Martı Yayıncılık tarafından yayınlanan Ölüm Labirenti, Ariana Franklin takma adını kullanan Diana Norman’ın “Mistress of the Art of Death” adlı dört kitaplık serisinin ikinci kitabı. İlk kitap olan Ölüm Üstadı da Nisan ayında yayınlanmıştı.

İngiltere Kralı 2. Henry, çözülemeyen cinayetler üzerine, Sicilya Kralı olan kuzeninden, kendisine en iyi adli tıp uzmanını göndermesini ister; bunun üzerine Salerno Üniversitesi’nin en yetenekli uzmanı Vesuvia Adelia Rachel Ortesa Aguilar gönderilir. Kralın bilmediği şey ise, gönderilen uzmanın kadın oluşudur. 12. yüzyılda Adelia’nın uzmanlığı, bir kadını cadılıkla suçlayacağından, Adelia soruştumaları Arap arkadaşı Mansur’un gölgesinde yapmaktadır.

Serinin bu kitabında, Kral’ın gözdesi Rosamund zehirlenir ve tüm gözler Kraliçe Eleanor’a çevrilir. Kraliçenin sorumlu olması, kralı, oğluyla birlikte tahtan indirmenin ilk aşaması olarak algılanacak ve iç savaş çıkacaktır. Tüm bunların önüne geçilmesi, Adelia’nın gerçek katili bulmasına bağlıdır. Rosamund büyük bir labirentten oluşan bahçesi bulunan bir kulede yaşamaktadır ve Adelia kuleye ulaştığında hiç ummadığı şeylerle karşılaşır.

Adelia Aguilar, Sir Arthur Conan Doyle’un Sherlock Holmes’uyla, Kathy Reich’ın Temperance Brennan’ının karışımı bir karater. Romanın kendisi ise, akıcı, şaşırtıcı, bazen düşündürücü, meraklandırıcı bir polisiye-gerilim. İkinci kitapla ilkinin bağlantısı olmasa da, okurken serinin ortasında olduğunuzu hissediyorsunuz ve karakterlerin birbirleri hakkındaki ilk izlenimlerini merak ediyorsunuz. Dolayısıyla, Ölüm Labirent’inden önce seriye Ölüm Üstadı ile başlamak daha keyifli olacaktır…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?