Yeşil Ev’de Kahvaltı: Tarihî Yarımada’da Rafine Bir Sabah

Şehrin sınırları günbegün genişlese de İstanbul denince gözümün önüne ilk gelen yer hala Tarihî Yarımada oluyor. Anadolu Yakası’nda yaşayan birisi olarak bazen bu civarlara geldiğimde kendimi ister istemez zamanda yolculuk yapmış gibi hissediyorum. Sokaklarda biraz turist ruhuyla gezinmeden önce iyi bir lezzet deneyimi yaşamak ise enerjimi artıran o tatlı faktör oluyor. İşte tam olarak böyle bir pazar sabahında, Yeşil Ev’in rafine kahvaltısıyla günün modunu yakalama fırsatı buldum.

Kahvaltı kültürümüze bayılıyorum, özellikle konu pazar kahvaltısıysa. Saatin kaç olduğunun pek de önemsenmediği, keyfini çıkararak yapılan kahvaltılardan bahsediyorum. Önce çay ya da kahve seçilir, onu simit-peynir ikilisiyle ufak bir başlangıç takip eder. Sonrası zaten malum: Bitmek bilmeyen sohbetler, acele etmeden yenen lezzetler, “şundan da biraz alayım” diye başlayıp masadaki her şeyin tadına bakılan anlar… İştah açan bu geleneği tarihî bir atmosferin içinde yaşamak, bana kalırsa İstanbul’da yapılabilecek en keyifli aktivitelerden biri. Yeşil Ev de bunun için biçilmiş kaftan.












