Sokak sanatı ekonomisi nasıl dönüyor?
Kuralları ile ünlü Fransızlar, ilk başlarda C215 gibi sokak sanatçılarına koşarak kucak açmamışlar aslında… Kaybolan köpeğinizin bile ilanını asmanın yasak olduğu Paris’te, izinsiz olarak duvarları boyamanın çok ağır cezası olduğu gibi, Paris Belediyesi sırf o duvarları temizlemek için geniş ekipler istihtam ediyor. Paris, bütün bunlara rağmen bugün turistlere özel sokak sanatı turlarının sayısı en fazla olan şehirlerden biri. Üstelik sokak sanatı piyasası 90’lardan beri en hızlı Paris’te yükseliyor. Graffiti severlerin Paris sokak sanatını takip edebilmeleri için bir uygulama bile yapılmış. Lokasyon bazlı uygulamada çevrenizdeki işleri sorgulatabiliyor, kendinize profil oluşturup çektiğiniz resimleri paylaşabiliyorsunuz.
Sıkı yasaklara rağmen Paris’te bu kadar çok graffiti görebilmemizin sebebi, Paris entelektüellerinin örgütlenerek kamusal alana sokak sanatını yaymak için çaba sarf etmeleri. Örneğin; Le M.U.R. adındaki dernek, sokak sanatçılarının tutuklanma riski olmadan çalışabilmeleri için onlara destek oluyor ve belediyelerden, bina sahiplerinden ve okullardan sanatçıların eserlerini yapabilmeleri için izin alıyor.
Aslında tüm bu gelişmelerin önünü açan ve grafitiyle ilgili bir konu varsa orada kesinlikle anılması gereken bir kişi varsa o da Bristol’lu graffitici, graffiti dünyasının bir nevi süperstarı, Banksy. The Economist’te graffitinin alt kültürlükten popülerliğe giden yolunun güzel bir özetinin geçildiği ‘Graffiti neden bir anda saygıdeğer oldu?’ yazısında bahsedildiği üzere, işlerinin her türlü replikanın üstüne basılıp satılmasında bir mahsur görmeyen ve böylece medyada büyük bir dalga yaratan Banksy, sokak sanatının para kazanılabilir bir iş olabileceğini insanlara göstermiş olan ilk sanatçı. Banksy’nin başlattığı akım sayesinde sokak sanatı önce Tate Modern,Los Angeles Museum of Contemporary Art gibi saygıdeğer müzelere, sonra Angelina Jolie gibi ünlü isimlerin sanat koleksiyonlarına ve ardından da replikalar olarak evlerimize girdi. Sokak sanatı artık ‘cool’du, Londra’da haftasonları çocuklara tek dersine 35 ila 150 sterlin ödenilen graffiti workshopları açılmaya başlandı ve sanat okulu öğrencileri artık graffiti yapmak istiyordu! Sosyal medya da bu yükselişe son dönemde önemli bir katkıda bulunmuş oldu. “Şehir sanatı”nı görmek için galerilere gitmeniz gerek kalmadı; yeni sokak sanatçıları kendilerini Facebook, Twitter ve Instagram üzerinden tanıtma fırsatı sayesinde kendi kendilerini pazarlama imkanına sahip oldular.