Mart ayı, dergiler adına hazırlanırken geçen zor ve sancılı süreci simgeliyor. Malum Eylül sayılarından önce, en kalın olacakları ve en iyi olmaları gereken sayılar Mart’ta görücüye çıkıyor. Aralarından en iyi olanlarını ise şimdiden mercek altına almaya başlayayım!

COSMOPOLITAN AMERİKA:

Miley’ciğim seni çok iyi anlıyorum. Gençsin, Liam Hemsworth gibi kaymak gibi bir çocukla sevgilisin, güzelsin, şimdiye kadar güzel birkaç projeyle yükseldin ve şimdi de Cosmopolitan Amerika gibi bir dergiye, Rachel Zoe styling’i ile şık bir siluetle kapak oldun. Ancak inan bunlar bulutların üzerinde gezinmene ya da  dergiye dobra dobra açıklamalar yapman için nedenler olamaz. Bir duayen edasıyla   “Müzik dünyasında herkes için bir oda var.” gibilerinden açıklamalar yapman, Katy Perry ile olan 5 yıllık arkadaşlığının işe yansımadığından, sahteliği zinhar sevmediğinden, evlilik planlarından hayatındaki en memnun edici faktörün Liam ile olan ilişkin olduğundan  büyük bir özgüvenle bahsetmen  biraz egolu olduğunu düşündürttü bana. Ünlü olmak, egoyu kimi zaman dengeleyememek ile algılansa da, bu egonu biraz dengelemeni ve törpülenmeye biraz daha hazır olmanı öneririm şekerim.  Ne de olsa, sabun köpüğü bir isim olup olmadığını henüz bilemezsin; biraz zamana bırak her şeyi.  Yaşıt olduğumuz için  ve hayat tecrübelerimizin arasında uçurumların olmayacağına inandığımdan uyarma gereği duydum. Dinleyip dinlememek ise tamamen sana kalmış.

Derginin içeriğine gelince… Dergi tarafından mutlaka okumanız önerilen “Üçlü İtiraflar” ve  artık Cosmo klasiği haline gelmiş  ilişkilere dair kapak spotları, derginin her zamanki eğlenceli ve kışkırtıcı çizgisini simgeliyor. Bu ay, siz en iyisi  alışveriş listenizin üst kısmına ekleyin Cosmopolitan Amerika’yı. Yayın Yönetmeni  Joanne Coles’a da bir gün beni işe alırsa, asla pişman olmayacağını söyleyerek, selam etmek isterim!

HARPER’S BAZAAR AMERİKA: 

Drew Barrymore, geçtiğimiz aylarda fazlasıyla gündemimizde olan yıldızdı. Malumunuz yakışıklı sanat tüccarı Will Kopelman ile Kaliforniya’da evlendi, düğününde Karl Lagerfeld tasarımı beyaz bir elbise ve Chanel mücevherlerini tercih etti- hatta Karl Lagerfeld, bunun üzerine“Ne istediğini biliyordu ve aldı. Mükemmel görünüyordu.”gibi övgü dolu cümleler de söylemeyi ihmal etmedi.-, Olivie adında şirin bir kızı oldu. Hatta People’a anne olmak ve evliliğine dair özel bir röportaj da verdi.  Tarifsiz bir hissiyatın içinde olduğundan; aşırı koruyucu ruhuyla bebeğini bir süre dışarı çıkarmadığından; evliliğin ve aile olmanın egosunu denetletlediğinden, kibrini yıktığına kadar pek çok şeyi  anlattı. Şimdi ise artık göre göre ezberlediğimiz bir  Louis Vuitton elbiseyle, Harper’s Bazaar Amerika’nın kapağında.

Daniel Jackson’ın fotoğrafladığı bu enerjisi yüksek sayıda Drew; dergiye kızı Olivie, kariyeri ve yeni makyaj çizgisi gibi pek çok konu hakkında özel bir röportaj vermiş.  Unutmadan; Carine Roitfeld, Harper’s Bazaar’ın Global Moda Direktörü oldu olalı, Amerikan Bazaar’ı daha bir güzelleşti. Zira Carine’ın adı kapak spot’unda da kendine yer edinmiş. Bu da benim geçenlerde Aslıhan Pasajı’nda tesadüfen rastladığım VMan Magazine’in  Eylül 2012 sayısının kapağında “The Spring Fashion Issue by Carine Roitfeld” spot’unu gördüğümdeki heyecanla eşdeğer bir his yaşamamı sağladı.

i-D:

Her yerde Kate var!  Buna karşı olduğumu düşünmüyorum, zira kendisi modellik kariyerinde 25. yılını kutluyor. Love dergisinin “The Clean Issue” sayısında da, en çıplak haliyle gördüğümüz Kate’i, ben i-D anlayışla daha çok sevdim diyebilirim.

i-D,  “Alfabetik Sayısı” nda Kate’in 25. yılını tam tamına 6  farklı kapakla kutluyor.  Alfabetik sayı fikri de A’dan Z’ye büyüleyen İlkbahar/Yaz koleksiyonlarından seçkin parçalarla görmemizden geliyor. Üstelik Miuccia Prada ve Dries Van Noten gibi tasarımcıların onun hakkındaki görüşlerine de yer veren dergide Kate’i  Dior, Rochas,  Dries Van Noten, Balenciaga by Nicolas Ghesquière, Francesco  Scognomigillo gibi markaların hit parçalarıyla görüyoruz. Miuccia Prada’nın onun hakkında söylediklerini okuyunca,  Kate’i kıskanmamak elde değil: “Kate hakkında daha önce söylemediğim ne var? O, eşsiz. Onun gerçek ve nadide bir karakteri var.”

