theMagger 3 yaşında!

Yazma tutkusunu paylaşmak için 3 yıl önce bir online dergi olarak hayata geçen theMagger’ın 3. yaşını kutlarken, yaşamakla kalmayıp uzun zamandır sayfalarımızı dolduran magger’lara magger olmayı ve kendilerini sormaya devam ediyoruz.

Unutmayın, siz de yaşadıklarınızı paylaşmak istediğiniz anda magger olup, aramıza katılabilirsiniz!

Yazının bir önceki bölümünde yer alan 6 magger’ı tanımak için tıklayın…

Seda Artar

2Seda Artar

Klasik beyaz yakalı mesaisini sanat ve seyahatle süslemeye bayılıyor, sabah sekiz akşam bilmem kaç çalışmasa dünyayı kurtaracağına, sıradaki büyük Türk romanını yazacağına, sırasıyla Pulitzer, Nobel Barış Ödülü ve Oscar alacağına inanıyor. Bir de insanın tek bir hayatı olmasının saçmalığına… “Bir tur test sürüşüyle geçse de herkesin ikinci bir şansı olsa keşke” diye düşünüyor. Ömür yetmiyor her şeyi denemeye ya, sanat yetişiyor imdadına, bir de paylaşmaya meraklı, güzel insanlar.

Neden magger’sın? 

Çok eğlenceli bir derginin hem okuru, hem yazarı olmak gibi, insan kendini ayrıcalıklı hissediyor.

theMagger ile nasıl tanıştın, yazmaya nasıl karar verdin?

Magger’ın gülen yüzü Emre sağ olsun, sinema dışında yazmak istersen bekleriz dedi, Barselona ve Venedik ile alakalı yazılarıma ev sahipliği teklif etti, ne de güzel oldu.

Bugüne kadar yazmaktan en çok zevk aldığın yazı hangisiydi?

İlk yazının yeri ayrı tabii, Barselona yazısı hem şehrin o nefis tadı ağzımda taptazeyken yazdığım için, hem de uzun süredir ilk kez yazdıklarımla bir yere kabul edilmiş hissettirdiği için çok özel.

Seda Artar’ın yazılarını buradan okuyabilirsiniz…

Hatice Dilek

2Hatice Dilek

Hayatta amacı kendini doğru biçimde ifade etmek olan, bunun için yazı dilini, resimi, fotoğrafı, her yolu mübah bulan; gelişme meraklısı bir insan.

Neden magger’sın? 

Magger doğmuşum diyelim mesela. Dediğim gibi kendimi ifade etmek için yazmaya,daha büyük kitlelere ulaşmaya ihtiyacım var. theMagger en başından beri başarılı olacağına yürekten inandığım ve beni haksız çıkarmayan,bu iş için en doğru platform.

theMagger ile nasıl tanıştın, yazmaya nasıl karar verdin?

theMagger’la tanışıklığım sitenin kurulduğu zamanlara tekabül ediyor. Oluşuma dahil oluşum da aşağı yukarı aynı zamanlar… Zaten kendime ait blogumda yazı yazıyordum, bunu biraz öteye taşımak istedim ve kurucumuz Lisya da beni destekledi. Birlikte nice yıllara diyelim mi :)

Bugüne kadar yazmaktan en çok zevk aldığın yazı hangisiydi?

Beyoncé’nin son albümünün kritiği sanırım. Her kelimesini sindirerek yazdığım ve verdiğim uzun ara(-lar)dan sonra benim için geri dönüş maiyeti taşıdığı için özel bir yazı. Ha bir de “Galata’da Bir Gün” var. Yazdıklarımı birebir deneyimlediğim ve bunu yaparken keyifle dolduğumdan, bu yazı da özeldir.

Hatice Dilek’in yazılarını buradan okuyabilirsiniz…

Zeynep Güray (Zeglence)

Zeynep Güray

Farklı şeyleri keşfetme merakıyla dolu, yerinde duramayan, müziksiz yaşamanın mümkün olmayacağını düşünen ve beğendiği şeyleri insanlarla paylaşması gerektiği misyonunu kendine yükleyen, bunun sonucunda ZeGlence’yi kuran sosyal bir inek.

Neden magger’sın? 

Güzel şeyleri kendime saklamayıp daha çok insanla paylaşmak için. İnsanlar tarafından okunmak, yorum almak ve senin yazdığın konuyu takip etmeye başlaması beni daha mutlu bir insan haline getirdi.

theMagger ile nasıl tanıştın, yazmaya nasıl karar verdin?

