Sanatın her dalında olduğu gibi, Eylül demek yeni sezonun başlaması demek. Ben de bu yeni sezonu, hem film seçimlerinizi kolaylaştıracak hem de sinema gündeminden haberdar olmanızı sağlayacak bir yazıyla karşılayayım dedim. İşte ayın filmlerinden geçtiğimiz ayın gündemine, DVD raflarından sinema salonlarına uzanan bir sinema rehberi!

filmekimiSpot: Filmekimi 2013

Sinema aşığı her İstanbullu için sezonun başladığını kanıtlayan festivaldir Filmekimi. Değişen iklim koşulları ve 1-2 hafta öne çeklien tarihleri nedeniyle zihnimizde atkı-trençkot-şemsiye üçlüsüyle özdeşleşmiş halinden uzaklaşsa, hatta “Filmeylülü” esprileri yapılıyor olsa da yeri ve kalitesi her daim aynı Filmekimi’nin. Bu yıl 28 Eylül – 06 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalde Coen Kardeşler’in “Inside Llewyn Davis”inden Asghar Farhadi’nin “Le passé”sine, Altın Palmiyeli “La vie d’Adéle”den yılın bağımsızı olma yolunda ilerleyen “Fruitvale Station”a birçok heyecan verici film gösterilecek. Biletler 21 Eylül Cumartesi günü satışa çıkacak, unutmayın!

the bling ringEylül Ayı Bitmeden İzlemeniz Gereken 3 Film:

Sezon oldukça ünlü oyuncular ve yönetmenlerin dikkat çeken dramalarıyla gümbür gümbür başlıyor! Filmekimi öncesi vizyona girecek olan bu üç film başta olmak üzere güzel bir vizyon takvimi söz konusu Eylül ayı için!

blue jasmineSofia Coppola’nın ilk gösterimi Cannes Film Festivali’nde yapılan son filmi “The Bling Ring“, 13 Eylül’de vizyonda olacak. Hollywood ünlüleriyle kafayı bozmuş bir grup gencin, ünlülerin evini soyan bir çeteye dönüşmesini izlerken Emma Watson’ı Hermione olarak görmekten lütfen kaçınalım. 20 Eylül’de vizyona girecek olan “Rush“ın yönetmen koltuğunda ise “A Beautiful Mind”ın Oscar ödüllü yönetmeni Ron Howard var. 70′lerin ünlü Formula 1 pilotları James Hunt ve Niki Lauda’nın mücadelesine odaklanan filmde yakışıklı Thor Chris Hemsworth ve yoğun makyaj altındaki Alman aktör Daniel Brühl rol alıyor. “Queen” ve “Frost/Nixon” gibi kalburüstü senaryolarda imzası bulunan Peter Morgan’ın senaryosuyla hem iyi bir dönem filmi hem de iyi bir aksiyon bekliyor bizleri. Ayın diğer öne çıkanıysa 27 Eylül’de vizyona girecek olan “Blue Jasmine“. Filmi görmeniz için iki cümle yeterli: 1) Yeni nevrotik Woody Allen karakteri Cate Blanchett’in performansı yerlere göklere sığdırılamıyor. 2) Her yıl kusursuz bir oyuncu kadrosunu bir araya getirmeyi başarsa da çoğu zaman bir iyi, bir kötü çekmesine alışık olduğumuz Woody Allen’ın “iyi” yılındayız.

rush

the conjuringEylül Ayının Şans Tanınması Gereken Filmi:

Hep Oscar şansı olan dramlardan ya da festival filmlerinden bahsedecek değiliz. Ülkemizde 30 Ağustos’ta vizyona giren ve çok iyi eleştiriler alan “The Conjuring“, yılın korku filmi olma yolunda önemli adımlar attı. Türün “Saw” ve “Insidious” gibi başarılı örneklerinin yönetmeni James Wan’ın yönettiği ve oyuncularıyla da (Filmde (en son Lena Dunham ile sevişmek için Girls’e ithal edilen Patrick Wilson ve Vera Farmiga rol alıyor.) dikkat çekiyor.

karnavalAyın İzlemeniz Gereken Türk Filmi:

Yabancı filmlerin ve tür sinemasının örnekleri dışında Türk sineması da sezonu açıyor tabii ki. Ağır toplarını Ekim’den, Altın Portakal ve Altın Koza festivallerinden sonra görmeye başlayacağımız yerli sinemanın bu ay öne çıkan filmi, çok tatlı, çok İzmirli, çok kendini-iyi-hisset bir ilk-film. Can Kılcıoğlu’nun yönettiği “Karanaval“ı 32. İstanbul Film Festivali’nde izlemiş ve bol bol gülmüştüm. Hayatta ne yapacağını bilmeyenler, ailesinin kendini anlamadığını düşünenler ve gerçek aşkın bir elektrik-süpürgesi sayesinde bulunabileceğine inanacak kadar hayalperestler kaçırmasın!

stokerEylül Ayının DVD Önerisi:

Evde film izlemeyi sevenler, kaçıranlar ve tekrar izlemek isteyenler için bu ayın DVD önerisini Nisan’da vizyonda izlediğimiz bir filmden yana kullanıyorum: Senaryosundaki zayıflıklara rağmen tam anlamıyla bir estetik harikası ve yönetmenin görsel/işitsel seçimlerine hiç karışılmamış olduğu her halinden belli olan “Stoker“. “Oldboy” ile tanınan Uzakdoğulu yönetmen Park Chan-wook’un filminde Mia Wasikowska, Nicole Kidman ve Matthew Goode rol alıyor. Babasının ölümünün ardından hayatına giren gizemli amcası ile ilişkisi gittikçe gerilimli bir hal alan bir genç kızın zamansız/mekansız hikayesi dev ekranda olduğu gibi ev sinemasında da büyüleyecektir sizi.

Geçen Ayın Heyecanlandıran Fragmanları:

Önümüzdeki aylarda izleyeceğimiz “Dallas Buyers Club” ve “Her“ün fragmanları geçtiğimiz aydan aklımda en çok yer edenler. İlkinin Matthew McConaughey ve Jared Leto’nun performanslarıyla çok konuşulacağı kesin, diğeri ise Spike Jonze imzalı yeni bir bağımsız yaratıcılık abidesi.

ben affleck

Geçen Ayın En Çok Konuşulan Sinema Olayı:

Ağustos’un en çok konuşulan ismi kuşkusuz Ben Afflecek oldu. Neden mi? Comic-Con’da yapılan açıklama sonucu 2015′te “Man of Steel”in yönetmeni Zack Snyder’in yöneteceği Superman ve Batman’i karşı karşıya getirecek olan filmde Batman rolünde kendisini izleyeceğimizi öğrendik. Şahsen Christopher Nolan’ın baştan yarattığı seride Christian Bale’in karizmasıyla hayat bulan karakterdeki oyuncu değişikliğini de Affleck’in seçilmesini de anlamış değilim. (Bakın bir Superman vs. Batman filmi çekmenin gerekliliğinden bahsetmiyorum bile…)

Emre Eminoğlu

Magger, Kültür ve Sanat Blogger'ı
SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?