“Gücünü karakterlerinden alan” bir hikaye olan “On Derin Ayak İzi”nin yazarı Lüset Kohen Fins ile kitabını, kazandığı HarperCollins Altın Madalya Ödülü’nü ve romanı yazarken deneyimlediklerini konuştuk…

On Derin Ayak izi On Derin Ayak İzi ne türde bir roman? Aslında biz kitabın çıkış serüvenini merak ediyoruz…

Ana hatlarını kafamda detaylıca planladıktan sonra yaklaşık iki sene boyunca üzerinde her gün çalıştığım, İngilizce olarak kaleme aldığım ve altı ayda Türkçe’ye çevirdiğim 515 sayfalık bir roman bu. Kitaptaki ana karakterler ve onların yaşadıkları olaylar örgüsü üzerinden ilerleyen, bol katmanlı bir kurguya sahip çağdaş bir metropol hikâyesi de diyebiliriz.

HarperCollins Altın Madalya Ödülü’nü nasıl aldınız? 

Son beş yıldır yeni yazarlar ve orijinal hikâyeler keşfetmek için HarperCollins’in Authonomy adında bir yarışma düzenlediğini öğrendiğimde romanı bitirmek üzereydim. Ancak kendimi denemek adına kayıt yaptırdığımda, diğer yarışmacılardan bunun interaktif olarak gerçekleşen ve kazanması oldukça zor bir yarışma olduğunu öğrendim. Yazarlardan ve kitap eleştirmenlerinden oluşan uluslararası bir jürinin dikkatini hem eserinizle hem de ‘short pitch’ dedikleri kitabın kısa tanıtım yazısıyla çekmeniz gerekiyor. Her jüri üyesinin sanal bir kütüphanesi, ‘watch list’ dedikleri takibe aldıkları yazarlar bölümü, puanlama ve yorum yapabilecekleri bir ana sayfa var. Çoğunluğu Amerikalı, Kanadalı ve İngiliz yazarların oluşturduğu, otuz iki farklı ülkeden katılan diğer 14.000 yazarın arasından kitabımın listelerde hızla yükselerek bir numaraya çıktığını görmek heyecan verici bir deneyimdi.

Luset Kohen Fins“On Derin Ayak İzi” bir sinema kurgusu ile yazılmış, bu özel kurgunun kitabın altın madalya almasında rolü var mıdır?

Bence bunun kesinlikle büyük bir payı var. Jüride Johnny Depp gibi isimler de vardı. Kitabın tanıtım filmini YouTube’a yükledikten iki ay sonra ünlü yıldız Kirsten Dunst’ın birçok filminin yapımcısı olan Marc Smerling benimle temasa geçti. Karakterlerin günahları ve sevaplarıyla günlük hayattan fırlamış gibi olmaları, diyalogların gerçekçiliği, romanın kurgusu ve konuda alttan ince ince bir hayat felsefesinin işlenmesi olmuş dikkatlerini çeken. Bu soruyu ben de onlara sordum.

Türkiye’de uluslararası bir ödül almak isteyen ya da ismini yurtdışında da duyurmak isteyen genç yazarlara tavsiyeleriniz neler?

Hikâyelerini İngilizce olarak yazmalarını, evrensel konulara değinmelerini, kendilerini ifade etmekten korkmamalarını, klişelerden uzak durmalarını, karakter yaratırken gerçekçilik ve doğallıktan uzaklaşmamalarını tavsiye edebilirim.

Kitaptaki kahramanların kısaca özellikleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

On Derin Ayak İzi’ndeki kadın ve erkek karakterler elinden geleni değil gerekeni yapan, kariyerlerini ön planda tutan, kadın-erkek eşitliğine inanan, liberal, dolayısıyla seks meselelerine tabu olarak bakmayan ve bireysel varoluş adına izledikleri yolu bizzat kendi günlük hayat tecrübelerinden edinen kişiler. Birbirlerinden farklı gibi görünseler de sonuçta hepsi yüreklerinde benzer kaygılar, heyecanlar ve hedefler barındırıyorlar; amaçları güven ve sevgi dolu bir gelecekte mutlu ve başarılı olmak.

Kitaptaki kahramanlar gerçek hayattan kişiler mi ya da tamamen kurgusal mı?

