66. Cannes Film Festivali, dün gece sahiplerini bulan ödüllerle sona erdi. Festivalin yarışma bölümlerinde yarışan ya da özel gösterimleri yapılan birçok film arasından aldığı ödüllerle öne çıkan ya da uyandırdığı ilgili ile merak edilen 10 filmi, kırmızı halı görüntüleriyle birlikte sizler için derledik.

10 Filmi ve detaylarını aşağıdaki galeride bulabilirsiniz:

Cannes Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Palmiye’nin sahibi, “La vie d’Adèle” ile Abdellatif Kechiche oldu. Ödül yalnızca yönetmene sunulmadı, filmin festival boyunca performansları ile konuşulan iki başrol oyuncusu Adèle Exarchopoulos ve Léa Seydoux ve yönetmen arasında paylaştırıldı. Tunus asıllı yönetmen Kechiche’in iki bölümden oluşan ve toplamda 177 dakika süren filmi, mavi saçlı Emma ile tanıştığında cinselliğini sorgulamaya başlayan Adèle’in büyüme ve kendini keşfetme öyküsünü anlatıyor.

Coen Kardeşler’in son harikası “Inside Llewyn Davis”, Cannes Film Festivali’nin ikinci büyük ödülü Grand Prix’ye layık görüldü. 1960′ların New York’unda geçen ve bir folk şarkıcısının hayatına odaklanan filmde Oscar Isaac, Carey Mulligan, John Goodman, Garrett Hedlund ve Justin Timberlake gibi oyuncular rol alıyor. Filmin, önümüzdeki Oscar sezonunda da adından sıkça söz ettireceği öngörülüyor.

Festivalin En İyi Yönetmen ödülünün sahibi “Heli” ile Meksikalı yönetmen Amat Escalante oldu. Film, bir polis akademisi öğrencisine aşık olan ve onunla kaçma hayalleri kuran 12 yaşındaki Estela’nın ailesinin başını soktuğu bela ve yaşanan şiddet dolu olayları anlatıyor.

“Sideways”, “The Descendants” gibi bağımsız yapımlarıyla tanıdığımız Alexander Payne, Cannes’da yeni filmi “Nebraska” ile yarıştı. Siyah-beyaz olarak çekilen filmdeki rolü ile Bruce Dern, festivalin En İyi Erkek Oyuncu ödülünün sahibi oldu. “Nebraska”, baba-oğul ilişkilerine yoğunlaşan bir yol filmi.

Geçtiğimiz yıl “Jodaeiye Nader az Simin” (A Separation / Bir Ayrılık) filmi ile sayısız ödül kazanan İranlı yönetmen Asghar Farhadi, yeni filmi “Le passé”de (The Past) yine bir aile draması ile karşımıza çıkıyor bu yıl. Fransız eşi ve ailesini terk ederek ülkesi İran’a dönmesinin ardından karısının açtığı boşanma davası sarsılan bir adamın hikayesini anlatan filmdeki rolü ile Bérénice Bejo, festivalin En İyi Kadın Oyuncu ödülünün sahibi oldu. Filmde ayrıca Cezayir asıllı sevilen Fransız oyuncu Tahar Rahim de rol alıyor.

Cannes Film Festivali’nin En İyi Senaryo Ödülü, bir Çin yapımının oldu. Zhangke Jia’nın “Tian zhu ding” (A Touch of Sin) adlı filmi, Çin’in dört farklı bölgesindeki dört ayrı insanın yaşamlarının şiddet ile kesişmesini konu alıyor: İsyan eden bir maden işçisi, silahını kullanmaya karar veren bir göçmen işçi, tacize uğrayan bir resepsiyonist ve işten işe koşan genç bir fabrika işçisi…

Japon yönetmen Kore-Eda Hirokazu’nun festivalin Jüri Özel Ödülü’nü kazanan “Soshite chichi ni naru” (Like Father, Like Son) filmi, 6 yaşındaki oğullarının hastanede yapılan bir yanlışlık sonucu öz oğulları olmadığını öğrenen bir ailenin, özellikle de ailenin babası Ryota’nın, aile, babalık ve çocuk yetiştirme kavramlarını sorgulamasını anlatıyor.

Festivalin ana yarışma bölümünde, ödül alan yedi yapım dahil toplam 20 film yarıştı 10 gün boyunca. Ödül alamasa da oldukça iyi eleştiriler alan yapımların başında François Ozon’un “Jeune & jolie” (Young & Beautiful) filmi geliyor. Ayrıca Paolo Sorrentino’nun “La grande bellezza” (The Great Beuty), Roman Polanski’nin “La Vénus à la fourrure” (Venus in Fur) ve Nicolas Winding Refn’in “Only God Forgives” filmlerini de merakla bekliyoruz.

Festivalin diğer yarışma bölümü “Un certain regard” (Belirli Bir Bakış) da merakla beklenen birçok filmin galasına ev sahipliği yaptı. Bu bölümün büyük ödülünü Rithy Panh’ın “L’image manquante” (The Missing Picture) adlı animasyon filmi kazansa da en büyük yankıyı uyandıran film Sofia Coppola’nın “The Bling Ring”i idi. Film, Holywood yıldızlarının evlerini soyan bir grup gencin gerçek olaylardan uyarlanan hikayesini anlatıyor.

Festival, yarışma bölümleri dışında birçok özel gösterime de programında yer verdi. Cannes galasının ardından hemen vizyonda izleme şansı bulduğumuz “The Great Gatsby” ile açılan festival, dün gece büyük bütçeli Fransız yapımları ile tanıdığımız Jérôme Salle’ın Orlando Bloom ve Forest Whitaker’ı buluşturan filmi “Zulu” ile kapandı. En çok konuşulan özel gösterimlerden biri ise ilk filmi “Margin Call” ile büyük bir başarı elde eden genç yönetmen J.C. Chandor imzalı, Robert Redford’u denizde yaşam mücadelesi veren bir adam rolünde izleyeceğimiz filmi “All Is Lost” idi.

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?