Santosha: Olanla Birlikte Var Olma Pratiği

Günlük hayatın koşturması içinde yapacak, düşünecek o kadar çok şey var ki! Kendini sürekli bir şeyler düşünürken bulanlar, yatarken bile uykuya dalabilmek için zihninin susmasını bir süre bekleyenler: Hoş geldiniz! Hayatımızda yaşadığımız ve aslında yaşamamamız gereken onlarca şeyi anksiyete, overthink gibi nispeten “havalı” kelimelerle telaffuz edince sanki problemi ve çözümü tanımlamış gibi hissetsek de maalesef bu durum o kadar yüzeysel değil.

Tüketim toplumu olmak demek sadece maddi şeyleri tüketmek anlamına gelmiyor aslında, hatta aksine sahip olduğumuz şeylerin hissettirdiği duyguları o kadar çabuk tüketiyoruz ki o duyguları tekrar hissedebilmek adına daha fazlasını ya da daha farklısını isteyip duruyoruz. İster yaşam koşulları, ister içinde bulunduğumuz yüzyılın getirileri ister bambaşka şeyler deyin ama aslında sadece tatminsiziz. İşimizden, eşimizden, maaşımızdan, zam oranlarından, hayat koşullarından, evimizden, çocuklarımızdan hatta kendimizden bile memnun olmadığımız bir hayat sürüyor, bunun da sebeplerini her daim dış faktörlere bağlayarak hayatımıza şikayetler silsilesiyle devam ediyoruz. Bu şikayet ve negatif duygu fanusunda zihnimizi temiz tutmak, rahatlamak, bir derin nefes alıp olayları daha sağlıklı sorgulamak pek de imkânlı gözükmüyor değil mi? İşte tam da bu sırada yoganın sekiz uzvundan biri olan niyamalar, yoga yolcuğundaki kişisel sorumluluklarımızı anlatarak karşımıza çıkıyor. Benim bu durumla özdeşleştirip kendi hayatıma entegre etmeye çalıştığım felsefe ise bizim gibi “overthinker”lar için sanki biçilmiş kaftan: Santosha!













