Shahzadeh N. İgual ile: "Bir Gecede Binbir Gece: Bin Şems Bir Celaleddin" Üzerine

İranlı yazar ve sosyolog Shahzadeh N. İgual’in tasarlayıp sahneye koyduğu, Mevlâna Celaleddin-i Rumi ile Şems-i Tebrizi arasındaki derin bağı odağına alan özgün müzikal anlatı “Bir Gecede Binbir Gece: Bin Şems Bir Celaleddin”, 7 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. İran’ın UNESCO tescilli kadim “nakkallik” (Naqqāli) geleneğini modern bir sahne estetiğiyle buluşturan performans; Şems ve Mevlâna’nın sonu bir mateme uzanan o derin sevdasını merkeze alarak, izleyiciyi iki medeniyet arasındaki narin kültürel köprü üzerinde edebi bir yolculuğa davet ediyor. Yönetmenliğini Helen Şahin’in üstlendiği organizasyonun, müzikal ruhunu sahneye taşıyan zengin kadroda, müzik direktörlüğünü üstlenen piyanist Orkun Zafer Özgelen’e vokalde Reza Asgari eşlik ediyor. Kemançada Çiçek Tebrizi, udda Berkay Bakkal, tombakta Artin Khodaverdi, erbanede Murat Gürgen ve kanunda Onur Cicin’in icraları; geleneksel enstrümanların kadim seslerini modern tınılarla harmanlıyor. 2018 yılındaki prömiyerinden bu yana büyük ilgi gören “Bir Gecede Binbir Gece”, statik bir performans olmanın ötesinde, her sahnelenişinde sürekli evrilen bir yapıya sahip, 7 Mayıs akşamı sahnelenecek olan “Bin Şems Bir Celaleddin” versiyonu, eserin bu dinamik yapısının bir sonucu olarak, odağını tamamen Şems ve Mevlâna’nın manevi yolculuğuna çeviren, kendi geleneğini oluşturmuş canlı bir eser niteliği taşıyor. Gösteri öncesi merak ettiklerimi Shahzadeh N. İgual ile konuştum.

2018 yılındaki prömiyerinden bu yana büyük ilgi gören “Bir Gecede Binbir Gece”, her sahnelenişinde sürekli dönüşen bir yapıya sahip. Serüvenine Firdevsi’nin Şahname’sinden Hayyam’ın rubailerine, Hafız-ı Şirazi’den Füruğ Ferruhzad’a uzanan geniş bir edebi yelpazeyle başlayan gösteri, zamanla farklı temalara bürünmüş. “Bir Gecede Binbir Gece”nin bugüne kadar geçirdiği serüveni anlatabilir misiniz?










