All Quiet on the Western Front: Epik, Acımasız ve Alman

“En iyi savaş filmleri” listelerini yeni baştan yazdıran film. Birinci Dünya Savaşının en sıkıntılı dönemlerinde geçen, bir grup genç Alman arkadaşın birbirlerini gazlayıp cepheye doğru yola çıkışlarıyla başlayan, tahmin etmesi güç olmayacak şekilde ilerleyen modern bir başyapıt olarak tanımlanabilir All Quiet on the Western Front. Olayların varacağı noktayı kestirebiliyor olmak filmin seyir zevkine olumlu veya olumsuz bir katkıda bulunmuyor. Zira ne oldu değil, nasıl oldu sorusuna odaklanan film, bu konuda detaya girmekten hiç çekinmiyor, izlemesi zor fakat oldukça sürükleyici bir iş var ortada. Filme Netflix Türkiye’den erişmek mümkün.

Vatanını ne kadar çok sevdiğini kendine ve çevresine kanıtlama içgüdüsüyle savaşa giden bu gençlerin, savaşın gerçekleriyle yüz yüze geldiği anlardan oluşuyor film. Bir noktadan sonra bulunduğun kabın şeklini almak zorunda kalacak olan bu askerlerin, hızla yontulduğu ve karakteristik özelliklerini bir bir yitirdiği anlar bizi kısa sürede boğmaya başlıyor. Fakat görsel anlamda çok estetize oluşu, kurgusunun da neredeyse hiç sendelememesinden ötürü bu boğulma haliyle finale kadar uzanılıyor(Bir savaş filminin bu kadar estetik görünmesi ayrı bir başlıkta tartışılabilir…) İzleyicinin hikayeyi yarıda bırakma veya dikkatini başka yere yöneltme gibi bir şansı yok, film izleyicinin tüm konsantrasyonunu istiyor ve almasını da biliyor…









