Listemdeki bir diğer öykü kitabı Bir Fasit Daire, bu yılki Haldun Taner Öykü ödülünün sahibi. Roman mahallesinin ve onların dışarıdan cafcaflı görünen ama aslında bunun tam tersi yaşamlarının anlatıldığı bu kitabı okuyunca Berna Durmaz’ın bu ödülü fazlasıyla hak etmiş olduğunu anlayacaksınız. Cemafer, Zarif, Sevgül, Topuz… Hepsi aynı mahallenin sakini olsa da hepsinin hikayesi ayrı. Her bir hikayenin okur üzerinde bıraktığı etki ise apayrı. Yazar, kendine özgü diliyle bizi bu fasit dairenin içine hapsediyor. Kitabı kapattığımda bu dairenin içinde öylece kalakaldım, dışarı çıkmam biraz zaman aldı. Siz de kitabı okuduğunuzda aynı şekilde hissedebilir hatta etkisinden kurtulamayıp bu gönüllü tutsaklığı bir süre daha devam ettirmek isteyebilirsiniz.
Dünya Ağrısı / Ayfer Tunç
Ayfer Tunç’a tekrar hayran olacağımız Dünya Ağrısı aslında kışın okurlarıyla buluştu ancak yazın da okumak için ideal bir kitap. Bu kitabı henüz okumamış olabilirsiniz ancak bu kitabı bitirmeden yazı kesinlikle bitirmeyin. Tekdüze bir kasabada, tekdüze yaşamını değiştirme çabası, kendi dışında gelişen olaylar nedeniyle hüsranla sonuçlanan Mürşit sadece kendininkini değil dünyanın ağrısını da üzerinde hissediyor. Sağ olsun, bunu kitabın başından sonuna kadar kesintisiz şekilde bize de hissettiriyor. Bu kitabı yeniden listeme almamın nedeni bu sefer hikayeyi değil Ayfer Tunç’un tasvirlerdeki ustalığını tekrar görmek ve bu tasvirlerin altını defalarca çizmek istemem. Tasvir, sözcüklerle resim yapmaktır. Bu kitapta yazar resim değil resmen kocaman bir tablo çiziyor ve üstüne bu tabloyu çerçeveletip elimize veriyor. Bize de bu tabloyu alıp kitaplığımıza yerleştirmek düşüyor.