Hiç edebiyat dergisine gönderdiğiniz bir öykünün yayımlanmadığı oldu mu?
Hiç göndermedim. Ama bu benim tembelliğimle ilgili bir durum. Artık böyle düşünmesem de bir tür “öykü mafyası” var zannederdim. ”Sis” Notos’ta yayınlanınca, demek ki başka gönderen olmamış diye düşündüm. Bu yıl Tüyap Kitap Fuarı’nda Semih Gümüş ile konuşmaya yeltendim. Yanına gidip, kendimden bahsedeyim mi etmeyeyim mi diye gelgitteyken, “Veysel Kaygusuz naber?” deyince yanımdaki arkadaşım, “Oha” demekten kendini alamadı. Semih Gümüş öykümün güzelliğinden bahsetti ve yazmaya devam etmem gerektiğini söyledi. Değerli bulduğum bir eleştirmenden bu eleştiriyi almak rahatlattı beni çokça. Artık gönderirim herhalde.
Yazdığınız metinlerin öykü olması bilinçli bir tercih mi? Başka türlerde de yazıyor musunuz?