Bu kadar silip silip yazdığım bir başka yazım olmamıştı. Bu cümlenin ardına sığınarak devam etmek istiyorum çünkü bahsedeceğim sanatçı Şükran Moral. Cesareti başına her şeyi getirdi: ölüm tehditleri, ülkesinden uzak kalmak, kendisine uygulanan toplumsal linç ve önemli küratörlerin uyguladığı sanatsal linç… Belki de performans sanatçılarının fıtratında vardır böyle şeyler.

Bir emirle heykellerin yıkıldığı dönemdeyiz. Çeşitli belediyeler sanatsal etkinlik adı altında ebru ve hat yarışmaları düzenliyor. El işi,zanaat ile sanat arasındaki fark okullarda öğretilmiyor. Televizyonlarda yetenek yarışması adı altında Türkiye’de her sene binlerce Güzel Sanatlar Fakültesi mezununun kolaylıkla yapabileceği şeyler alkışlanırken bir sanatçının eseri aman bunu bende yapardım diyerek linç ediliyor, bu da sanat mı oluyor. Durum bu denli vahimken, içimizden biri 90’lı yılların başından bu yana sivriliyor, sivrilmesinin nedeni batmak, batarak acı hissettirmek, farkındalık yaratmak ve görünmeyeni göstermek.

sukran moral 1

Şükran Moral tüm çalışmalarında ötekiyi konu ediyor. Genelevi Modern Sanat Müzesine çevirerek izleyici ve sanat eseri arasında ironiyi, bağlantıyı sorgularken bizleri görmediğimiz dünyalara geziye çıkarıyor. Hamam, akıl hastanesi, morg gibi mekanlar onun konularının beslendiği yerler. Şükran Moral’ın performansları ile ilgili heyecan verici şeylerden biri performanslarının bir anda oluşması ve izleyiciyi hazırlıksız yakalaması.

Kadını, kadına şiddeti, çocuk gelinleri konu edindiği sergisi “Welcome To Turkey” Türkiye’ye Hoş Geldiniz diyerek bizlere gösterilmeyenlerin, iyileştirilmesi gereken birer yara iken görmezden gelinen konuların izleyiciye sunumu. Bu serginin derdi ülkemizin doğal güzelliklerinin sunumu değil, çünkü doğal güzellik dediğiniz şey katletmezseniz, yok etmezseniz güzel olarak kalmaya devam eder. Bu serginin derdi insanın; kültür, gelenek ve namus adı altında çirkinleştirdikleri.

“Welcome To Turkey” ilk olarak bir video çalışması ile başlıyor. Video çalışmasını izlemeniz için diz çökmeniz ve dar alandan içerideki videoyu izlemeniz gerekiyor. Videoda ritm, aklınıza gelen iç acıtan, görmek istemeyeceğimiz imgelerden dolayı belirli bir süre sonra sizin nefesinizin ritmi oluyor sanki.

sukran moral 2

Diğer çalışmaya geçmeden duvarda bir yer yatağı şeklinde dikilmiş bir Türkiye Haritası (içerideki çalışmanın fotoğrafı) var. Sanki kan yoğunluğu olan bölgelerde kadın cinayetleri ve çocuk gelinler daha fazla gibi gelse de bunun ne önemi var? Bu ülkenin sorunu, bizim sorunumuz ve ne kadar da yaygın der gibi.

Odaya geçtiğinizde ise sizi bir çocuk gelin, karnında taşıyamayacağı bir yük kadar ağır bebeği, belinde toplumsal övgümüz bekareti, kollarında ve boynunda parasal değeri ve önünde ülkesinde kendi gibiler ile paylaştığı kaderi yatıyor.

sukran moral 3

Bir diğer güzel gönderme ise kartpostallar. Gittiğiniz ülkelerden gönderilen, oranın güzelliklerini gösteren kartpostallarda yine Şükran Moral imzası olan ruj ve “Türkiye Çocuk Gelinde Avrupa İkncisi” USAK Raporu, “Türkiye’de her gün 5 kadın öldürülüyor” Sol Portal/Ekim 2012, “Türkiye’de gerçekleşen evliliklerin yüzde 32’si 18 yaş altı” Girls Not Brides Raporu, Milliyet 20 Ocak 2014 gibi notlar yer alıyor. Bir röportajında Moral; “Eleştiriyorum çünkü seviyorum. Sevdiğiniz şeyin daha iyi olmasını istersiniz” diyor.

Umarım belediyeler kültür sanat merkezlerinde bizlere el işi çalışmalarını sergilemek yerine, basın her gün internet sitesinde haber olarak sanatçı olarak tanınan bir şarkıcının poposunu manşet yapmak yerine, bu ve benzeri çalışmaların sergilenmesine daha çok yer verir. Şükran Moral gibi sivrile sivrile gözümüze gözümüze sokarlar ve toplum olarak farkındalık yaratıp sanatın iyileştirici özelliğinden faydalanırlar.

Sergiyi 6 Kasım 2014 tarihine kadar Galeri Zilberman’da gezebilirsiniz.

Şükran Moral’ın sevdiğim bir röportajını buradan okuyabilirsiniz.

Çocuk Gelinleri anlatan sevdiğim bir çalışma Cocorosie – Child Bride Klibi:

Fotoğraflar : Galeri Zilberman websitesi, Franz Wamhof

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?