Quiet Quitting (Sessiz Terk): İş Yaşamında Yeni Bir Tartışma

LinkedIn’de sıkça rastladığımız “Gençler maaş beğenmiyor. Önemli olan öğrenmek” gibi açıklamalar altında düşük maaş ve yüksek beklentilerle dolu paylaşımlar bir yanda, işi hayatın merkezi olarak değil yalnızca bir parçası olarak gören anlayış diğer yanda… Son zamanlarda bu çatışmadan doğan bir kavram üzerine tartışılıyor: Quiet Quitting, Türkçe tercümeleriyle sessiz terk ya da sessiz istifa.

Aslında ‘quiet quitting’in istifa ile hiçbir ilgisi yok. Kavram esasen, işinize devam ederken iş tanımınızda yer alan görevleri tamamlamayı ve bunun dışında ekstra bir çaba sunmamayı ifade ediyor. Yani iş yerinde sınırlarınızı net bir biçimde çizmek anlamına geliyor. Özellikle pandemi sürecinde iş yaşamına katılan ve sürekli yeni beklentileri karşılamak, ekstra çalışmak gibi taleplerden rahatsız olan genç çalışanlar tarafından benimsenen ‘quiet quitting’ iş-özel yaşam dengesini merkeze alıyor ve normalleştirilen burn-out kültürünü reddediyor.










