Bugün sizi, hamburgerli küpeden bumerang kolyeye, örgü kıyafetlerden renkli yüzüklere keyifli tasarımları hayatımıza dahil eden Nishmoda’dan üç tasarımcı ile tanıştıyoruz. Wonderhand, UGH, Olala renkli dünyalarını bize anlatıyorlar.

Wonderhand – Rida Kıraşı – Zeynep Özturk – Pınar Taşkınlar

Wonderhand markasının hikayesini kısaca bizimle paylaşabilir misiniz? 

Wonderhand, 3 genç kadının örgü kıyafetlere olan bakışlarını değiştirmeleri üzerine başladı. Yünün sadece soğuk kış günlerinde bir zorunluluk olarak kullanılmasını kabul etmek istemeyen ekip; grafik desenler, rengarenk mini elbiseler ve oversized ceketlerle, Wonderhand’i her durumda giyilebilecek şekilde tasarladı.  Farklı olmanın, giyilebilir olmakla her zaman el ele gitmediğinin bilincinde olan ekip, defalarca yapılan deneme üretimleri sonucunda mükemmele en yakını elde edene kadar çalıştı.
Aynı zamanda Wonderhand, kişiselleştirilebilme özelliğiyle de kısa zamanda önemli bir hayran kitlesi edindi. Her tasarımın rengi, ölçüleri, yün çeşidi gibi özellikleri isteğe bağlı olarak değiştirilebiliyor.

Tarzını nasıl tanımlıyorsunuz? Ürünlerinizi kullanan/takan kitleyi bize anlatabilir misiniz?

Tarzımız oldukça eklektik. Yün, bizi kısıtladığı kadar, başka materyallerle yakalayamayacağımız yumuşaklığı ve sıcaklığı da veriyor aynı zamanda veriyor. Biz de, tek bir tarza bağlı kalmaktansa yünün bizi yönlendirmesine izin verip, doğadan aldığımız ilhamla, günlük ihtiyaçlarımızı kombinleyerek tasarımlarımızı yönlendiriyoruz.

Dünya üzerinden bir ünlü seçebilseniz, ürünlerini kullanması/takması için kimi seçerdiniz?

Wonderhand hedef kitlesi anı yaşayan, keyifle giyinmekten hoşlanan ama modayı çok da ciddiye almayan, hangi ortamda nasıl görünmek isterse onu giyen, trend ürünlerle basic bir tshirtü kombinlemekten hoşlanan, zahmetsiz parçaları, renk cümbüşünü, büyük beden ürünleri, geometrik desenleri taşımayı seven, özetle canı ne giymek isterse onu giyen, canı ne yapmak isterse onu yapan kadın ve erkekler.

İşte tam da bu sebeplerle, ürünlerimizin model / blogger Natalie Suarez tarafından giyilmesini isterdik. Natalie Suarez, model ve blogger olmasının yani sıra, muhteşem şarkı söyleyen, spontane yaşamaktan keyif alan, profesyonel yaşamında yüzü olduğu bir çok markanın yoğun programı yanı sıra, çalışmadığı zamanlarda da bir çok başka aktiviteyle uğraşan, kardeşi Dylana ile Modern Vice için kapsül bir bot koleksiyonu hazırlayan, her giydiğini kendine yakıştıran, tatlı, eğlenceli,  kısaca on parmağında on marifet;  hayat tarzını kendimize yakın gördüğümüz biri.

Alanınızda yurtdışında hangi tasarımcıları, dergileri ve blogları takip ediyorsunuz?

Etkilendiğimiz ve işlerini izlemekten keyif aldığımız bir çok tasarımcı ve marka var; Christopher Bailey, Alexander Wang, Helmut Lang, Balmain, Celine bunlardan sadece birkaçı… Celine’in yalınlığı, Balmain’in detayları ve işçiliği yakın takibe değer.

Online medyada da takip ettiğimiz sayısız kaynak var, bunların bir çoğu ilham aldığımız sokak modası siteleri, bloggerlar ve moda odaklı siteler oluyor; Jak&Jil, Citizen Couture, Garance Dore, NatalieoffDuty, StylebyKling, le-21eme gibi…

Şu anki koleksiyonunuzda nelerden ilham aldığınızı kısaca anlatabilir misiniz?

