Fransızların meşhur mini pastası ekler, bu sefer klasik siyah, beyazın renklerinin dışına çıkmış, sarı, turuncu, yeşil, pembe olmuş. İçi bambaşka tatlarla, dışı da minik lezzet parçacıklarıyla dolmuş. Bostancı minibüs caddesindeki sonbahar yürüyüşümde denk geldiğim bu mekan, siyah ve fuşya rengiyle beni hemen tavladı. Bu minik dükkana girdiğinizde, bir süre gözlerinize inanamayacak, eklerin isimlerini okumaya üst raftan başlayacak, sonra alt kata ineceksiniz. Bu kadar farklı çeşidin olabileceğine aklınız almayacak haliyle sipariş verme süreniz de uzayıp gidecek. Bu kadar seçenek arasında bana en farklı gelen, fıstıklısı, kavunlusu, Türk kahvelisi ve bademlisi oldu. Bunun yanında beyaz çikolatalısı, limonlusu, kestanelisi, vanilyalısı, mochalısı da denemeye değer çeşitlerden sadece birkaçı. Burada da her ekler çeşidi, İstanbul’un bir semtiyle özdeşleştirilmiş. Örneğin, çilekli eklerin adı Nişantaşı, kivili Yeniköy, beyaz bitter Etiler, kahveli Emirgan… Sipariş vermek için kendinizi seçim yapmaya zorlamayın, en soldan en sağa doğru ilerleyerek raftaki tüm çeşitlerden birer tane alın. Zaten direnseniz de, içsesiniz, “çilekliyi dene, portakallı, çok güzel görünüyor, onu da iste, karamellinin de tadına bakmak gerek” diyecek, siz de karşı koyamayacaksınız. Sonuç olarak, her ekten birer tane koydurduğunuz kutuyu elinize alıp mekanı istemeyerek terk edeceksiniz. Dükkanın içinde küçük bir masa ve birkaç sandalye bulunuyor, ekleri ayaküstü deneyebilirsiniz. Daha çok keyfine varmak için bence acele etmeyin, evinizde çayınızı, kahvenizi yapın, yanına ekleri tek tek dizin ve başlayın her birini sırayla denemeye. Ara sıra buraya uğramayı unutmayın, yeni çeşitler ‘ek’lenmiş olabilir, tatmanız için onları bekletmeyin. Ekler İstanbul, üç şubesi Anadolu, diğer üç şubesi de Avrupa yakasında olmak üzere meraklılarına ve tutkunlarına “sizin damak zevkiniz ne renk?” diye soruyor ve cevabınızı büyük bir heyecanla bekliyor.