Bir arkadaşım sayesinde tanıştığım the Magger’ı incelediğimde benim kafamdaki bir sürü insanın bir arada toplandığını görünce altın madeni bulmuş gibi hissettim. Popüler kültür çılgınlığından uzak, alternatif, samimi, herkesin ilginç seyler paylaştığı bir platformda bulunmak için ilk yazımı atıp, hemen ilgilenilip, cevap verilmesi the Magger’ın bir parçası olma isteğimi daha da arttırdı. theMagger’daki ilk yazım Mart ayında yayınladı. Tam anlamıyla yazı yazmaya ise 2012 Ekim ayında başladım.

Bugüne kadar yazmaktan en çok zevk aldığın yazı hangisiydi?

Biraz politik bir cevap olacak ama her yazının bende bıraktığı tat ayrı. Özellikle röportajlarda yeni bir grup, tasarımcı, mekan tanıtırken, karşı tarafın da heyecanı benle aynı olduğu için beraber yeni bir yola çıkıyormuşuz hissi yaratıyor benim için. Hem onlar, hem kendim, hem de o konuya ilgi duyanlar için bir şeyler yaptığımın hazzı hepsinde aynı.

Zeglence’nin yazılarını buradan okuyabilirsiniz…

Buğra Levent

Turizm İşletmeciliği okusa da dergicilik tutkusundan vazgeçmeyecek olan bir blogger, serbest editör ve magger… Carrie Bradshaw gibi bir yazar, Joanna Coles gibi bir Genel Yayın Yönetmeni olmak isteyen bir şahsiyet… Aynı zamanda; sabırsız, neşeli, hayalperest, tezcanlı ve okuduğu bölümdeki “Yiyecek Üretim Yönetimi” dersini aldıktan sonra HACCP sistemine, yeni tatlar denemeye ve mutfağa da fazlasıyla merak salmış biri olduğundan, her an yeni ilgi alanları edinebileceğini ve  yaşam boyu öğreneceği şeylerin çok olduğunu düşünüyor!

Neden magger’sın? 

theMagger; bizlere kendimizi dilediğimizce ifade etmemiz için olanak sağlayan ve yükselen başarı grafiğini hiç düşürmeden, rotasından şaşmadan hareket eden online bir mecra. Bana dergicilik adına iyi bir okul olduğuna inandığım için, magger’ım! theMagger’da yazıyor olmanın bir ayrıcalık olduğunu düşünüyorum; zira geniş konu yelpazesine bir  yazarı olarak katkıda bulunuyor olmak, büyük bir mutluluk. Hayatımı pozitif anlamda etkilediğini de; beni sürekli dinamik ve gelişmelere duyarlı kıldığı, kendimi geliştirmemi sağladığı ile örnekleyebilirim.

theMagger ile nasıl tanıştın, yazmaya nasıl karar verdin?

Acemi bir blog yazarı, bir genç kız dergisinin moda çekiminde moda asistanlığı yapmanın verdiği heyecanla “Ben dergici olmak istiyorum!” diyen ve yolun çok başında olan bir lise öğrencisiyken, internette dolaşırken, tesadüfen rastladım theMagger’a. Bunun hoş bir tesadüf olduğunun, en başından beri farkındaydım! O zamanlar, online dergi formatında karşımızdaydı theMagger. Bana hayallerimi kurduğum kadın dergiciliğine adım atmam için büyük bir fırsat sunacağını düşünmüştüm; ki öyle de oldu. theMagger’ın ana dergilerinden biri olan theFemme için, Şubat 2011’de yazmaya başladım. theFemme’deki ilk yazımı- başlığı “Trend Raporu”ydu, yanlış hatırlamıyorsam- görünce hayli heyecanladığımı hatırlıyorum! Hatta topmodel Tülin Şahin ve moda tasarımcısı Selim Baklacı ile de röportaj yapmıştım theFemme için. Bu röportajlar da, hayatımdaki unutulmaz anılardandır.

Bugüne kadar yazmaktan en çok zevk aldığın yazı hangisiydi?