Kıyafetleri tasarlarken bize ilham veren farklı ögeler var. Bunların başında seyahatlerimizde gözlemlediğimiz, günlük yaşamlarında farklı şehir ve ülkelerin insanları. Sokakta gördüğümüz insanların günlük ihtiyaçlarına buldukları çözümler ve özellikle Uzakdoğu’nun rengarenk hali koleksiyonlarımıza yansıyor. Bunun yanı sıra, yünü daha yenilikçi bir şekilde kullanma isteği bizi yönlendiren başka bir faktör… Yani bir t shirt üzerindeki geometrik deseni yün kazağa uygulamak gibi… Son olarak hazırladığımız ilk bahar – yaz koleksiyonumuzdaysa, yazın bütün olası ihtiyaçlarını karşılamak ve her duruma karşılık gelebilecek kıyafetleri içermesine dikkat ettik.

GALERİ

4 fotoğraf

www.nishmoda.com/wonderhand

UGH – Gözde Şengül – Selin Şafak 

UGH markasının hikayesini kısaca bizimle paylaşabilir misiniz?

Biz iki çocukluk arkadaşıyız.  Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde birimiz iç mimarlık diğerimiz heykel okuduk. İş hayatına atıldığımızda, piyasayla aldığımız eğitim ve hayal ettiklerimizin örtüşmediğini gördük. Çok sevdiğimiz mesleklerimizi yapmaya çalıştık ancak sevmediğimiz ortamlarda bulunmak, üretememek, yaratıcılıktan uzak masa başı işler yapmak bizi yıldırdı. Kendi tasarımlarımızı kimsenin baskısı olmadan üretmek istedik, bir konsept belirledik ve hemen çalışmaya başladık. İsim olarak da ilkel bir selam nidası olan UGH’u seçtik.

Tarzını nasıl tanımlıyorsunuz? Ürünlerinizi kullanan/takan kitleyi bize anlatabilir misiniz?

Eski uygarlıklar ve onların zengin kültürlerinden ilham alıyoruz. Önce bir süre araştırma yapıyoruz. Okuduğumuz mitolojik öykülerden, efsanelerden, çeşitli sembollerden etkileniyoruz. Böylece tasarımlarımızın çıkış noktası belirginleşmeye başlıyor. Tarzımızı, etkilendiğimiz kültürlerin ruhu belirliyor.

Figüratif ürünlerimiz daha büyük bir heyecanla karşılanırken, geometrik ve minimal modeller her türlü kombinle uyum sağladığından daha çabuk tükeniyor.

Dünya üzerinden bir ünlü seçebilseniz, ürünlerini kullanması/takması için kimi seçerdiniz?

Özellikle bir isme yoğunlaşmak zor. Kendine güveni olan başarılı ve tarz sahibi, modaya esir olmamış, tasarıma saygı duyan ve kullandığı ürünlerin özgün olmasını tercih eden herkesin Ugh ürünlerini kullanmasını isteriz.

Alanınızda yurtdışında hangi tasarımcıları, dergileri ve blogları takip ediyorsunuz?

Mesleğimiz gereği dünyadaki ve Türkiye’deki tasarım etkinliklerini ve tasarımcıları sürekli takip ediyoruz. Ugh markasını kurduğumuzda aklımızda sayısız ürün tasarlama fikri vardı. Şu anda yalnızca takı ve t-shirt üretiyor olsak da pek çok alanda üretim yapma isteğimiz, her alanda tasarım ve tasarımcı takip etme iştahımızı uyanık tutuyor.

Designboom, Dexigner, Dazed Digital, W Magazine, The Jealous Curator, Sanatlog, WAD Magazine bu açıdan severek takip ettiğimiz siteler arasında. Yazbukey, Free People, Patricia Piccinini, Karim Rashid, Morosso, Derin Design, Tanju Özelgin, Kısmet by Milka, Nayad Bal, Animals in Fictions gibi marka ve tasarımcılar ise çeşitli alanlarda beğenerek takip ettiklerimize örnek olabilirler. Bunların  yanı sıra Etsy’de işlerini sergileyen binlerce yetenekli tasarımcıyı da takip etmeyi ihmal etmiyoruz.

Şu anki koleksiyonunuzda nelerden ilham aldığınızı kısaca anlatabilir misiniz?

Son olarak Mısır Medeniyeti ve Çağdaş Sanat temalı iki koleksiyon hazırladık. Çocuk çizimlerini takıya dönüştürme odaklı yeni projemiz üzerinde çalışmalarımız sürüyor.

Koleksiyonları oluştururken yüzlerce eskiz yapıp içlerinde bize göre en çarpıcı olanları seçip hayata geçiriyoruz. Son koleksiyonlardan en çok talep görenler; Sanat koleksiyonunda Wassily Kandinsky’nin Sarı-Kırmızı-Mavi eserinden ilham aldığımız kolyeler, Mısır koleksiyonunda ise piramit ve sonsuzluk temalı ürünlerimiz…

Yıllarca sanat, uygarlık ve tasarım tarihi okuduktan sonra bu koleksiyonları hazırlamaktan büyük keyif duyduğumuzu söyleyebiliriz.

