Linç Kültürü: Herkesi Eşit Yakmıyor

Themagger News
GÜNDEM|5 Haziran 2026
Linç Kültürü: Herkesi Eşit Yakmıyor

“Cancelled”, “linç ediliyor”, “boykotlanıyor” kelimeleri bir kişi için sosyal medyada belirdiğinde, kamuoyu aklında genellikle aynı senaryo canlanır: Skandal, sessizlik dönemi, ardından geri dönüş. Ancak bu senaryonun nasıl sonuçlandığı, büyük ölçüde cinsiyetle belirleniyor.

Araştırmalar, iptal kültürünün erkekler ve kadınlar üzerinde birbirinden belirgin biçimde farklı izler bıraktığını ortaya koyuyor. Louis C.K., taciz iddialarını kabul ettikten sonra bir yıl içinde sahnelere döndü; Kanye West antisemitik açıklamalarına rağmen müzik piyasasındaki varlığını sürdürüyor; Johnny Depp aile içi şiddet iddiaları gölgesinde geçen yılların ardından 2023’te Cannes’da ayakta alkışlandı. Günün sonnda erkekler için iptal kültürü, kalıcı bir sürgün değil; geçici bir köşe cezası işlevi görüyor.

Bunları Da Okuyun

Kadın figürler içinse linç kültürü, itibarın kalıcı olarak yıkımıyla sonuçlanabiliyor. UCLA’de gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, sosyal medyadaki tepkilerin bu örüntüyü dil düzeyinde de doğruladığını gösteriyor: erkeklerin hataları mizah ya da küçümsemeyle geçiştirilirken, kadınlar ahlaki yargılara, beden eleştirilerine ve karakter saldırılarına maruz kalıyor. Erkeklerin hataları mizah ve küçümsemeyle yumuşatılıyor; kadınlara ise daha yüksek bir ahlaki standart uygulanıyor. Bu asimetri, dijital linç mekanizmasının nötr bir hesap verebilirlik aracı olmadığına; aksine, mevcut güç dengesizliklerini yeniden ürettiğine işaret ediyor.

Yazı Yorumları (0)
Bu yazıya ilk yorumu siz yazın!