Pera Palace otelinin içindeki pastane/cafe “biz Beyoğlu’na takım elbiseyle inerdik” zamanının tüm zarafetini yaşatıyor.

Paris’in her yönünden kendini gösteren zarafetine hepimiz aşinayızdır. Bu şehrin adı geçince illa ki Eyfel Kulesi önünde öpüşen çiftlerin, pencereleri pembe sardunyalarla dolu binaların, karşılıklı makaron yiyen zarif Fransız kızların görüntüsü gözünüzün önüne gelir ve o gerçekten uzak romantizm içinize işler. Burası klişeleşmesine rağmen tadını kaybetmeyen nadir şehirlerdendir sanırım.

İstanbul’da da Osmanlı’nın son dönemlerinde inanılmaz bir Fransız etkisinin hüküm sürdüğünü hep duymuşuzdur. O dönemin aydınları İstanbul’da ve özellikle Pera’da benzer bir zarafet, incelik ve lüks içinde yaşamış.

Pera Palace Oteli de 1895’te lüks konaklama alanındaki gerekliliğin fark edilmesiyle, doğuya seyahat etmek isteyen zengin Batılıların kullandığı lüks tren, Orient Express’in yolcularına hizmet vermek üzere açılmış. Borç harçla da olsa hiçbir masraftan kaçınılmayarak inşa edilmiş. O dönemde elektrikli, sıcak suyu akan nadir binalardan biriymiş. İlk elektrikli asansör de buradaymış, hala ziyarete açık.

Agatha Christie ve Atatürk burada kalan önemli isimlerden sadece ikisi. Burası ayrıca dönemin ünlü ‘aktrislerinin’, yazarların, Avrupalı sosyetenin hatta savaş döneminde casusların uğrak yeri olmuş.

large-11214227_850969581652708_6711796295969956952_n

Patisserie de Pera

Gelelim yazıya nostaljik bir Paris hatırlatmasıyla girmemin asıl nedenine, yani şu an Pera Palace’ın içinde bulunan pastane/cafe’ye… Buraya girdiğiniz anda 1900’lerin Paris’ine adım atmış gibi oluyorsunuz, atmosfer insanı dışarıdan soyutluyor. Resmen “biz Beyoğlu’na takım elbiseyle inerdik” zamanının tüm zarafetini yaşatıyor. Telefonunuzun kamerasını kesinlikle kapatamıyorsunuz, biz sipariş vermeden önce bir 15 dk sadece etrafa bakıp fotoğraf çektik…

Pera Palace

Yiyeceklere gelince… Ben ‘apple crumble’ yedim ve yediğim en iyisiydi diyebilirim. (NY’daki Magnolia Bakery’de yediğimi ikinci siraya attı!) Tüm ürünler de binanın içinde olan kendi imalathanelerinden çıkıyormuş. Meraklısına, kahvelerin taze çekildiğini söyleyeyim. Bizi içeri çeken şey atmosferdi ama hem hizmet hem yiyip içtiklerimizin lezzeti atmosferin tamamladı.

large-11745320_850969708319362_1770091632485564730_n

Benim tavsiyem mutlaka bir öğleden sonra yolunuzu Pera’ya düşürün. Semt bugünlerde mütevazi ve sevimli bir havada. Hoş kahve dükkanlarını, cafeleri, sanat galerilerini ve butikleri ağırlıyor. Pera Müzesi’ni gezdikten ve semtin şaşaalı döneminden kalan binalara bakarak kısa bir yürüyüşten sonra yorgunluk kahvesi için rotanıza ekleyin.

Patisserie de Pera Adres: Meşrutiyet Cad. Pera Palace Hotel No:52 Pera, Beyoğlu / İstanbul

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN