Penti x Prince: Modern Bir Klasiğin DNA'sını Keşif

Dolabınızda en çok neyin eksikliğini çekiyorsunuz? Bu soruya yanıt verirken genellikle kendimizi karmaşık cümleler kurarken buluyoruz. “Klasik ama modern”, “rahat ama şık”, “sportif ama derli toplu”… Bu beklentilerden doğan athleisure ile birlikte hayatımıza giren spor şıklık anlayışı, vintage şehir kulübü estetiğiyle buluşuyor ve karşımıza ‘tenniscore’ olarak çıkıyor.

Tenniscore’un olmazsa olmazları: A kesim elbiseler, pileli etekler, fonksiyonel crop-top’lar, şapkalar ve spor ayakkabılara eşlik eden yüksek çoraplar… Sosyal medyada yüzbinlerce kez kullanılan #tenniscore ifadesi sporun kendisinden ziyade sofistike bir stil algısıyla ilişkilendiriliyor. Lüks, zarafet ve tarzın vücut bulmuş hali olan bir spor olarak tenis, stiliyle de yıllarca sessiz lüksün sembolü haline gelirken; onu günlük yaşam için yeniden bu denli popüler kılan günlük rutinlerimizin hızına da ayak uydurabiliyor olması. Yani tenniscore bir yalnızca bir trendi değil bir yaşam stilini ifade ediyor.











