Trom: Tek Kişilik Ama Çok Kalabalık Bir Yolculuk

Tiyatro oyunlarının hepsi bir yolculuk gibidir. Sizi alır, bir dünyanın içine çeker, o dünyada gezdirir, bazen savurur, bazen eğlendirir, mesajını verir ve oyun bitince de sizi aldığı yere geri bırakır. Kimi zaman bir, kimi zaman on oyuncuyla çıktığınız bu yolculuk iyi geçmişse, sizden keyiflisi yoktur. Seyyar Sahne’nin yeni oyunu Trom da aynı bu şekilde, Hakan Emre Ünal’la bitmesini hiç istemediğim bir yolculuk oldu.
Seyyar Sahne yapımı, Hakan Emre Ünal’ın yazdığı ve oynadığı Trom, sezonun en iyilerinden. Tek kişilik klasik bir oyun yolculuğuna çıkacağımı sanarken kendimi kalabalık bir yolcu topluluğuyla, bambaşka şeritte ve biraz da virajlı yollarda buldum. Trom, beni aldı, Hakan Emre Ünal’la tanıştırdı ve oyunculuk serüvenine ortak etti. Sonra, bu serüveninin başlangıcı başka bir oyuna götürdü. O oyunu, yönetmeni, tercümanı ve oyuncusu olarak nasıl yorumladığını gösterdi. Kimi zaman kendi dünyasına kimi zaman da Dragomir’in dünyasına daldım. Kalabalık köy fertleri arasında çok eğlendim, biraz da hüzünlendim. Bir de, trom duygusuyla tanıştım. Bu duygunun kimliği de, tarifi de oyunda saklı. Oyun bittiğinde ve son durağa geldiğimde iyi bir yolculuk geçirdiğime sevinerek salondan ayrıldım.