Zhuizm düşünce akımının kurucusu olan Wen Bao Zhu karakteri de dâhil olmak üzere kitaptaki tüm karakterler tamamen kurgusal.

Gözlem yaparak kitaptaki kahramanları oluşturup, On Derin Ayak İzi’ni yazdığınızı belirtiyorsunuz. Bundan bahsedebilir misiniz?

Bundan yirmi yıl önce, henüz yirmi üç yaşındayken iş hayatına atılıp kendi işimi kurduğumda yeni nesil girişimci kategorisine giriyordum. O günlerde katıldığım bir seminerde; insanların söylediklerinden çok söylemedikleri şeylerin karar verme aşamasında en belirleyici rolü oynadığını savunan bir katılımcı vardı. Bu tezi geliştirmek ve kanıtsal bulgulara ulaşmak için o günden beri ailem ve çevremdeki insanlar da dâhil olmak üzere yeni karşılaştığım herkesin beden dilini inceleyip, hareketlerinden bir anlam çıkarmaya çalışıyorum. Biriktirdiğim gözlemlerin hepsini olmasa da en çarpıcı olanlarını bu kitapta okuyucularla paylaşmak istedim.

“On Derin Ayak İzi” hakkında sizin eklemek istedikleriniz…

Zhuizm felsefe akımını ve onun kurucusu olan Wen Bao Zhu karakterini yaratmak iki yılımı aldı belki, ama bu yolculukta yirmi yıla bile zor sığdırabileceğim bir sürü içsel deneyim yaşadım. Eğer paylaştığım düşünceler ve bu roman birilerinin yolunu ‘gerçekten’ aydınlatırsa ne mutlu bana.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Bu kitabı geçen hafta okudum ve herkese tavsiye ediyorum. Günümüz toplumunda geçen, ayakları yere basan bir roman arayanlar için yazılmış adeta. Bu yazarı ilk kez duydum, ama okuyanlar okumayanlara anlatsın cinsten bir kitap olmuş.

  2. On Derin Ayak İzi ile ilgili yorumları google’da ararken bu röportajı gördüm, themagger.com’a da üye oldum bu vesileyle. Kitabı alıp almamakta kararsızım, dediklerine göre içinde alkol, uyuşturucu ot ve erkeğin bir başka erkeğe karısının gözü önünde yaptığı cinsel taciz sahneleri varmış. Bunun Zhuizm felsefe akımıyla ilgisini çözemedim bir türlü.

  3. Sevgili Zeynep Hacaloğlu, herşeyden önce paylaşımınız için teşekkürler. Bu roman zaten biraz da önyargılarımız yüzünden hayatta kaçırdıklarımızla ilgili. Karakterlerin özel hayatları da anlatılıyor doğal olarak. Size eksik anlatmışlar, yoğun iş temposu ve sorumluluk almak istemediğinden dolayı evli olduğu halde eşinden gizli kürtaj yaptıran bir karakterimiz bile var. Zhuizm felsefe akımına gelince… İnsanoğlu’nun ölümlü olduğunu bir an bile aklından çıkarmadan yaşaması, dolayısıyla kendine verilen bu kısıtlı yaşam süresini kendine ve insanlara fayda sağlayarak geçirmeyi tercih etmesi, huzura her şeyi bilerek değil de bilinmeyene teslim olarak kavuşması, sevdiği işi yaparak yeteneklerini geliştirmesi ve bu sayede para kazanması, yani ekolojik ve evrensel dengeleri gerçekçi gözlerle kavraması olarak özetleyebilirim.

  4. Konuya açıklık getirmeniz beni mutlu etti, ayrıyetten ilk defa bir yazarla da sohbet etmiş oldum!! Doğru, genelde önyargılı biri olduğumu söylerler. Hayatta bazı şeyleri bu yüzden kaçırmış olabileceğimi hatırlatmanız ince bir hareketti. Belki de henüz toplum ve aile baskısından kurtulamamış olduğum içindir. Yarın ilk işim kitabınızı alıp Zhuizm felsefesiyle tanışmak olacak. Okuduktan sonra kendi yorumlarımı paylaşacağımdan emin olabilirsiniz. Zeynep.

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?