Adam Smith, insanların rasyonel olduğunu varsayıyordu, ama görünüşe göre Paul Smith onun bu varsayımını haksız çıkarıyor. Bunu beyaz üzerine baskılı bir t-shirt’e koyduğu 800 Türk Lirası etiketten anlayabilirsiniz.

Her ürüne bir talep var doğru, pazar tezgahındaki 5 TL’lik t-shirt’e de, Paul Smith’in 800 liralık tshirt’üne de. Markalar fiyatlandırmalarına göre ulaşacakları müşteri kitlesini zaten biliyorlar yani Paul Smith için H&M ile aynı satış rakamını yakalamak zaten bir amaç değil. Zaten fiyatların arkasında da sadece ekonomik nedenler yatmıyor. Ürünlerin üretildiği yerden mağaza raflarına kadar gittiği yol, geçtiği gümrükler, vergiler ve döviz kuru dalgalanmaları gibi faktörler şu anki fahiş fiyatlara masum açıklamalar getiremiyor. İskoç ekonomist Giffen, lüks mallarda bildiğimiz talep kuralının geçerli olmadığını söylüyor. O zaman fiyatlarla beraber talebin de yükseldiği lüks tüketim pazarındaki bu talebin arkasında ne var?

Ben bunu tamamen psikolojik nedenlere bağlıyorum.

Paul-Smith-store-Jakarta-Indonesia

Markalar şu zamana kadar yüksek fiyatları ve insan egosuna hizmet eden marka imajlarıyla müşterileri cezbediyordu. Müşteriler statülerini ifade etmek için markaya ihtiyaç duyuyor gibi bir durum vardı. Ama artık zamanın değişmeye başladığını düşünüyorum. İnsanlar artık markanın prestijini arkalarına almaktansa, markayı kendi bireyselliklerini dışa vurmanın bir aracı olarak görüyor. Müşterinin seçenekleri her zamankinden  daha geniş, çünkü çok fazla lüks marka, çok fazla tasarımcı olduğu kadar çok fazla da modaya uygun ama mütevazı fiyat aralıklarında ürünler var. Adam Smith’in rekabet ilkesi burada gerçekten de tüketicinin lehine işliyor.

Savigny Luxury Index’e göre dünyada lüks tüketim artıyor. Talepler artarken, tüketicinin tercihi de snob markalardan daha samimi ve gerçekçi markalara kayıyor. İnsanlar artık en üst seviye markalarla prestij sahibi görünmeye çalışmak yerine yüksek fiyatlarla da olsa kişiliklerini ve yaşam tarzlarını ortaya koyma motivasyonuyla alışveriş yapıyorlar. Çünkü tüm bu karmaşanın içinde artık, insanların en önemli ihtiyaçlarından biri kendini farklılaştırabilmek. Belki de bireyselliği öne çıkarmak hiç bu kadar önemli olmamıştı.

fall-new-handm-designer-collaboration

Markalar da bu değişimi fark etmiş görünüyorlar, hatta buna katkıda bulunuyor ve buna göre hareketlerini belirliyorlar. H&M, Adidas gibi firmaların tasarımcı işbirlikleri, hem tasarımcı hem firma hem de tüketiciye aynı anda kazanç sağlayan birer örnek.

adidas-mary

O zaman soru şu, yakın gelecekte lüks tüketimin arkasındaki motivasyon tamamen değişecek mi?

https://msbrighttside.wordpress.com

Fotoğraflar: retaildesignblog.net, H&M, styleblazer.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?