Avrupa'da Sayfiye: Denizin Kıyısında Zamanı Yavaşlatan Rotalar
Sabahtan akşama hiç kapanmayan pencereler, bahçemize yayılan yasemin kokuları, balkonda kuruyan mayolar… Alarmınızı perdenin arasından içeriye giren güneşle, bilgisayarınızı bir kitapla, arabanızı ise bisikletle değiştirmeye geldik. Çünkü hayatta bu kadar çalışıyor olmamızın bir sebebi de bütün günü deniz kenarında geçirdikten sonra yanık tenlerimiz ve tuzlu saçlarımızla sofraya oturacağımız yaz akşamları için! Haksız mıyız? Gelin, size sakin ve unutulmaz bir yaz günü için yapmanız gerekenleri anlatalım: Telefonunuzu kapayın, havlunuzu alın, sahilde gölge bir yer bulun… Bir de pasaportunuzu yanınıza almayı unutmayın! Sonuçta yola Türkiye’den aldığımız Silver Logolu Mastercard ile çıkıyoruz! Tabii ki ufukta, ayrıcalıklı bir şekilde keşfedeceğimiz Avrupa’nın sayfiyeleri var.

F. Scott Fitzgerald’ın çok sevdiğimiz bir sözü var: “Güneş ışığı ve ağaçlarda hızlandırılmış bir filmin sahneleri gibi bir anda açan yapraklarla yazın hayatı yeniden başlattığına dair o tanıdık inanca kapıldım.” Bizce yaz da tam olarak böyle bir mevsim. İnsan bir anda plan yapmaya, bavul hazırlamaya ve yola çıkmaya hevesleniyor. Hele bir de yolculuğu daha keyifli hâle getiren ayrıcalıklar varsa! Bu yaz, Avrupa’nın sayfiyelerini ziyaret ederken 30 Eylül’e kadar Silver Logolu Mastercard’ınız ile İstanbul Havalimanı’nda geçerli ücretsiz vale ve 4 gün otopark hizmetlerinden faydalanabilir; ücretsiz hızlı geçiş ve buggy hizmetinin tadını çıkarabilirsiniz. Siz yazı tam anlamıyla yaşarken biz de size paha biçilemez bir tatilin nerede başlayabileceğini anlatalım.
Avrupa’da Sayfiye Rotası
Marzamemi, Sicilya

Rotamızın ilk sırasında, Sicilya’dan minicik bir balıkçı kasabası var! Küçücük taş evlerin önünde açılan beyaz şemsiyeleriyle hayatı yavaş bir filme dönüştüren bu kasaba; tam anlamıyla “yapılacaklar listesinden” uzak durup hayatın tadını usulca çıkarmak isteyenlere göre. Marzamemi’ye geldiğinizde, Sabahınızı Spiaggia di San Lorenzo’da denize girerek geçirdikten sonra Piazza Regina Margherita’ya akşamüstü saatlerinde geçmeli, kahvenizden yudum alırken meydanda toplanan halka karışmalı fakat çocukların her an elinden kaçabilecek olan toplara da dikkat etmelisiniz.
Fornells, Menorca

Biliyoruz, son dönemlerde herkesin gözü İspanya’daki Mallorca Adası’nda. Fakat biz sizi, Mallorca’nın sakin komşusu ile tanıştırmak istiyoruz: Menorca. Eğer siz de bizim gibi az bilinen rotaları keşfeden ilk kişilerden biri olmayı seviyorsanız, doğru yerde olduğunuzu söylemeliyiz. Çünkü size bu adadaki küçücük bir kasabadan bahsedeceğiz: Fornells. Bembeyaz evlerin kıyıya dizildiği bu kasaba, tam olarak bütün sabah güneşlenmek, akşam ise leziz yemekler yemek isteyenlere göre. Çünkü kasabanın bütün ritmini, deniz belirliyor! Buraya geldiğinizde, arabayla yalnızca on beş dakika uzaklıkta olan Cala Tirant’a gidebilir; 20 dakika uzaklıktaki Cavalleria’daki deniz fenerinin etrafındaki el değmemiş sahilleri keşfedebilirsiniz.
Collioure, Fransa

İzninizle adalardan uzaklaşıyor, yelkenleri ana karaya doğru çeviriyoruz! Şimdi sizi, Fransa’nın hafif Katalan etkisi altında kalan bir kıyı kasabasıyla tanıştıralım: Collioure. Kendisi, Henri Matisse’ye bile sıcak yaz günlerinde ilham veren noktalardan biri. Üstelik doğanın renklerinden çok etkileneceğinize emin olduğumuz bu kasaba, Fauvism akımının da doğmasına sebep oluyor. Bu akım; görüneni olduğu gibi çizmektense hissedildiği gibi aktarılmasını temsil ediyor. Fransa’nın ançüez başkentlerinden biri olarak kabul edilen Collioure’de, denizin hemen kıyısındaki Notre-Dame-des-Anges kilisesini ziyaret etmeli, Matisse ve André Derain’in tablolarının yapıldığı noktaları takip eden yürüyüş rotasını keşfetmelisiniz.
Azenhas do Mar, Portekiz

Şimdi size, Lizbon’dan araba ile yalnızca birkaç saatlik mesafede olan masalsı bir köyü anlatmak istiyoruz: Azenhas do Mar. Atlas okyanusunun dalgalarının kıyısındaki bir yamacın üzerine kurulan bu bembeyaz kasaba, sanki bir dilek hakkınız gerçek olmuş da sonunda o mutlu son ile biten masalın ana karakteri olmuşsunuz gibi hissettirebilecek yerlerden biri. Bizim önerimiz; kasabanın yokuşlu sokaklarını keşfettikten sonra serinlemek için hemen taşlardan aağıya inip kasabanın kıyısına kurulduğu okyanusa geçmeniz! Eğer soğuk sularda yüzmeye alışıksanız, bu okyanusu çok seveceğinize eminiz!
Parga, Yunanistan

Son durağımız için eve yaklaşıyor, rotamızı Yunanistan’ın ana karasında bir yere doğru döndürüyoruz. Tarih derslerinde adını sıklıkla duyduğunuz Parga’nın sokaklarını görünce çok şaşıracağınıza eminiz. Fakat buraya gelmeden önce yanınıza, suda çalışabilen bir fotoğraf makinesi almanızı öneriyoruz. Çünkü Krioneri Plajı’ndan yalnızca 100 metre yüzdüğünüzde karşınıza minicik bir ada olan Panagia çıkacak! Buradaki Panagia Şapeli’nin fotoğrafını çekmek isteyeceğinize çok eminiz. Ayrıca buradan dilerseniz Paxos ve Antipaxos Adaları’na yalnızca birkaç saatte geçebilirsiniz!
Avrupa sayfiyelerinin zamanı yavaşlatan ruhunu ayrıcalıklı bir şekilde yaşamak için Türkiye’den aldığınız Silver Logolu Mastercard’ın ayrıcalıklarından faydalanabilirsiniz. 30 Eylül’e kadar Silver Logolu Mastercard’ınız ile İstanbul Havalimanı’nda geçerli ücretsiz vale ve 4 gün otopark ve ücretsiz hızlı geçiş ve buggy hizmetlerinden faydalanarak tatilinizi paha biçilemez bir anıya dönüştürebilirsiniz.
Kapak Fotoğrafı: Miltiadis Fragkidis – unsplash.com
İlginizi çekebilir: Wander Magger’dan Güney İtalya Kıyı Şeridi

Wander Magger 
İlk yorumu siz yazın!