Contemporary Istanbul’un ilk günü, giriş katında dolanırken bir esere gözüm takılıyor. Büyük bir fotoğraf bu, sinsi ve hantal bir görünüşe sahip Budha heykeli ve ona saygılarını sunan müritlerini görüyorum. Pis bir altın rengi ve çamur tonlarına sahip fotoğrafa bir adım yaklaşacak oluyorum. Oldukça rahatsız edici, bir çeşit kara mizah, teslimiyet ve aldanış okuyorum… Bu kare Çinli bir sanatçıya, Wang Qingsong’a ait ve çoktan gönlümü kazandı.

qingsong 1

Temple, 2011, C-print, 180×300 cm | Fotoğraf: wangqingsong.com

Qingsong, Çin’in akılalmaz Kültür Devrimi’nin başladığı, 1966’da dünyaya geliyor. Bu sırada komünist Çin’in koltuğunda Mao oturuyor. Her an rejim karşıtı ilan edilip hayatınızın kararabileceği, karşı ideolojilerden eğitimcilerin okullardan alınıp tuvalet temizleme işine getirildiği, bir dine mensup olmanın ölümle cezalandırıldığı, iç içe geçmiş bir yokluk ve zorluklar dönemi bu. Mao’dan sonra gelen Deng Xiaoping ile ise ülke, köşe başlarında beliren McDonald’s şubeleri ve dünya 4.’lüğüne ulaşan, Mao’yu mezarında ters döndürecek açık bir ekonomiye kavuşuyor… Tüketim ve dış dünyaya ilgi artıyor. Ve tabii ki globalleşmenin ardılı olan sosyal adaletsizlikler, yasal sömürü, ucuz iş gücü, “Çin malı”…

qingsong 2

One World, One Dream (Diptych), 2014, C-print, her biri 180×225 cm | Fotoğraf: dirimart.com

Sanatçının Dirimart’ta süren sergisine de adını veren One World One Dream fotoğrafında Çin’in de dahil olduğu dünya çapında bir entegrasyonu eleştiriyor. Ortak tüketim alışkanlıkları ve eğitim anlayışının kültürlerin özgünlüğünü kaybettirdiğini vurguluyor.

Qingsong, Çin’in dününe ve bugününe tanık oluyor. Memleketinden, küçük bir kasabadan şehre taşınıyor. Gördüğü değişimi kaydetmek istiyor. Aslen resim eğitimi alsa da bu onu fotoğrafa yönlendiriyor. Kendini belgesel fotoğrafçı şeklinde niteliyor artık. Fakat normalde belgeselciler doğal bir durumu belgeler, Qingsong ise bu kareleri kendisi kurguluyor ve çekiyor. Sergide, Özgürlük Anıtı’nı andıran bir heykelin bulunduğu Goddess adlı işinde heykel sadece fotoğraf için yapılmış. Ve evet Temple’daki insanların hepsi fotoğraf için tutulmuş modeller. Böylece sanatçı teatral diyebileceğimiz fotoğraflara kendi bakışını ve eleştirisini yerleştirebiliyor…

qingsong 3

Safe Milk, 2009, C-print, 150×300 cm Fotoğraf: wangqingsong.com

Safe Milk, Çin’de yaşanan bir sağlık skandalına gönderme yapıyor. Mevzu şu ki, Sanlu Group adlı şirketin ürettiği sütlerin bebeklerde böbrek taşı yaptığı anlaşılıyor fakat halka bilgilendirme yapılmıyor çünkü hükümet Pekin Olimpiyatları süresince sorun çıkmasını istemiyor. Dolayısıyla bilgilendirme oldukça geç yapılıyor ve birçok bebek zararlı sütten etkileniyor. Sanatçı bu olaydan esinle, ironik bir şekilde materyalist bir yapıya sahip hükümetin insan sağlığını ve vatandaşını hiçe saymasını eleştiriyor. Hükümete karşı süt skandalının çok daha ötesindeki eleştirilerini kurguladığı ‘toplum dışı’ karakterler ve Son Akşam Yemeği tablosunu andıran masa düzeniyle örüyor…

Çin’in son senelerde alevlenen sanat piyasasında Wang Qingsong’un da ismi önemli bir yerde duruyor. Geçtiğimiz yıllarda 2013’te Venedik Bienali ve İstanbul Bienali’nde işleri sergilenen sanatçının One World One Dream sergisi, Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olma özelliğine sahip. Sergide sekiz eserin yanında sanatçının bir röportajının da videosu sunuluyor.-ki sanatçı burada çoğunlukla kendini açıklıyor.

qingsong 4

Wang Qingsong’un 2013 İstanbul Bienali’nde sergilenen eseri, Follow Me, 2003, 120×300 cm | Fotoğraf: milliyetsanat.com

One Dream One World sergisini, 12 Mart’a kadar Dirimart’ta ziyaret edebilirsiniz.

Bu yazı ilk olarak ranakelleci.wordpress.com’da yayınlanmıştır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?