Çekim künyesine gelince… Daniele Duella and Iango Henzi objektifinde olanKate Moss’u, i-D Moda Direktörü  Charlotte Stockdale styling’i ile görüyoruz. Saç ve konsept ise Luigi Murenu imzasını taşıyor.  i-D,  yine hayranlık uyandıran bir iş çıkarmış. Böyle bir moda bilincine sahip olan derginin en kısa süre içinde Türkiye’de olmasını da diliyorum.

TEEN VOGUE: 

Modayı temelden öğretmeyi amaçlayan ve onun konuşulmasından artık başımızın şiştiği Alexander Wang’in de  evvel zaman içinde staj yaptığı Teen Vogue’un Mart sayısının kapağında Boo George objektifinde 15 yaşındaki  Chloe Moretz var. Retro bir şıklığa sahip olan bu kapak, 10. stylish yılını kutlayan Teen Vogue için doğru bir İlkbahar kapağı olmuş.

Chloe, “Kick-Ass 2” filmindeki performansından hayli  memnun olacak ki; dergiye filmi tekrar izlediğinde kendisini çok başarılı bulduğundan, lisede olmasına rağmen yaşıtlarına benzemediğinden, farklı bir yaşam sürdüğünü söylemesinden gurur duyduğunu ve bir iş kadını olduğunu anlatarak; ego konusunda Miley Cyrus’u çoktan geride bırakmış!  Bu açıklamalarını sevimsiz bulsam da, “Nasıl güzel bir kız!” diye de iç geçirmekten kendimi alamadım maalesef. “Gençlik başımda duman…” yorumunu yapacağım bu kez!

Yeni filmi “Carrie” nin konusunu ise başkaları tarafından kırılan bir kız olarak özetlemiş sevgili Moretz. Hatta izlediğinde de şöyle bir yorum yapmış: “Bak, çok gençsin, çok tatlısın ve sanat konusunda beceriklisin.”

Bu küçük kıza bol şans dilemekten başka bir çaremiz yok, ne yazık ki. Umarım yükseklerden uçmaya devam etmez!


VOGUE UK:

Küçüklüğünden itibaren modelliğe merak saran, Claudia Schiffer’ı pek bir seven, A- List markaların podyumlarında yürüyen Cara Delevigne; bu ay İngiliz Vogue’unun kapağında “Yılın Modeli” olarak konumlanıyor. Bu kendisinin İngiliz Vogue’a ilk kapak oluşu. Love dergisinin “The Clean Issue” sayısında seksi kimliğiyle gördüğümüz Cara’ya; İngiliz Vogue’unda  örgü bir üst ve şık bir siyah şapkayla, gayet sade bir styling’in taçlandırdığı bir halde tanıklık ediyoruz. Kapak ise Mario Testino imzasını taşıyor.

Bu ay İngiliz Vogue’unun kapağı  beni fazla heyecanlandırmadı itiraf etmek gerekirse.  Kapaktaki renkleri sevdim; ama “Uluslararası  Koleksiyonlar”,  “Kırmızı Halı Stil Rehberi”, “Çantanız Sizin Hakkınızda Ne Söylüyor?” gibi konular bir Mart sayısı için fazla klasik geldi bana. Lakin dergide yine de başarılı çekimler olduğunun kanaatindeyim. Malum Anna’nın  “Eylül Sayısı” belgeselinde, üstüne basa basa dediği gibi: Burası Vogue!

ELLE UK: 

İngiliz Elle’i “New Look” diye giriş yapıyor Mart sayısına. İlk bakışta değişen kapak fontlarıyla karşılaşıyoruz. Ki bu da bu yeni görünümün gayet olumlu olduğuna delalet.

Kapakta,  derginin deyimiyle “2 günlük durmayan dünyası” anlatılan Victoria Beckham var. Kocası David Beckham’ın penisine  olan derin tutkusuyla bilinen (H&M Bodywear İlkbahar/ Yaz 2013 koleksiyonunu incelerseniz, ona hak vereceğinizi düşünüyorum!)  Victoria hakkındaki nacizane fikirlerimi geçtiğimiz ay belirttiğimden, direk styling’i ve fotoğrafçılık anlayışını değerlendirmenin tam zamanıdır. Kendisini kapakta  seksi bir Burberry Prorsum siluetiyle görüyoruz ve fotoğrafçı koltuğunda ise İngiliz Elle’inin gediklisi Carter Smith var.

Sokak stilini satın alabileceğimizi söyleyen, Stella McCartney& Kate Moss gibi efsane ikiliyi bir araya getiren dergi, bu ay beni heyecanlandırmayı başardı. Yine de karar sizin.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?