Yaşayan bir şehri güzel kılan, etrafınızda gördüklerinizin hikayeleridir biraz da. İster bir turist olarak o şehirde bulunun, ister oranın yerlisi olun; etrafınızdaki binalar ve hikayeleri hakkında yazılı ve sesli bilgi alarak şehri yakından tanımanızı sağlayacak, ücretsiz bir mobil uygulama var artık: İlk sürümünde yalnızca İstanbul’un Beyoğlu bölgesine odaklanan streetdust kısa vadede önce İstanbul’da daha fazla bölgeyi kapsayacak, ardından farklı şehirlere uzanacak. Kişisel şehir rehberiniz olmayı hedefleyen bu uygulamanın farklı ilgi alanlarına göre hazırladığı yürüyüş rotalarını tercih edebiliyor, kendi rotalarınızı oluşturabiliyor ya da çevrimiçi/çevrimdışı ve Türkçe ya da İngilizce olarak yakınınızdaki binalarla ilgili bilgi alabiliyorsunuz.

streetdust’ı ve hikayesini Can Kısagün’den dinledik:

streetdust

Dijital platformlar ve mobil uygulamalar hayatımızda yokken, gezi rehberleri, özellikle bir yere ilk kez gidiyorsak çok daha fazla önem taşıyordu. Senin tercih ettiğin gezi rehberleri hangisi?

Tek başıma seyahat etmeye başladığım zaman sosyal ağların yeni yeni başladığı, e-mail’in çok yaygın olduğu bir döneme denk geldiği için, genelde gittiğim şehirlerde yaşayan birilerine ulaşıp güvendiğim tavsiyeler almak her zaman bana daha cazip gelmiştir. Havana’da Wallpaper dergisinin rehberini kullanmıştım.

streetdust için çalışmaya başladığında en çok önem verdiğin, ilk olarak bu olsun dediğin özellik ne oldu?

En önem verdiğim özellik, belirli ilgi alanları ve temalar üzerine kurulmuş olan yürüyüş rotalarıydı. Şehir rehberlerindeki içeriğin herkese hitap etmek amacıyla yaratılmış olması, insanların farklı, kendine direkt olarak hitap eden deneyimler aradığı bir dönemde büyük bir handikap yaratmakta. Bu alanda yenilik yaratmabilmek çok önemli. Önümüzdeki günlerde streetdust kullanımını daha da kişiselleştirecek özellikler üzerine çalışmaktayız.

streetdust

streetdust’ın turist/gezi rehberi işlevi dışında, belli bir kent bilinci, kent hafızası yaratabileceğine inanıyor musun? 

Streetdust’ın esas amacı kentin bilinmeyen, büyüleyici hikayelerini insanlarla kolay ve eğlenceli bir şekilde paylaşmak. Şehir yaşamı ve toplumunu yansıtarak şekillenen bir kavram olduğu için, her gün önünden geçtiğimiz yerlerin hikayesini öğrenmemiz, kendimizi tanımamız için önemli. Yolun çok başında olmamıza rağmen kullanıcılardan aldığımız geri bildirimler çok olumlu; paylaştığımız hikayeler insanlarda yankı uyandırıyor. Bu da çok heyecan verici.

streetdust’ın yaratıcısı olarak senin için, şu anda uygulamada yer alan mekanlar arasında en özeli hangisi?

Zor bir soru. Mimari açıdan, maalesef bugün iskele ile kapatılmış olan Casa Botter (Botter Han), hikaye bakımından da SoHo House olarak renove edilmekte olan Palazzo Corpi. Casa Botter’e 2009 yılında gizlice girme fırsatı buldum. İçerisi oldukça etkileyici. Ayrıca arka tarafta bahçe içinde kocaman bir ev daha bulunmakta. Casa Botter’in fotoğraflarını görmek ve Palazzo Corpi’nin arkasındaki hiyayeyi öğrenmek için streetdust’ı indirin!

streetdust

Biraz streetdust ekibinden bahseder misin?

Streetdust’ı geliştirirken bir çok arkadaşımla beraber çalışma fırsatım oldu. Mayıs başında çalışmalara başlayıp, 3 ay gibi kısa bir sürede ürünü tamamladık. Bu süreçte arkadaşlarımla çalışma fırsatı bulmam, projeyi ayrıca keyifli kıldı. Şu an daha küçük bir yapıdayız. Onur Erdemol uygulamanın yazılımında ve geliştirilmesinde çok iyi bir iş çıkardı. Şu an yeni versiyonlar üzerine çalışmaktayız. Valerie Dayan içeriğin oluşturulması ve editöryel konularda takıma destek vermekte. Emre Erbirer’le de uygulamanın tanıtımı konusunda çalışmaktayız.

İleride yayınlanacak sürümlerle İstanbul’un yeni bölgelerini de streetdust bünyesine katacağınızı söylüyorsun. İlk eklemelerin neler olacağı ile ilgili ipucu verebilir misin?

Şu anda tarihi yarımada tarafı üzerine çalışmaktayız. Beyoğlu’ndan başlamamızın arkasında buraya olan sevgim olmasına rağmen, turistlere daha çok hitap etmemiz ve daha bütün bir gezi tecrübesi sunmamız açısından tarihi yarımada büyük önem taşıyor. Turistlere yakın olmamız lazım ve baktığımızda İstanbul’a gelen turistlerin %80’i bu iki bölgede konaklıyor.

İstanbul’un tarihi, kültürel ve turistik anlamda dışarıya yeterince iyi anlatıldığını ya da iyi pazarlandığını düşünüyor musun? 

Çok ahkam kesmek istemem, ancak bu tip tanıtımlarda yenilikçi methodların daha etkili olduğu kanısındayım. Şehir reklamları veya pazarlama taktiklerinin başarılı olması için, hedef alınan insanlarla gerçek bir bağ kurması gerektiğine inanıyorum. İnsanların her sene yeni yerler görmek için zamanları ve imkanları kısıtlı. Böylesine bir kararı etkilemek için yapılan kampanyanın bir fark yaratması gerek. Bu farkı da kitleler hedef alınarak yapılan reklamlarla (TV, gazete vb.) başarmak zor. Örneğin geçen sene TripAdvisor’ın İstanbul’u en gözde yer seçmesinin ardından, şehire gelen turist sayısı %20 arttı. Bu tür metodlar etkin şekilde kullanıldığında çok daha etkili olabilirler.

Yurt dışından ilk kez İstanbul’a gelen biri olsaydın, ilk gün turun nereleri kapsardı?

Ayasofya’yı ziyaret ettikten sonra Galata, Beyoğlu ve Boğaz taraflarında keyifli bir gün geçirir ve kendimi önümüzdeki bir kaç güne hazırlardım.

streetdust Bize streetdust’ı indirmemiz için 3 neden sıralayabilir misin? 

– Yaşadığın şehri daha yakından tanımak ve anlamak için

– İnsanlara anlatacak enteresan hikayelerinizin olması için

– Güzel bir günde dışarı çıkıp yürümek için

 

streetdust hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?