Geçtiğimiz hafta, Alaçatı’nın en yenilerinden biri olan You Hotel’deydim. Beyaz duvarlar ve mavi cumbalı pencereleriyle aklımıza kazınan tipik Alaçatı otellerinden, hem dekorasyon, hem de yaratım sürecinin arkasındaki düşünce açısından fazlasıyla ayrışan You Hotel, kendi gibi özgün ve sıcacık bir deneyim yaşattı bana. Yaz döneminde olduğu kadar, kışın yapılan hafta sonu kaçamaklarında da rahatlıkla tercih edebileceğinizi düşündüğüm bu tatlı butik otel ile ilgili size anlatacaklarım var.

Hikayesi olan mekanları çok seviyorum. Çünkü ancak o zaman oranın ruhunu hissedebiliyorum. Ne mutlu ki, Ege’nin lavanta kokulu şirin kasabası Alaçatı, her köşesinde bir hikaye barındırıyor. Ancak You Hotel’inki bir başka; tüm doğallığıyla çok samimi, içten ve ilham verici.

Aslında her şey otel sahibi Eda Baruh’un kurumsal hayatın içerisinde daha fazla yer almama isteğiyle başlıyor. Boğaziçi Turizm ve Otel Yöneticiliği’nden mezun olduktan sonra Çırağan Sarayı’ndan Intel’e değişik sektörlerde ve kademelerde yöneticilik yaptıktan sonra Baruh; hayatının bir noktasından sonra onu mutlu edecek olanın 15 seneden beri ailece geldikleri Alaçatı’nın eşsiz ruhunu deneyimlemek isteyen güzel insanlara, güzel bir hizmet vermek olduğuna karar veriyor, böylece You Hotel’in temelleri atılıyor. You Hotel’in en fazla ilgimi çeken bir özelliği, yalnızca yazın değil, kışları da hizmet veriyor olması. Bu ise, yine Eda Baruh ve ailesinin uzun yıllardır Alaçatı’ya, özellikle rüzgarın bol olduğu Eylül ve Ekim aylarında sörf yapmaya gelmesinden kaynaklanıyor. Biz yaz kış geliyoruz, neden başkaları da Alaçatı’nın güzelliğini kış aylarında da yaşamasın ve neden onlara bunu sağlayan biz olmayalım, düşüncesiyle yaz için olduğu kadar, kışın yapılan hafta sonu kaçamakları için de ideal olan You Hotel’i yaratıyorlar. Ben kışın sıcacık örtümün altında, buranın oldukça şık tasarlanmış şöminesinin başına oturup keyif yapmayı şimdiden listeme not ettim bile!

Tasarım demişken, You Hotel’in tasarımcısı Yosi Özvaron’un şık dokunuşlarından da ayrıca bahsetmek istiyorum. Otel’in her bir köşesi estetik detaylarla dolu; Tibet çanaklarından tatlı mı tatlı sukulentlere, kafanızı çevirdiğiniz her noktada büyük bir özen ile karşılaşıyorsunuz. İşin güzeli, tüm bu detaylar sizin daha konforlu ve mutlu hissetmeniz için yaratılmış.

Özellikle bahçede yer alan oldukça şık bir tasarıma sahip duş detayından bahsetmek istiyorum. Otelin arka tarafında kalan ikili şezlonglarda gün boyu sessizliğin tadına varabilir, sıcaktan bunalır gibi olduğunuzda kendinizi üç adım uzağınızdaki duşun serin sularına bırakabilirsiniz. Hemen yanınızda ise sizi bembeyaz, tertemiz havlular bekliyor olacak.

Alaçatı’nın püfür püfür esen rüzgarıyla gözlerimi açtığım bu huzur dolu sabahlarda, ilk yaptığım hep otelin iç açıcı bahçesine adım atarak güne huzurlu bir başlangıç yapmak oldu. Böylesine rahat, doğal ve samimi bir ortamda geçirdiğim üç gün boyunca bolca yenilendiğimi, arındığımı hissettim. You Hotel’in konum olarak da Alaçatı için bir hayli avantajlı olduğuna da değinmek istiyorum. Çarşıya yürüme mesafesinde yer alıyor, 3 dakikada Hacımemiş’in capcanlı sokaklarının ortasında buluyorsunuz kendinizi.

Ne diyordum, evet gözümü You Hotel’de açtığım sabahlar, önüme serilen rengarenk bir kahvaltı sofrasıyla devam etti. Otelin kahvaltısından ayrıca bahsetmek istiyorum çünkü kelimenin tam anlamıyla şölendi. Her gün farklı ev yapımı reçeller, gözlemeler, pancake’ler, granolalar karşıladı bizleri. Çevredeki zeytin ağaçlarından toplanarak yapılan zeytinyağı ve peynir tabağının muhteşem sunumu da aklımda kalanlar arasında. Bu kahvaltıyı mutlaka tatmalısınız!

Alaçatı’da geçirdiğim bu üç gün boyunca You Hotel, ev sıcaklığında ortamı, güleryüzlü hizmeti, müthiş kahvaltısı ve şık atmosferiyle bana harika bir deneyim yaşattı. Alaçatı’ya hoşgeldin You Hotel, iyi ki geldin!

Instagram

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN