; mürekkeple ya da puntolarla değil, camla. Sonra o hikayeler başka kalpler, başka zihinlerle buluşup harmanlanıyor ve son demini buluyor. Mesela ben, melek figürlü cam kaşıklarımı çok seviyorum; fakat şeker kullanmadığımı çaktırmıyorum, çayıma doğaüstü güçler katıyorum.

Kathre bugün birçok tasarım sitesinde ve mağazasnda yer alıyor, ama ben onu en çok Topkapı Sarayı Müzesi’nin mağazasında görmeyi seviyorum. Başlangıç, Yaşam Dansı, Osmanlı ve Masal adlarını taşıyan koleksiyonları var ve şimdi yeni bir koleksiyon yaratıyor. İpucu vermiyor, ama onu tanıdığım kadarıyla, kökleri eskilere dayanan masallardan ilham alacak gibi.

Tüm bunların yanında kendisi gibi cama adanmış bir hayat yaşamak isteyenlere ışık tutuyor ve cam atölyeleri düzenliyor. Cama gönül vermeye niyeti, gönlünü vermeyip tadına bakmaya meyli olan Berna’ya sosyal medya adresleri ya da Kathre’nin sitesinden ulaşabilir; hikayesini paylaşarak büyütmeyi seviyor.

Tavsiyem, koleksiyonları inceleyerek, her bir Kathre’yi isimlendiren masallara bulanın ve hayatınıza bir ‘katre’ daha anlam katın.

Görseller: http://kathre.com/

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?