Neden Atıştırıyoruz?: Atıştırmanın Psikolojisi

Öğle yemeğinizi daha yeni bitirmişsiniz, kendinizi hiç aç hissetmiyorsunuz. Ama hop, birden zihninizde rengarenk şekerlerle dolu o kase beliriyor. Usulca sandalyenizden kalkıyor, sorgusuz sualsiz dolabı açıyor, damağınızın sebepsizce aradığı bu lezzeti ona hazırlıyorsunuz. Peki neden? Neden atıştırıyoruz? Gelin, atıştırmanın psikolojisine birlikte atalım. Hemen ardından, %100 sebze kıtırları ile atıştırmalıkların doğal halini bizlerle buluşturan Knorr Veggies‘den ilham alalım, artık hayatımızın merkezine oturan atıştırma kültürünü sağlığınız ve hayat kaliteniz açısından nasıl dönüştürebileceğinizden konuşalım.

“Snackification” kelimesini daha önce hiç duydunuz mu? Kendisi, yoğun ve hızlı tempolu şehir hayatının bir getirisi. Pandemi öncesi dönemlerde bir toplantıdan diğerine koştururken ya da iş çıkışı spor salonuna gidiş yolunda; bu süreçteyse görüntülü konuşmalar arasında kısa bir mola vermek veya akşam yemeğinden önce birlikte yaşadığımız kişiyle tatlı bir sohbet etmek için… Atıştırmalıklar her an, her yerde. Aç olmadığımız zamanlarda bile elimiz atıştırmalıklara gidiyor, dolayısıyla atıştırmalıkların duygusal ve fonksiyonel birtakım ihtiyaçlarımızı yerine getirdiği çok açık. Peki, hangi ihtiyaçlar bunlar? Psikolojik açıdan bakarsak, neden atıştırıyoruz?











