Lessons in Chemistry: 1950’lerde Kadın Olmaya Dair

Bugün size beni izlediğim andan itibaren büyüleyen bir diziyi anlatmaya geldim. Apple TV’nin henüz iki bölümü yayınlanmış olan yeni dizisi Lessons in Chemistry’den sizin de benim kadar etkilenmenizi umarak bahsedeceğim. Umarım izledikten sonra siz de benim kadar seversiniz.

Diziyi anlatmaya başlamadan önce The Marvelous Mrs. Maisel’ın dünyasını ve Midge’in 1950’lerde erkeklerin baskın olduğu komedi sektöründe yılmadan gösterdiği mücadeleyi hayranlıkla izlediğimden bahsetmek istiyorum. Her ne kadar The Marvelous Mrs. Maisel’da erkeklerin baskın olduğu bir dünyada kadın olma düşüncesi daha farklı ve daha geniş bir zamana ayrılarak işlenmiş olsa da Midge’in erkeklerin hâkim olduğu bir sektörde, yakınları tarafından da destek görmüyorken var olma mücadelesi beni her izlediğimde etkiliyor. Esas konumuz olan Apple TV’nin Bonnie Garmus’un aynı adlı romanından uyarlanan yeni dizisi Lessons in Chemistry’de ise aynı The Marvelous Mrs. Maisel’da olduğu gibi 1950’lerin Amerika’sında ataerkil bir dünya düzeninde var olmaya çalışan kimyager Elizabeth Zott’un (Brie Larson) hayatına misafir ediyor.











