Burcu Kuru, 25 yaşında bir moda tasarımcısı. Bahçeşehir Üniversitesi Pazarlama bölümünden mezun olduktan sonra Floransa’ya moda okumaya gitti. 2010 yılından beri kendi markası altında tasarımlarını yapıyor. Yakında yepyeni bir koleksiyon ile karşımıza çıkacak olan tasarımcı, bugünkü “Masanızda Neler Var” bölümümüzün İstanbul aşığı konuğu…

Şu anda masanızda neler var?

Masamda bilgisayarım, ipadim, telefonum, kalemle not almayı sevdiğim için defterim ve kalemim, çikolatalar, meyveler ve su var.

Masanızı nereden aldınız?

Masamı Cihangir’de ikinci el ev eşyaları satan bir dükkandan çok ucuz bir fiyata aldım. Öylesine geçerken rastladım hem ucuz hem de tam aradığım gibi bir masaydı hemen alıp evime getirdim. Çok seviyorum o benim hem yemek masam hem ofisim.

Neleri /kimleri takip ediyorsunuz?

Açıkçası moda dergilerini takip etmiyorum. Reklama boğulmuş yazı ve sayfaları görmekten hoşlanmıyorum. Dünyadan defile ve showları takip etmek istersem style.com’u ziyaret ediyorum. Bloglardan ilgimi çeken konular olduğu zaman takip etmeye çalışıyorum ama ben bilgisayarın başında genelde bir şeyler araştırmak için oturmuş oluyorum dolayısıyla siteler arası gezmeye pek vaktim olmuyor. Bu aralar ressam ve ilüstratörleri çok fazla takip ediyorum ve araştırıyorum. Marion Peck, Fabian Ciraolo gibi…

Neyi/nereyi siz tasarlamış olmak isterdiniz?

Viktor&Rolf’ün Cutting Edge koleksiyonunu tasarlamış olmak değil ama bir parçası olmuş olmak çok isterdim. Benim için bir kıyafet yaratmak oyun gibi ve onlar bunu bu koleksiyonda çok iyi göstermişlerdi, benim bakışımın da iyi bir yansımasıydı o yüzden o koleksiyonu çok seviyorum.

İleride neyi/nereyi tasarlamak istersiniz?

Tam manasıyla ‘ben de tam bunu yapmak istemiştim’ diyebileceğim kendi koleksiyonumu yaratmak/tasarlamak istiyorum. Bir de bu aralar merak saldığım bir konu jenerik tasarımı belki kendi defilem için böyle bir şey yapmak çok isterim.

Tasarımlarınızı nerelerde görmek isterdiniz?

Tasarımlarımı öncelikle Türkiye’nin değişik yerlerinde ama en çok yurtdışındaki satış noktalarında görmeyi çok istiyorum. Tarzını beğendiğim ve ne yapmaya çalıştığımı anlayan herhangi bir insanın giymesi de beni çok mutlu eden bir şey.

Tasarım açısından en beğendiğiniz şehir?

Tasarım açısından hiç gitmemiş olmama rağmen İspanya’nın tüm şehirlerini beğeniyorum. Benim için ışığı ve görüntüsüyle İspanya şahane bir ülke. Bir türlü fırsat olmadı gitmek için ama çok özel bulduğum için tıpkı çok merak ettiğim filmlerin ne hakkında olduğunu okumamam gibi İspanya ile ilgili herhangi bir fotoğrafa da bakmam, gittiğimde kendime ait izlenimlerimi edinmek istiyorum :)

                  İspanya demişken Deniz’in bugün yayına giren “Yeni Başlayanlar için Barselona” adlı keyifli yazısını theMagger’da okuyabilirsiniz...

İşinizle ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

İşimle ilgili en çok kumaşların kıyafetlere çıktıktan sonraki dönemini seviyorum. Benim için mucize gibi bir şey dümdüz kumaşların giyilebilecek güzel parçalara dönüşmesi ve o anda onları elime alıp orasını burasını didik didik kurcalamak en sevdiğim şey…

Sizce “ilham” ne demek?

Bence ilham ile ilgili en güzel açıklama Osho’nun Yaratıcılık kitabında var. kitapta bununla ilgili şu söyleniyor: “Gerçek sanatçı kendisinin hiçbir şey yaratmadığını, varoluşun onun üzerinden çalışmış olduğunu bilir. Varoluş onu, ellerini, varlığını ele geçirmiş ve onun üzerinden bir şey yaratmıştır. O sadece bir araç olmuştur. Gerçek sanat budur. Sanatçının yok olduğu eserdir. O zaman ortada ego sorunu kalmaz. O zaman sanat bir din olur. O zaman sanatçı bir mistik olur; sadece teknik olarak yetkin değil, varoluşsal olarak da özgün.” İşte benim için ilham budur.

Ajandanızda bu hafta/ay için neler var? 

_Prix Pictet, Güç: İstanbul Modern’de şu zamandaki toplumsal ve çevresel sorunları fotoğraflarıyla güç olgusunun anlatıldığı sergiyi gezmek.

_8 Şubat’ta vizyona giren olan Lincoln filmine gitmek.

_22 Şubat’ta Logo Terapi Enstitüsü Derneğinin Logo Terapi Eğitimi’ne katılmak.

_Yeni koleksiyon hazırladığım için Eminönü’nde kumaşçılarımı ziyaret etmek ve örnekler almak.

_Küçükyalı’daki ikinci el ev eşyaları satan dükkanları gezmek istiyorum.

Pazar kahvaltısında sizi nerelerde görebiliriz?

Cihangir’de oturuyorum. Çok fazla dışarı çıkmayı sevmiyorum ama çıktığım zamanlar da yine buralarda oluyorum. Kahve6’nın kahvaltısını seviyorum. Merkezi Kurtuluş’ta olan Göreme Muhallebicisi’nin menemenine bayılıyorum.

İstanbul’da özellikle ilham veren semtler hangileri ve bu semtlerde hangi cafe/restoranlarda oturuyorsun? 

İstanbul’un İstanbul olduğu semtleri seviyorum. Haliç köprüsünden Taksim’e kadar olan İstanbul’u seviyorum. Pek dışarı çıkan bir insan değilim. Arada bir Smyrna’ya gidiyorum, yine Cihangir’de bulunan 37B’yi çok seviyorum.

www.burcukuru.com

Diğer Masanızda Neler Var?’lardan Birkaç Tanesi…

Neotek’in sahibi Joelle Hançerli ile Masanızda Neler Var?

Kağıttan harikalar yaratan Papier Atelier’le Masanızda Neler Var?

Tasarımcı Lara Karaso ile Masanızda Neler Var?

Kapak fotoğrafı: Ege İşlek

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?