Her yazının, yazılmadan evvel meşakkatli bir araştırma ve düşünme süreçlerinin olduğunu düşünenlerdenim. Bu yüzdendir ki; theMagger için yazdığım her yazı, benim için çok kıymetli! Ancak “Ayın Dergi Kapakları” yazı dizimi ayrı bir keyifle hazırlıyorum; çünkü şahane dönüşler alıyorum. Bunun yanı sıra, “The Carrie Diaries”de Bennet karakterine hayat veren Jake Robinson hakkında yazdığım yazı da hep aklımdadır! Kendisi hakkında pek fazla bilgi bulamamama rağmen, hedeflediğimin üzerinde bir yazı yazmıştım.

Buğra Levent’in yazılarını buradan okuyabilirsiniz…

Zeynep Okyay

2Zeynep Okyay

Uyku haricindeki tüm zamanını müzik dinleyerek geçiren biri olarak müzik sektöründe çalıştığı için kendini şanslı hissediyor. Konserler vazgeçilmezleri. Sonrasında da kitapları ve filmleri geliyor.

Neden magger’sın? 

10 yıllık Blue Jean serüveninin ardından kendi kendime takılmak amacıyla bir blog açmaya karar verdim ve zaman içerisinde sadece gittiğim konserleri paylaşmayıp bir sonraki aylarda nerede ne var, “bu ayın önerileri” başlığında yazmaya başlamıştım. Bu yazılar Lisya’nın dikkatini çekmiş ve inbox’ıma “The Magger’da hafta sonu önerileri yazmak ister misin” mail’inin ardından buradayım.:)

theMagger ile nasıl tanıştın, yazmaya nasıl karar verdin?

Lisya’nın bundan bir sene önceki (7 Aralık 2012’ymiş, inbox’tan kopya çektim) mail’iyle tanıştım desem yeridir. Sayfalar arası gezip yazıları okudukça yazsam mı sorusu dakikalar içinde “ben de burada olmak istiyorum”a dönüştü. O gün bugündür de her hafta sonu hangi konsere gidilir, hangi filmi tavsiye etsem, tiyatrolarda neler var seçkisini hazırlamaya çalışıyorum.

Bugüne kadar yazmaktan en çok zevk aldığın yazı hangisiydi?

Hafta sonu etkinlik önerileri bölümünde en çok yılbaşı haftasını seviyorum. Kişisel olarak bir yılbaşı, iki de doğumgünü (ki kendi doğumgünümü kutlamayı sevmem; ama arkadaşlarımın kutlamalarını ihmal etmemeye çalışırım) etkinliklerini sevdiğimden yılbaşı dönemine denk düşen etkinlikleri yazmayı çok seviyorum.

Zeynep Okyay’ın yazılarını buradan okuyabilirsiniz…

Taner Turna

2Taner Turna

Halihazırda mühendislik eğitimi alsa da bu alandaki bağlarını gevşetmiş ve tüm duygularını ‘üretime’ indirgemiş birisi. Şu sıralar kendi projesi Rave Mag ile ilgileniyor olsa da hüzünlü tarafı halen gösterişsiz bir filmin oyunculuğunu yapmakta.

Neden magger’sın? 

theMagger bünyesindeki her şeyin ilham verici bir sinerji içinde olması, insanı hep daha fazla üretmeye, araştırmaya ve öğrenmeye yönlendirip bunu yaparken de seninle aynı doğrultudaki insanlarla etkileşim halinde bulunmanı sağlaması benim açımdan en değerli şey. Magger olmamdaki en büyük etmen, ‘paylaşım’ın değer görüp bir çok insana ulaşması ve bunun geri dönüşü olarak da hep bir sonrakini istememe neden olması.

theMagger ile nasıl tanıştın, yazmaya nasıl karar verdin?

Eski dergi döneminde, günlük hayatın farklı yerlerine konuşlanmış birçok insanın ortak paydada buluşturabilmesi ve bunun için sadece bir form uzaklıkta olması beni en  çok cezbeden şeydi. Geriye sadece ilk yazımı düşünüp formu doldurmak kaldı. ‘Yazınız yayınlanmak için arşive alınmıştır.’ mailinin şu an baktığımda hayatımdaki önemli dönüm noktalarından birini oluşturduğunu söyleyebilirim.

Bugüne kadar yazmaktan en çok zevk aldığın yazı hangisiydi?

Magger’daki en son film kritiği yazım, yani Andrey Zvyagintsev’in ‘Sürgün’ fimi. Bir çok sahnesini defalarca izleyip yazmaktan zevk aldığım yazılar arasında birinci sırada.

Taner Turna’nın yazılarını buradan okuyabilirsiniz…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?