The Girlfriend: Batılı Anlamda Gelin Kaynana Çatışması

The Girlfriend, klasik “kaynana-gelin çatışması”na psikolojik gerilim ile dram tonunu serpiştirip muadili olan çerezlik dizilerden sıyrılabilecek bir sürükleyicilik vadediyor. Laura (Robin Wright), oğlu Daniel’in yeni sevgilisi Cherry (Olivia Cooke) ile tanıştığında her şey oldukça kontrol edilebilirmiş gibi görünüyor; fakat zamanla şüphe, kıskançlık ve manipülasyon tüm karakterlerin üzerine boca ediliyor… Dizi, altı bölüm üzerinden “kim kime ne yapıyor, gerçekte kim haklı, kim kurban?” sorularını kurgu ekseni haline getiriyor. Hikaye ilerledikçe, her karakterin anlatıya kendi versiyonuyla katkı verdiği, katmanlı olma niyetinde bir yapı ortaya çıkıyor. Zengin malikaneler, sanat galerileri, mesleki başarı gibi dışsal unsurlar arka planda kalırken ilkel bir merak unsuru sürekli beynimizin kıvrımlarında dolaşıyor. Bu yapı, seyircinin sürekli taraf değiştirmesine neden olarak izleyiciyi pasif konumdan çıkarıp son bölüme kadar sürüklüyor. Alametifarikası da bu zaten.

Laura ve Cherry arasındaki çekişme dizinin nabzı. Laura, sınıf, statü ve geçmiş izleriyle cemiyet hayatına sinmiş bir kadın; Cherry ise “yeni gelen” olarak hem kendini kanıtlama hem de hak iddia etme ihtiyacı taşıyan biri. Oğlu Daniel, savaşın ortasında kalan bir gariban gibi; kimi zaman anneye, kimi zaman Cherry’ye yöneliyor. Bu üçgen dinamizm, güç savaşlarının yanı sıra aidiyet, karşılaştırma, beklenti yükü temalarını da besliyor. İzleyici sık sık “Cherry mi haksız, Laura mı haksız?” ikilemiyle karşı karşıya koyuluyor.











