Su Kaynakları Tükeniyor: Sıfır Gününe Hazır Mısınız?

Her birimiz suyun hayati öneminden haberdarız. Aklınıza ilk olarak sağlık için günde kaç litre su içilmesi gerektiği, hijyen için ellerimizi ne sıklıkta yıkadığımız gelebilir. Normal olarak gün içinde sayısız sebeple su tüketiyoruz. Bu konuda benim gözümü açan olay bir hocamın “Günlük olarak tükettiğiniz su miktarı sadece içtiğiniz su miktarı demek değildir, bunu biliyorsunuz değil mi?” diye sorması oldu. Bu arada şehir ve bölge planlama bölümünde 3. sınıf öğrencisiyim. Bildiğiniz gibi gündemimizde yer alan sorunların büyük bir kısmı şehirsel alanlarda gerçekleşmekte. Bugün deprem, yarın su veya tahmin edemeyeceğimiz başka bir sorun… Şehir planlamada hem fiziki hem doğal hem sosyo-ekonomik çevre faktörlerinin önemi büyüktür. Fazla uzatmadan esas konumuza geçelim: su kaynakları…

Günümüzde şehirleşme denen kavram temel olarak bir şehirsel alandaki insan yoğunluğuyla alakalıdır. Nüfusun fazla olması demek şehirleşmenin de fazla olması demek. Nüfusun fazla olması demek söz konusu imkanların o derecede paylaşılması demek. Basit bir orantı kurarsak bu durumda iki ihtimal var. Birincisi nüfus arttıkça kişi başına tüketilen miktar azalacak ve kaynağın kullanımı dengelenecek. İkincisi kişi başına tüketilen miktar aynı oranda kalacak ve kişi sayısı arttıkça imkanlarımızı geri dönülemeyecek bir şekilde tüketmiş olacağız. Ancak unuttuğumuz bir ihtimal daha var ki o da bu kaynakların bizim tahminimizden önce bitebilecek olması…









