İstanbul’un en zor bölgelerinden biri olan Nispetiye Caddesi‘ne süper hareket getirmesi beklenen tadilat neredeyse sona erdi. Akmerkez‘in artık caddeye daha da yakın hali ile birlikte çok özel iki restoran da hayatımıza Dinesty sayesinde girdi. “Konuklarının kokladığı, gördüğü, tattığı ve dokunduğu her şeyde mükemmeli yakalamak ve farklı mutfak deneyimleri sunmak gayesiyle yaratılan” Dinesty‘nin ilk girişimi olan Brasserie Cognac & Serafina hepimizi çok mutlu etti.

aBrasserie Cognac_2

Kuruluş Hikayesi

Vittorio Assaf ve Fabio Granato markanın sahipleri İtalyan iki ortak, küçük bir yelkenlide denize açılırlar. denizde kaybolurlar. İliklerine işleyen soğukla, sert havayla ve açlıkla savaşan iki dost, mükemmel pizzayı yaratma hayalleri kurmaya başlar.Fabio’nun devrim yaratan bir fırın inşa eden mimari dehası ve Vittorio’nun mutfaktaki yeteneği ile restoran fikri ve mükemmel bir ortaklık doğar.

Brasserie Cognac & Serafina

Akmerkez’in Nispetiye Caddesi tarafına bakan Serafina İtalyan, Brasserie Cognac Fransız mutfağının Broadway’den esintisi. Mekanlar yan yana. Girişleri farklı. Mutfak ortada, yani personel bir mekanın içinden diğer tarafa geçebiliyor.

Brasserie Cognac & Serafina ‘ın dizaynından, tasarımı ise yine New York‘a eserleri ile renk katan Pato Paez. Tavan süslemelerinden, duvarlara ve hatta menünün arkasındaki motiflere kadar pek çok detay Pato Paez‘den.

0Brasserie Cognac_3

Vittorio Assaf ve Fabio Granato da açılış davetinde bizimle birlikteydi. Böylesine keyifli, üst düzey bir markanın sahipleri, ama böylesine mütevazi ve neredeyse servisleri kendileri yapacak kadar sıcacık iki insan. Bayıldım, bayıldım, bayıldım.

0Brasserie Cognac_1

Brasserie Cognac‘a ilk adımımı attığımda, tam anlamı ile Fransız zarafeti ile karşılaştım. Her zamanki gibi mekana her zamanki gibi ilk gidenlerdendim. Son derece zarif ve ilgili bir karşılama sonrası barın tam karşısındaki masayı tercih ederek oturdum. Loş aydınlatma, hafif müzik, dinginlik hakimiyeti hemen gözüme çarptı. Ardından İtalyan Serafina‘da kısa bir tur attım. Brasserie Cognac‘a göre daha ferah bir aydınlatma, daha hareketli müzik. İtalyan tasarım. Serafina’ya geri dönerek masama tekrar yerleştim.

aaIMG_8572

5 tadımdan oluşan bir menü hazırlanmış bu özel gece için. Italyan Mixologist Coconut Martini denememi önermesi üzere test ettim. Güzel bir karışım. Hem lezzeti hem de görünümü ile. Masadaki herkesin ilk tercihi olmayı başardı. Gittiğinizde yemeğe başlamadan içmeniz gereken bir içki olarak aklınızda kalsınCoconut Martini. Ardından Vittorio Asaf‘ın önerisi ile Rasberry Champagnedenedim. Şampanya sevenlerin kaçırmaması gerekir.

“Gougeres” Peynirli Pataşular yani peynirli hamur topları. Hamur topları denmesine aldanmayın. Hamur işi sevmeyen ben, ceviz büyüklüğünde ama pamuk gibi yumuşacık bu toplara bayıldım.

cognac akmerkez

Keçi Peynirli ve Domatesli Tart ılık tart üzerine fırınlanmış domates, taze keçi peyniri, kekik ve sızma zeytinyağı. Taze keçi peynirinin lezzeti, yumuşak ve ılıklık ile ağızda dağılıyor. İyi bir şarap ile birlikte tercih edilebilecek en güzel başlangıçlardan.

aaIMG_8577

Ton Balığı Tartar Ton Balığı kişniş, limon kabuğu, zencefil ve patates waffle. İşte bu kuşkusuz herkesin favorisi idi. Her şey öylesine ayarında ki. Hepsinin tadını ucundan alıyorsunuz. Ne az, ne fazla. Masadaki herkesin beğenisini kazandı. Diğer masalarla sohbetlerimizde ise yine Ton Balığı Tartar adı geçti ortak diyaloglarımızda.

IMG_8587

Scallop Pumpkin kırmızı kabak püreli deniz tarağı. Muhteşem. Muh-te-şem! Yoğun deniz tadının gırtlağımda bıraktığı o etki… Özlediğim lezzetlerden. Lokum gibi bir deniz tarağı…

aaaIMG_8592

Fileminyon Flambe VS konyak ile flambe edilmiş fileminyon, yaban mantarı, patlıcan volovan, fırınlanmış domates ve arpacık soğan, bordölez sos. Bu zamana kadar pek çok yerde et yedim. Hemen hepsinde yaptığım yorum “eti benden güzel yapamadıkları” şeklindeydi. Ama bu Fransızda yediğim et fark yarattı. Tam bir Fransız usulu, Türklere göre ultra az pişmiş. Yani tam bana göre. Sadece 1 dakika mühürlenmiş bonfile dilimi. bordölez sos ile birleşince söylediğim şey “Aman Tanrım!”

aIMG_8602

Merakımı dizginleyemedim. “Bu kıvam standart mı olacak? Yoksa misafirlere “nasıl pişsin?” diye soracak mısınız?” şeklinde sordum. Başlarda kendileri de çok düşünmüş bunu. Fransız usulü et pek çok kişinin tercih edebileceği bir şey değil çünkü. Sonunda henüz net olmasa da “sanırım sormak zorunda kalacağız” şeklinde yanıt aldım.

Ile Flottante karamel ve vanilya “creme anglaise” li mereng masaya geldiğin bendeki yorum “Allah kahretmesin bu ne yaaa?” şeklinde oldu.

Akmerkez’de açılan şubeler hem Dinesty‘nin ilk mekanları olması sebebi ile hem deBrasserie Cognac & Serafina ‘nın Avrupa’daki ilk şube olduğu için herkes için ayrı bir önem taşıyordu. Öğle yemeklerinde dolup taşacağı ve akşamları ise bölgeye çok fazla hareket katacağını kesin.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x

Newsletter'a üye olmadınız mı?