Özbek mutfağı, daha önce tatmadığım bir mutfaktı açıkçası. Pek seyahat etme imkanı olmayan bir Ankaralı öğrenci olarak, İstanbul gibi şehirlere nazaran çok fazla alternatifiniz de olmuyor. Bu yazıda size geçtiğimiz hafta gittiğim ve memnuniyetle ayrıldığım The Doppi’den bahsedeceğim.

11391505_10152988790241705_6802802908918015749_n

Farklı bir restoran ararken, karşımıza internette çıktı The Doppi. Ankara’da Özbek mutfağının adı iki restoranla anılıyor sadece, birisi Çayyolu’ndaki bu restoran; bir de Estergon Kalesi’nin orada olan bir mekan; ancak oraya hiç gitmedim. Öncelikle, bu restoranın önemli sayılabilecek tek olumsuz özelliği, özellikle aracı olmayanlar için; şehir merkezine maalesef gerçekten de uzak olması. Ancak, gittiğimize değdi diyebilirim. Dolayısıyla, eğer değişik bir yemek isterseniz çok uzakmış diyip üşenmemenizi, denemenizi tavsiye ederim. Restoran, Çayyolu’na bağlı olan Koru’da bulunuyor. Aracı olmayanlar için iki-üç seçenek var, biz Kızılay metrodan Koru durağına giderek ulaşmayı tercih ettik. Dolmuş ya da otobüs seçenekleri için restoranı bizim gibi arayıp sorabilirsiniz. Eğer mekana yakın oturuyorsanız ise kesinlikle en azından bir öğününüzü buraya ayırmalısınız. Atmosfere ve yemeklere gelelim…

doppi fotoğraf

Görkemli ve şık tasarlanmış bir restoran olduğunu söylemeliyim. Gerçekten de Özbek kültürünün izleri, bahçesi, balkonu ve içiyle büyük, ferah bir restoran olan The Doppi’nin her yerine incelikle, özenle yayılmış. Girişindeki büyük kapısının işlemeleri bile size ilk andan o ruhu hissettiriyor. Özbekistan ve Özbeklere ait fotoğraflar, el yapımı eşyalar, Doppi’nin de ismini aldığı Özbek şapkaları, o kültürü yansıtan minyatür kadın- erkek figürleri ve daha birçok açıdan daha yemekler gelmeden sizi o havaya hazırlıyor. Her köşeye yerleştirilmiş bu dekorlar çok iyi düşünülmüş. Çok hoş, sohbet ve çay-kahve için düzenlenmiş rahat bir çardağı da var. Ayrıca, özel gruplara yönelik toplantı veya davet salonları da bulunuyor.

doppi dekor

doppi çardak

Bizimle ilgilenen garson, çok kibar ve ilgiliydi. Menü çok genişti ancak sınırlı sayıda yemek seçebildik. Yemekler çabuk, bekletmeden geldi. Öncelikle üç meze istedik. Köz patlıcan, domates ezme ve Özbek havuç salatası. Yanında daha büyük ve karışık bir salata da geldi. Köz patlıcanın tadı çok güzeldi. Ezmenin de acı olabileceğini düşünmüştüm ve acıyla aram pek iyi olmadığından isteksiz denedim ama o da iyiydi. Havuç salatasının değişik bir tadı vardı, farklı bir sosla yapmışlardı belli ki. Mutlaka denemenizi tavsiye ederim, benim çok hoşuma gitti. Sonradan araştırdığıma göre salata “Markofça” ismi ile de geçiyor ve ünlü Özbek sirkesi ve sarımsak gibi malzemelerle, baharatlar, zeytinyağı, nar ekşisi vs. kullanılarak soslandırılıyor. Karışık salatada da, ana yemekteki Özbek pilavında da havuç var. Özbekistan’da sarı ve turuncu olmak üzere iki çeşit havucun olduğunu da öğrenmiş oldum. Mezelerin yanında kırmızı şarap tercih ettik, fiyatları uygun sayılırdı.

1doppi salata

Ana yemek olarak karışık bir tabak istedik, farklı şeyleri bir arada az az, birer birer beraber tatmak için. Ben mantı  ve köfte düşkünü birisi olduğumdan, en çok Özbek mantısını ve köftesini merak ediyordum ve bizimkinden farklı olduğunu duymuştum. Hamurları daha büyük ve kalınmış. Etin tadı da güzeldi, baharatı daha lezzetli yapmıştı; çok beğendim.  Samsa böreği de etli, tadı güzel olan bir börekti. Köfte de gayet iyiydi, dolayısıyla hepsini bir daha yemek isterim. Bir de katlamayı denedik, o da bir börek türü, soğan ve tereyağı ile yapılan. Börek biraz kuru geldi, tadı da yavan gibiydi, benim damak tadıma hitap etmedi diyebilirim. Tavuk kelebeklerin ise tadı çok güzeldi ancak bizim mutfağımızdakilerden pek farkı yoktu, yeni bir şey denediğimi hissedemedim. Bildiğimiz ızgara tavuk pirzolayla tamamen aynıydı. Özbek pilavının ne kadar övüldüğünü daha önce çok duymuştum ama etlerin yanında çok ön plana çıkamadı benim için diyebilirim. Beklentim çok yükselmişti denemeden önce ve iyiydi ancak beklediğimin karşılığını verecek kadar bir lezzet bulamadım. Garnitür niyetine yediğimiz patatesler ise çok güzel pişmişti. Yemeklerin sunumu güzel yapılmıştı, tabak göze de hitap ediyordu. Kısacası, Özbek mutfağının bana yakın olduğuna karar verdim ve gayet güzel doyduk.

doppi yemek

Ama yine de, bir tatlı da yemek istedik. Menüde incir tatlısı, dondurmalı irmik tatlısı, künefe gibi tatlılar vardı. Ben irmiği çok sevdiğim için onu yemek istedim. Çardakta, kahve ile beraber denemek istedik. Çok harika bir seçim yapmışım, hayatımda yediğim en güzel irmik tatlısıydı. Daha önce pek çok restoranda veya evde yedim ama ilk kaşıktan itibaren bu kadar beğendiğimiz hiç olmamıştı. Böylece, The Doppi’deki zamanımızı ve tecrübemizi çok başarılı bir tatlıyla sonlandırmış olduk. Tadı damağımızda kaldı; sırf irmik tatlısı için bile, eğer uzaktaysanız o kadar yolu gitmeye değer derim.

doppi irmik

Önceden rezervasyon yaptırırsanız, hazırlanması uzun zaman alan bazı yemekleri de tadabilirsiniz. The Doppi; yemekleri, hoş tasarımı, şehrin karmaşasından uzak olan sakin ve huzurlu havası ile Ankara’nın sıradan mekanları arasında kendisine ayrı bir yer edinmiş. Siz de Ankara’da yaşıyor ve hep benzer yerlerde benzer yemekler yemekten sıkıldıysanız; veya yolunuz buraya düşer de değişik bir şeyler denemek isterseniz, pişman olmayacağınızı düşündüğüm, iyi bir alternatif.

özbek kültürü

özbek kültürü 2

The Doppi Adres: Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mah. 2812. Cad. (109. Cad.) No:7, Çayyolu, Yenimahalle / Ankara –  (0312) 240 90 94

Fotoğraflar: thecellist, thedoppi.com

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Tavsiyeniz üzerine gittik, çok memnun kaldık. Teşekkürler.

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?