GALERİ

6 fotoğraf

www.nishmoda.com/UGH

Olala – Nazan Işık 

 Olala markasının hikayesini kısaca bizimle paylaşabilir misin?

Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi içmimarlık bölümü mezunuyum. Üniversite yıllarımda okurken bir polimer kil dükkanın da çok kısa bir süre çalıştım. Ancak bu işi yapamayacağıma ve çok zor olduğuna kanaat getirdim hiç denemiştim yalnızca ürünlere bakarak bir karar vermiştim. 4. Sınıfa geldiğimde ise çok boş zamanım vardı ve bu zamanı değerlendirmenin yollarını arıyordum. Daha sonra internet üzerinde polimer kil araştırmaya başladı. Videolar, resimler çeşitli yapılış aşamaları derken bir çok şeyi görsel hafızama yerleştirmiş oldum özellikle hamuru şekillendirme konusunda… Ben bunları araştırdığım sırada annemin bana kargo ile gönderdiği içinde rengarenk polimer killerin bulunduğu kutu beni tetikleyen ilk olay oldu. Kutu gelir gelmez gördüklerimi yapmaya başladım. Hatta ilk yaptıklarımı saklıyorum. Mezun olduktan sonra ise özgün çalışmalar yapmaya başladım. Bazen bir resimden etkilenerek bazen de çizimini yaparak ortaya çeşitli ürünler çıkarmaya başladım. Yaptığım ürünler çevrem tarafından da beğenilince Olala’da bu şekilde doğmuş oldu…

Tarzını nasıl tanımlıyorsun? Ürünlerini kullanan/takan kitleyi bize anlatabilir misin?

Her şeyden evvel tasarım temelli bir okul okudum. Ancak bir çok kişiye söylediğim gibi bu benim boş zamanlarımı değerlendirdiğim bir hobim. Ürünlerimin hiçbiri benim için tasarım değildir. Günümüzde Türkiye’ de 5 kadından 3’ü aksesuar yapıyorsa 3’ü de yaptığı çalışmalara tasarım yaftasını yapıştırıyor malesef… Kendi mesleğimi de baz aldığım zaman tasarımın bana göre olan kelime anlamı ise şudur: ‘Tasarım, sonsuz ve zamansız ise işte o zaman unutulmazdır.’Yani tasarım denilebilmesi bazı kriterlere ihtiyaç vardır. Özgün olarak yaptığınız her ürün veya çalışma tasarım olmaz… Sonuç itibari ile bu işin üniversitesini okumuş yıllarını verniş, konu hakkında çeşitli sertifikalar almış hatta dükkanlar açmış kişiler mevcutken benim ürünlerimi tasarım adını vermek büyük bir haksızlık.

Bu yalnızca benim düşündüklerimi 3 boyutlu olarak hayata geçirebildiğim, beni eğlendiren ve stresten uzaklaştıran bir hobimdir. Ürünlerimi kullanan müşterilerim de ya onları çok beğendikleri için alıyorlar ya da kişilere orijinal geldiği için arkadaşlarına hediye ediyorlar.

Dünya üzerinden bir ünlü seçebilsen, ürünlerini kullanması/takması için kimi seçerdin?

Böyle bir şeyi düşünmedim açıkçası. Benim için insanın kendisini ve ruhunu mutlu etmesidir önemli olan o sebeple kullanıcılar benim ürünleri kullanırken mutlu oluyorlarla ben 1000 kat daha mutlu oluyorum…

Alanında yurtdışında hangi tasarımcıları, dergileri ve blogları takip ediyorsun?

Alanımda takip ettiğim kişiler, bloglar ve bu konularda kitap yazmış kişileri takip ediyorum. Özellikle; Shay Aaron, Stephanie Kilpast, Ronna Servas Weltman, Kathleen Dustin Kil ile profesyonel olarak uğraşan ve çok güzel işler ortaya çıkaran yaratıcı bulduğum karakterlerdir…

Şu anki koleksiyonunuzda nelerden ilham aldığınızı kısaca anlatabilir misin?

Şu anda minyatür yiyecek üzerine çalışıyorum. Özellikle kahvaltı sofralarını kolye haline getiriyorum. Ayrıca lava serisi üzerinde çalışmaktayım. Polimer kil tekniği ile polimere kristalleşmiş taş görüntüsü veriyorum ve bunlardan oluşturduğum bir seri mevcut. Bunlar haricinde de kendimi asla sınırlamıyorum. Aklıma geleni not alıyor ve çiziyorum zamanım oldukça da sırasıyla yapmaya ve beni takip eden kullanıcılarımla paylaşıyorum…

GALERİ

8 fotoğraf

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?