Oyunun başarısında konu ve kurgusunun bir basamak üstüne çıkan tek bir unsur var ki, oyunu tek başına beğenmenize yetiyor: Oyunculuk. Zerrin Tekindor’a, başrolde yine hayran oldum. Bir oyuncu bu kadar güzel, yetenekli, başarılı, seksi ve bir o kadar mütevazı mı olur, inananmadım. Oyunda da hepsini çok güzel harmanlayarak verdi. Oyunun sonunda performansı o kadar yükseldi ki, hepimiz için resmen ilahlaştı. Tardu Flordun ise ezik damat, ezik koca, ezik profesör ve üstüne de boydan ezik bir evsahibi olarak rolünün hakkını fazlasıyla veriyor. Oyunculuğuyla sadece evliliğin değil kendi oynadığı karakterin iç çatışmalarında bizi de arada bırakıyor. Diğer taraftan, yeni bir yıldız olarak da dizilerden tanıdığımız Nilperi Şahinkaya’nın ismini kesinlikle not edin derim.
Oyunda, bence en az oyuncular kadar takdiri hak eden başka bir isim daha var, o da Asude Zeybekoğlu. Oyunu oldukça yalın bir Türkçe ile tercüme etmiş. Espriler bile çok güzel uyarlanmış, manasızca birbirimize bakmak yerine doya doya gülebildik. Son birkaç yıldır tercümesi berbat olduğu için yarıda bıraktığım veya sırf oyuncusuna olan saygımdan zorla sonunu getirdiğim oyunlar vardı. Tercüme kitap okumadığım gibi tercüme oyun izlememe konusundaki önyargımı kırdı.
