Marmara Ünicersitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü mezunu Nevra Karaca, hayatının dönüm noktası olarak 2003 yılındaki İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri’nin düzenlediği Genç Moda Tasarımcıları yarışmasında üçüncülük elde edişini gösteriyor. Bu başarının ardından Milano’da Domus Academy’de Moda Tasarımı bölümünde yüksek lisans eğitimi alan tasarımcı, burada Antonio Berardi, Nike, Meltinpot, Bvlgari ve Swarovski gibi markalar için projelere imza attı. Şu anda Taypa Tekstil bünyesinde Next, Marks & Spencer ve H&M gibi global markalar için tasarım ve üretim servisi veriyor, ayrıca Nevra Karaca No7 markasını da Taypa Tekstil sponsorluğunda Nisan 2011’den bu yana yürütüyor. Nevra Karaca’ya “Masanızda Neler Var?” diye sorduk.

Şu anda masanızda neler var?

Benim masam genelde karışık ve dağınıktır. Masanda her zaman çalışma laptopum, kitaplarım, dergilerim, kalemlerim, kumaşlarım ve balığım olur. Şu an ise ekstradan müzik plaklarım, çok sevdiğim kırmızı eldivenlerim ve vitaminlerim var.

Masanızı nereden aldınız?

Şu anda Taypa giyimde çalıştığım masamızı iç mimarımız tasarladı. Brüt beton, kenarlarında metalleri var ve uzunluğu 5 metre civarında. İki kolon arasına monte edilmiş durumda.

Neleri – kimleri takip ediyorsunuz?

Genel olarak Taschen yayınlarının tasarım ile ilintili serileri ilgimi çekiyor. Rutin olarak da Vogue Italia, Numero, Dazed ve benzeri dergileri takip etmeye çalışıyorum. Bunlar dışında da kendi disiplinimden farklı olarak Wallpaper ve Arcdaily tadında websiteleriyle ve benzeri basılı dergilerle kendimi güncel tutmaya çalışıyorum.

Kimi giydirmiş olmak isterdiniz?

Daphne Guinness’i giydirmiş olmak isterdim. Markamızın ruhunu iyi yansıtacağını düşünüyorum. İlk koleksiyonumuzda Sutherland Sister’dan feyz alarak sergilediğimiz heykel çalışmalarımızı üstünde taşımasını isterdim.

İlerde kimi giydirmek istersiniz?

Açıkcası, isim olarak markamız ile örtüşeceğini düşündüğüm herkes olabilir. Bu dediğim kişi herhangi birisi de olabilir. Benim için önemli olan No7 kadınını temsil etmesidir. Ama, illa ki isim vermemi isterseniz Maria Carla Boscono’yu giydirmek isterdim.

Tasarımlarınızı nerelerde görmek isterdiniz?

Tasarımlarımı Uzakdoğu’da ve dünyanın belli başlı designer butiklerinde görmek isterim. Zaten, Joyce’da yaptığımız sergi nedeniyle Joyce Hong Kong’a girme şansımız var. Bunun dışında da Lambert Associates gibi önemli satınalımcılar koleksiyonlarımız ve markamız ile ilgileniyorlar.

Tasarım açısından en beğendiğiniz şehir?

Firenze’yi çok seviyorum. Butik yapılar, çok hoş restoranlar bulunmakta ve bisikletle dahi her yeri keşfetmek mümkün.

İşinizle ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

Yeni giysiler üretirken kumaşlardan ve aksesuarlardan birden fazla imgenin aklımda şekillenmesini seviyorum. Her güzel çıkan ürün o gün için yaşam kaynağı, zaten yapılan çalışmalar benim için iş değil keyifli bir şölen.

Sizce “ilham” ne demek?

Her şeyin doğadan başladığına ve doğaya döneceğine inanıyorum. Bu düşünceden anlaşılacağı gibi ağırlıklı olarak doğadan etkileniyorum. Sanatın ya da dışavurumun özünde her zaman doğanın olduğunu düşünüyorum. Bundan sonraki koleksiyonlarda da bu etkilerin açığa çıkacağını düşünüyorum. Ama, bu demek değil ki doğa dışında bir şeylerden etkilenmem. Yaşadığımız evren de etkilenilecek birçok unsur olduğunu düşünüyorum. İnsanın kendi özünün ve kişisel estetik anlayışının getirileri nedeniyle daha somut ve günlük yaşamda karşılaştığımız esin kaynakları da olabiliyor. Bunlar eski çağlardaki yaşamlarını hale devam ettiren yapılar, gelecekçi ve modern yapılar diyebiliriz. Şu an böyle diyorum, belki 2 sene sonra estetik ya da düşünce olarak zihnimde açığa çıkan farklı bir şeyden yola çıkarak bazı çalışmalar üretebilirim.

Ajandanızda bu hafta/ay için neler var?

Markamız ile alakalı Şubat ayı çok yoğun geçti. Paris Capital de la creation ödülü ve Joyce sergisi. Mart ayı ile alakalı Nevra Karaca No7′nin yeni koleksiyonlarının hazırlıkları, diğer projelerimin rutin çalışmaları, Taypa giyim ile alakalı Moskova ziyareti ve de No7 ile alakalı önemli görüşmelerimiz olacak. İş dışında da yeni taşındığım evim için Çukurcuma ve Faikpaşa’da vintage dükkanları gezmeyi planlıyorum. Marmara EXPO Center’da NASA: A Human Adventure uzay sergisine gitmeyi düşünüyoruz. Bunun dışında Nisan’da İstanbul Modern’de devam eden Modernlik? Fransa ve Türkiye’den manzaralar isimli sergiye gidebiliriz.

Pazar kahvaltısında sizi nerelerde görebiliriz ?

Çoçukluğumun geçtiği Yeniköy benim için çok değerli. Yeniköy kahvesi ve Cihangir’de White Mill’de kahvaltı etmeyi seviyorum.

İstanbul’da özellikle ilham veren semtler hangileri ve bu semtlerde hangi cafe/restoranlarda oturuyorsunuz?

İstanbul da Faikpaşa-Yeniköy ve Fener-Balat benim için çok özel semtler. Hepsinin de kendine has bir dokusu ve aurası olduğunu düşünüyorum. Balat’ta Cafe Vodina, Galata’da Kiva Restaurant, Yeniköy’de de cafe olarak Mua Gelatieri d’Italia diyebiliriz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?