Ey siz İstanbullular! Bilir misiniz İstanbul’da vuku bulan ve kaçırılan her konserin, festivalin, serginin, alternatif sahnelerinizde oynanan tiyatro oyunlarının ardından bir Ankaralı sanatseverin yastığını gözyaşlarıyla ıslattığını? Bu yüzdendir ki Ankara’da tüm sanat olayları büyük bir coşkuyla karşılanır, devlet tiyatrolarının kimi zaman sıkıntıdan uyutan oyunlarının biletleri bile günler öncesinden tükenir. Ben de Ankaralının gözbebeği Cermodern’de Edvard Munch’un doğumunun 150. yılı anısına, Andy Warhol ve Munch’un eserlerinden oluşan bir sergi düzenleneceği haberini alınca bayramlık kıyafetlerimi giydim, her eserin yanında telefonuyla hatıra fotoğrafı çektirmeyeceğine emin olduğum iki arkadaşımı da yanıma alarak Cermodern’in yolunu tuttum…

Munch üzerine önde gelen otoritelerden Patricia Berman ve The American-Scandinavian Foundation’ın küratörlerinden Pari Stave tarafından derlenen ve yirmi yedi seçkiden oluşan sergide; Munch’un baskı yapmaya başladığı ilk yıllarda yarattığı The Scream, Self-Portrait, Madonna ile The Brooch. Eva Mudocci adlı dört eseri ve Warhol’un çok özel teknikler kullanarak Munch’un bu baskı serisini yeniden yorumladığı After Munch serisi sunuluyor.

Tek ortak özellikleri çok yönlü ve yaratıcı sanatçılar olmaları olan Munch ve Warhol’u bir araya getiren neydi?

1982’nin son aylarındayız. Tüm zamanların en çok satan albumü Thriller daha yeni çıkmış. Nerede o eski pop albümleri… Neyse. Warhol ve tayfası Munch’un 126 eserinin yer aldığı New York’taki sergiyi defalarca ziyaret ederler. Ama bu Warhol’un Munch’la ilk karşılaşması değildir. Önceden bir davet üzerine gittiği Oslo’da Munch’un eserlerini görür, beğenir. Görgü tanıklarının ifadelerine göre sanatçının baskı çalışmalarına tablolarından daha çok ilgi gösterir, hatta –Self Portrait’in de dahil olduğu- 5 tane baskısını da koleksiyonuna katar. Munch’un New York’taki 126 eserli dev çıkarmasının ardından serginin düzenlendiği Galleri Belmann’ın sahipleri Warhol’a “Bu 126’dan seç, beğen; bize yeni bir seri yarat.” derler ve Warhol yeni çalışmalarına temel olacak dört baskıyı seçer. İlk aşamada yaptığı 15 tane çalışmayı galeri sahiplerine teslim eder. Bunlar Galleri Belmann’ın Oslo ve Stockholm’deki kardeş galerilerine gönderilir ve büyük ilgi görür. Warhol çalışmalarının ikinci aşamasına gelip ürettiği eserleri tam teslim edecek iken galeri ortakları büyük ve sonu çok şükür kanlı bitmeyen bir kavgaya tutuşur ve kaba tabirle tablolar Warhol’un elinde patlar. O, bu duruma o kadar üzülmez, nitekim onca kadının ah’ını almıştır ve bir kadının ah’ının asla yerde kalmayacağını bilecek kadar zeki biridir. Neyse, toplumsal mesajımı verdikten sonra hayatınızın akışını değiştirecek bir bilgiyi de ekliyorum: Anlaşma bozulduğundan çalışmalar Warhol’da kalır, dolayısıyla bugün After Munch serisinde tam olarak kaç çalışmanın yer aldığı bilinmiyor.

Munch | Varhol Sergisi 5 Ocak’a kadar Ankara’da!

Özellikle Warhol’un çalışmalarının ilk aşamasında yaptığı dev boyutlu, cesur renkli baskılarını Géry’e bağlayıp eve götürmek istedim. O kadar güzel hepsi.

Ayrıca Munch | Warhol sergisine geçmeden önce Bank of America’nın kadın fotoğraf sanatçılarının eserlerinden derlediği Eye Wonder sergisinde ısınma turları atıp benim gibi yabancısı olduğunuz sanatçılarla tanışıp memnuniyetinizi iki katına çıkarabilirsiniz.

Munch | Warhol 5 Ocak’a kadar Ankara’da. İlgilenenlerin mutlaka gidip görmesini tavsiye ederim.

Cermodern Adres: Altınsoy Cad. No:3 Sıhhıye, Ankara

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?