Mindy Kaling’in yazıp, başrolünü Emma Thompson’la paylaştığı Late Night, gerek bir televizyon programında olsun, gerek toplumsal düzende olsun, yeniliklere açık olmanın gerekliliği ve önemi üzerine bir film; bolca güldüren, eğlendiren bir “romantik” komedi.

late night filmi

Hem yazar hem de oyuncu kimliğiyle The Office ile başladığı kariyerine tamamen kendi projesi olan The Mindy Project ile devam eden Mindy Kaling, kadın ve beyaz olmayan bir komedyen olarak elde ettiği başarılarla bir gençlik idolü olarak görülmeye başlandı bile. Oscar ödüllü İngiliz oyuncu Emma Thompson ise, kariyeri boyunca rol aldığı ağır dramalar bir yana, başta romantik komedilerde olmak üzere komedi yeteneğini de tekrar tekrar kanıtlamış bir duayen. Sundance Film Festivali’nde prömiyerini yapan ve izleyiciden aldığı olağanüstü tepkiler sonucunda Amazon tarafından rekor bir meblağa satın alınan Late Night, bu iki kadını bir araya getiriyor. Emma Thompson, filme adını da dolaylı yoldan veren Tonight with Katherine Newbury adlı televizyon programının yıldızını canlandırıyor: Bir gece programı sunan ilk kadın komedyen olarak ünlenmiş ve milyonlara ilham vermiş Katherine Newbury… Mindy Kaling‘i ise bir Katherine Newbury hayranı, sektörde hiçbir komedyenlik deneyimi olmamasına rağmen, sadece kadın olduğu ve beyaz olmadığı için bu programın yazar ekibinde yer almak üzere işe alınan ve buna rağmen kendini kanıtlamayı başaran Molly rolünde izliyoruz.

late night filmi

Filmdeki kurmaca gece kuşağı televizyon programının gerçek hayattaki karşılıklarına baktığımızda aklımıza ilk gelen isimler kimler diye bir düşünelim: Stephen Colbert, James Corden, Jimmy Fallon, Jimmy Kimmel, Seth Meyers, Trevor Noah, Conan O’Brien, John Oliver… Late Night‘ın dikkat çektiği konunun gerçekten dikkat çekilmesi gereken bir konu olduğu aşikâr – evet, bugün televizyonda her gece milyonları güldüren, birbirinden ünlü konuklarla sohbet eden ve gündemi yorumlayan o komedyenlerin hepsi erkek. Late Night‘ın Katherine Newbury’si bir kadın olsa da, film sorunun bununla da sınırlı olmadığını vurguluyor ve biraz daha derine iniyor: Katherine Newbury’nin sekiz kişilik yazar ekibinin tamamı beyaz erkeklerden oluşuyor. Katherine’in bu sorunu fark etmesi için, artık esprilerinin, konuklarının, konseptinin izleyici tarafından beğenilmediği ve bu yüzden yılların programını kaybetmek üzere olduğu gerçeğiyle yüzleşmesi gerekiyor. Sorunun çeşitlilikten uzak bir yazar ekibi olduğuna ikna oluyor ve önüne gelen ilk kadın yazarı işe alıyor.

late night filmi

Mindy Kaling‘in Molly’si, kadınların iş yerinde uğradığı ayrımcılıktan komedide karşı karşıya kaldığı önyargılara, işe yeni başlayanların fikirlerinin önemsenmemesinden patronlarının gözündeki iş dışında bir hayatları olmadığı illüzyonuna kadar birçok farklı ezileni ve haksızlığa uğrayını temsil ediyor. İşte bu yüzden, kadın-erkek romantik ilişkileri üzerine kurulmuş olan romantik komedi janrının tüm klişelerini patron – işçi dinamikleri üzerinden uyguluyor Late Night. Sevdiği erkeğe kavuşmak tek hayali olan kadın stereotipini, sevdiği işte başarılı olmak tek hayali olan kadın stereotipine dönüştürüyor. Aslında her şeyin bir iddia ya da bir yalan üzerine kurulu olduğu ve erkeğin tam da kadına âşık olduğu anda bu gerçeğin ortaya çıktığı o alışıldık çizgide ilerlerken, âşık olmayı değerli ve vazgeçilmez bir eleman olmakla değiştiriyor. Ofiste maruz kaldığı dışlanma ve baskıdan kaçtığında sığınabileceği tek kişisel alan erkeklerin pislediği bir yere dönüşmüş, erkeklerle dolu bir masada oturabileceği tek yer bir çöp kutusunun üstü olmuş bir kadının, kalıplaşmış düzene karşı mücadele ederek hayalindeki işte başarılı olan ve o işin kaderini belirleyen bir figüre dönüşmesi, hayalindeki erkeği kendine âşık etmek için “güzel” bir kadına dönüşen o “çirkin” genç kadın klişesinin bir izdüşümü adeta. Evet Late Night kürtaj konusundaki kararın sade ve sadece kadına ait oluşuna ya da bir seks skandalında erkeğe ve kadına yapılan muameledeki haksız ve eşitsiz duruma dair “cesur” laflar ediyor. (!) İki başrol oyuncusu, yönetmeni ve senaristi kadın olan bir komedi olarak başlıbaşına bir “cesaret” abidesi olarak karşımızda duruyor. (!) Çeşitliliği savunması, toplumsal düzendeki dengesizlik, adaletsizlik ve eşitsizliklere dikkat çekmesiyle gerçekten de farklı bir komedi diyebiliriz Late Night‘a. Ama tüm o cesurluklarını ve cesaretini elinden alır, insanların kadınların komedi yapabildiğine inandığı ve toplumda kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olduğu bir ideal dünyada değerlendirirsek, sadece klişe bir romantik komedi izliyoruz.

late night filmi

2019 yılında Tina Fey’in, Amy Poehler’ın, Maya Rudolph’un, Kristen Wiig’in, Melissa McCarthy’nin, Amy Schumer’ın, Sarah Silverman’in ve daha nicesinin adını duymadıysanız, Amerikan televizyonlarının en büyük skeç programı SNL’in uzun yıllardır kadınların hakimiyetine geçtiğini halen anlayamadıysanız buyurun alkışlayın Late Night‘ın cesaretini. Ama ben ona sıradan ve klişelerle dolu bir romantik komedi olarak yaklaşıp, yaptığı formül değişikliğini zekice bulduğumu, bol bol güldüğümü, çok iyi vakit geçirdiğimi söylemekle yetinecek ve bu sıradan romantik komediye gereğinden fazla bir misyon yüklemeyeceğim. 1990’lar, 2000’ler ya da 2010’ların başında izlediğimiz başarılı romantik komedilerden çok farklı değil Late Night – olduğu tek şey, anlatısıyla, toplumsal atmosferiyle 2019’a ait olması.

IMDb Puanı: 6.4/10

Emre Eminoğlu

Sinema, Kültür ve Sanat Yazarı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN