Hep söylerim… Keşke başka bir şehirde ikamet edip, İstanbul’da turist olsaydım diye… Bunu söylememin sebebi de şu ki; İstanbul kadar etkileyici bir şehirle henüz karşılaşmış değilim, başka bi yerden yalnızca gezmek için buralara gelmiş olsam büyülenirdim. Huzur bulmak istediğimde ise sanki aklımı burada bırakıyormuşçasına başka bir ülkeye gitme isteğim olur, başka caddelerde sokaklarda yürümek oraları hissetmek hakikaten iyi gelir, nefes aldırır bana. İşte böyle bi anımda gitmeye karar verdiğim huzuru bol, sakin bir ülke Yunanistan ve güzel şehir Kavala…

kavala

Kavala, Yunanistan’ın kuzeydoğusunda bulunan, İstanbul’a 5 saat mesafesi olan bir şehir. Öyle yakınız ki vize problemi olmayanlar için hafta sonu gidip gelmek oldukça kolay görünüyor. Zaten bu yakınlık şehre girdiğimiz an hissediliyor, her köşe başında Türkçe bilen insanlar karşılıyor sizi. Oldukça da misafirperver olduklarını söylemeliyim.

kavala

Bir doğal liman üzerindeki tepede kurulu bu şehre girdiğiniz an dingin bi hava seziliyor. 1912’ye kadar Osmanlı Devleti’nin bir parçası olan bu şehirde Kanuni Sultan Süleyman’ın inşa ettirdiği su kemerleri, Bizans Kalesi ve Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evi şehrin simgeleri haline gelmiş. Biz de ilk olarak oraya gitmek istedik, yürümeye başladık. Yokuşlar insanı yoruyordu evet; fakat yürüdükçe gördüğümüz eski yapılar çok hoşumuza gitti. Uzun bi yürüyüşün sonunda bizi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın müze olarak korunan evi ve muhteşem bir manzara karşıladı. Kavala’yı kuş bakışı olarak gördük, daha da büyülendik.

kavala

Kavala’da doğan; ancak sonrasında Mısır Valisi seçilen ve Osmanlı’ya karşı isyan edip toprakları geri alabilmelerini sağlayan Mehmet Ali Paşa’nın evini gezdikten hemen sonra ters taraftan dönüş yoluna geçerek Kavala’nın su kemerlerine doğru gittik. Kanuni tarafından yaptırılan bu kemerler oldukça şaşalı görünmekteydiler.

kavala 2

Yürüyüş bizi acıktırmıştı, hemen denize yakın bir yerlere doğru indik. Neymiş bu kadar lezzetli denilen deniz ürünleri diyerek denemeye karar verdik. Açıkçası buraya gelirken şöyle düşünüyordum: İstanbul’da her türlü deniz ürünü bulunuyor ne kadar farklı olabilir ki… Yanılmışım. Yunanistan’da yiyeceğiniz deniz ürünleri çok farklı olacak, benden söylemesi. Öncelikle oldukça klasik ‘Greek Salad’ söyleyerek başladık yemeğe. Domates, soğan ve peynirden oluşan bu salata, içine eklenen zeytinyağından olmalı, harikaydı, sonrasında muhteşem bir kalamar (ki burada yediklerimizden biraz farklı), karides ve son olarak vurucu etkiyi yaratan, midyeli pilav. Yolunuz düşerse mutlaka deneyin bu lezzetleri. Üstelik İstanbul’daki gibi fahiş fiyatlar da yok. Oldukça ucuz burada deniz ürünleri… Yazının başında da bahsettiğim gibi oldukça misafirperverler. Yemeğin sonunda biz hiçbir şey söylemeden Türk kahvesi getirdiler.Yemek sonrası çok iyi gitti tabii ki!

kavala

Bir gece burada kaldıktan sonra rotamızı başka şehirlere kırdık ve yol boyunca da ilginç birçok yapı ve kilise gördük. Kiliseler oldukça kalabalıktı. Ayrıca yol boyunca beni oldukça şaşırtan küçük şapeller vardı. Son olarak yol üstünden meşhur Kavala kurabiyesinden aldık. Gerçekten meşhur olduğu kadar varmış, un kurabiyesi kıvamında olup içerisine badem olan bu kurabiyelere doyamadık…

kavala

İstanbul’a bu kadar yakın bir yerde böylesi huzurlu bi tatil düşünürseniz Kavala güzel bir tercih olacaktır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN