Atölye ren ile: Yavaş ve Kapsayıcı Modaya Dair

Benim beden ölçüleriyle mücadelem, doğduğumda başladı. Doğumdan sonra annemin bana aldığı “yeni doğan” kıyafetlerinin hiçbirine sığamayınca hemşireler tarafından babama, battaniyeye sarılarak teslim edilmişim. O günden bugüne giysilerde alıştığımız beden ölçüleriyle alışveriş yapmakta hep zorlandım diyebilirim. Modada kapsayıcılık da tam olarak bu nedenle ilgimi çekiyor çünkü giyinmek kadar temel bir ihtiyacın referans ölçülerin dışındaki insanlar için bir lüks olarak görülmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Şanslıyım ki artık bu fikri paylaşan pek çok marka var. Bugün de sizi onlardan bir olan Atölye Ren ile tanıştırmak istiyorum.

Çocukken kıyafetlerle sorun yaşayan tek insan benmişim gibi gelirdi. Zaman ilerledikçe tanıdığım pek çok insanın da benzer sorunlar yaşadığını fark ettim. Daha uzun ve büyük bedenlerdeki arkadaşlarımdan daha minyon olanlara hepimiz, aldığımız giysilerin büyük çoğunluğunda tadilata ihtiyaç duyuyoruz. Ek olarak hızlı moda markalarının çoğunda kendimize uygun giysiler bulmakta güçlük çekiyoruz. Bu sorunlar oldukça yaygınken markaların neden bununla ilgili harekete geçmediğine ve harekete geçen markaların nasıl bir sistem izlediğine dair pek çok sorum vardı. Böylece Atölye Ren’in kurucusu Gözde’yle buluştuk ve beni sabırla yanıtladı.











