Zumba: Spor ve Dansın Birleşiminden Doğan Latin Esinti

2010’lu yıllarda ülkemizde yayılmasıyla birlikte zumbanın adını hepimiz duymuşuzdur. Gittiğimiz spor salonlarında ders olarak eklenen bu dans-fitness programı sadece kalori yakmak için değil, fiziksel ve ruhsal olarak iyi hissetmek amacıyla da yapılır hale geldi. Yoga ve pilates kadar köklü olmasa da, renkli kıyafetlerle coşkuyla dans ettiren bu esinti nasıl ortaya çıkmış beraber inceleyelim!
Zumba
1990’lı yıllarda dansçı ve koreograf Alberto Beto Perez tarafından Kolombiya‘da ortaya çıkan ve dünya çapındaki en yaygın fitness programı olan zumbanın, bu kadar yayılacağını belki de kimse tahmin etmiyordu. Her şey Beto Perez’in; o yıllarda eğitmenliğini yaptığı aerobik sınıfında kullanacağı müzikleri unutup, arabasından geleneksel salsa ve merenge müziklerinden oluşan kaseti alıp doğaçlama ders yapmasıyla başlıyor. İnsanların beğenmesiyle de Perez, bu fikri geliştirmeye karar veriyor ve günümüze taşıyor. Kendisinin Shakira, Jennifer Lopez, Pitbull, Don Omar gibi dünyaca ünlü isimlerle çalışmasıyla da zumba iyice yayılmış oluyor. Gün geçtikçe zenginleşen koreografisi, farklı yaş ve kondisyon seviyelerine göre çeşitli türleri ile pek de unutulacağa benzemiyor. Eğlenceli oluşuyla sporla arası iyi olmayan insanları kendine çeken kıpır kıpır bir aktivite diyebiliriz…








