Nostalji Duygusu ve The Addams Family Values

Herkesin daha genç daha güçlü daha kaygısız olduğu yada öyle olduğuna inandığı bir dönemi vardır. Bu durum sık sık özlemle anılır ve buna nostalji denir.
“Ben çocukken çok tatlıymışım!” “Ooo, o da bişey mi ben askerdeyken bi gün binbaşını bi tersledim…” gibi gerçekliğini kimsenin sorgulamayacağı cümleler kurarız. Bir de bireyselliği aşan nostaljiler vardır orada da insan kendi biyolojik geçmişi yerine kaybolmuş bir uygarlığı özler gibi özler; “Nerede o eski bayramlar?”, “Nerede o eski ramazanlar?”, “Beyoğlu’na takım elbiseyle gelirdik.” gibi sanki vaktinde Memlüklerle birlikte yaşamış ve devletin çöküşünü gözleriyle görmüş gibi davranılan nostaljiler… Bu da kültürel nostalji. Geçmişe özlem biraz başarısızlık göstergesi gibi geliyor aslında. Vakti zamanında eline geçen hiçbir fırsatı değerlendirememiş, bir şeyleri ıskalamış ve sürekli bu gününden tatminsiz bir vaziyet söz konusu. Daha az mekanik bir hayat kime ne fayda getirdi halbuki? Fransız devrimi sonrasında bir aristokratın geçmişe duyduğu özleme saygı duyarım da aynı şeyi kalburaltı yaşayanlar için de söyleyebilir miyiz? Bunları bir düşünelim.











